Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Kuranda kutup bölge...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Kuranda kutup bölgeleri unutulmuş diyen ateist

(@mehmet53)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 4
Konu başlatıcı  

Konunun tam doğru yeri burası mı emin değilim ama en mantıklı yer burası gibi geldi. Ekşi sözlükte Bakara 258 için iddialarda bulunan ateist bir arkadaş ve kendisine verilen cevabı paylaşmak istedim. Bu konuyla ilgili sitede zaten yazı mevcut, dileyenler göz atabilirler.

 

 

 

Mesaj 1

 

 

mantıklı olmayan bir argüman ama kuran'da yer almış bir şekilde.

mesela gündönümü tarihlerinde kutup dairelerinde güneş hiç batmaz veya doğmaz.

bu yüzden de bu tarihlerde ve yerlerde oruç zamanı meydana gelemez.

 

ben de diyorum ki, bir güç bazı yerlerde oruç zamanın oluşmasını engelliyor.

rabbiniz varsa, ilmi ve kudreti yetiyorsa gün dönümü tarihinde (mesela 21 haziran'da) güneşin kuzey kutup dairesinde batmasını, güney kutup dairesinde de doğmasını sağlasın da görelim. bu sayede buralarda oruç zamanının oluşmasını sağlamış olur.

 

eğer bunu sağlayabilirse ben müslüman olacağım ve ömrümün geri kalanını islama adayacağım. eğer sağlayamazsa siz rabbinizin olmadığını veya olsa da gücünün her şeye yetmediğini kabul edeceksiniz.

 

kurana göre böyle hikayeler eski çağda mucize adı altında çokca olurmuş, şimdi de olsun da görelim. yoksa rabbiniz bu meydan okumayı kabul etmekten aciz mi?

 

 

Mesaj 2

 

bugün 21 haziran, yani kutup dairelerinde güneşin hiç batmadığı ve doğmadığı gün.

müslümanların allahı yine o bölgelerde güneşin doğmasını ve batmasını, bu sayede namaz ve oruç vakitlerinin oluşmasını sağlayamadı.

düşünmesini bilinler için elbette bu durumda büyük ibretler vardır.

 

 

Mesaj 3

 

yine ben.

bu ayetin bir garip yanı da şu, hükümdar diyor ki "ben de ölüleri diriltirim" ibrahim buna itiraz etmiyor, sanki kabul etmiş gibi cevapsız bırakıyor ve "benim allahım güneşi doğudan doğurtur, sen allahsan hadi batıdan doğmasını sağla da görelim" diyor.

 

şimdi burada iki önemli konu var,

birincisi ibrahim niye adamın ölüleri diriltme iddiasına sanki olabilirmiş gibi bir tavır takınıp konuyu değiştirip, güneşin batıdan doğuşu yönünde aklınca iddiayı yükseltmeye çalışıyor.

 

ikincisi, koskoca hükümdar bu zayıf argümana niye cevab veremiyor?

ben söz konusu hükümdar olsam "yoo asıl ben güneşi doğudan doğurtup batıdan batırıyorum, asıl senin allahın varsa bunun tam tersini yapsın, güneşi batıdan doğrutsun da görelim" derdim.

 

öyle ya eğer ki bu güneşin tersten doğması mevzusu allahlık iddiasında olan bir varlık için geçerli bir sınavsa hadi buyrun ben de müslümanların allahına kuranda geçen, ibrahimin hükümdara yönelttiği iddiayı yöneltiyorum. eğer allah varsa yarın güneşi batıdan doğurtsun da görelim. eğer bunu yapamazsa kendi kitabına yazdığı allahlık iddiası testini geçemedi demektir.

 

laf aramızda bu allahlık testi iddiasını geçen ekşi sözlükten dinci bir arkadaşa dedim, bu ayetten haberi yoktu fukaranın (sorsan kurandaki tüm ayetlere inanıyorum der, bilmediğin bir şeye nasıl inanıyorsa) böyle saçma argüman mı olur dedi*. ben de ayeti koydum önüne, nasıl kıvıracağını şaştı. gece gece adamı durduk yere dinden çıkarttık iyi mi?* ( Smiley was here1)ama işte çürük binayı yel bile yıkar, sen kuranı okumadan, içindekileri tamamen idrak etmeden, hepsine gönülden ve akıldan iman etmeden, sağdan soldan duyduklarınla, laf olsun diye iman ettim dersen... o çürük imanı böyle kolayca yıkıverirler işte.

 

 

Müslüman arkadaşın cevabı

 

 

ayette yazmayan şeyleri ayette var gibi söylemek mi dersin, güneşin konusunda demagoji yapmak mı dersin, olay nerelere gelmiş nerelere.

 

ayette bahsedilen kişi “ben ölüleri diriltirim” diyormuş. bak sen? nerede diyor acaba onu? yani tamam size kimse inanın demiyor ama biraz olsun bari destekli sallayın ya da muhalefetinizin de bir sınırı olsun;

 

(bakara 2/258): “ allah kendisine bir hükümdarlık vermiş diye, rabbi /sahibi hakkında ibrahim ile tartışan kişiyi gözünde canlandırmaz mısın? ibrahim, “benim rabbim /sahibim hem hayat veren hem de öldürendir!” dediğinde o, “ben de yaşatırım, ben de öldürürüm!” demişti. ibrahim, “allah, güneşi doğudan getirir, hadi sen de batıdan getir!” deyince, kâfirlik eden /gerçekleri görmezlikte direnen o kişi şaşkına dönmüştü. allah, yanlışlar içinde olan bir topluluğu yola getirmez.”

 

“iz kale ibrahimu rabbiyellezi yuhyi ve yumitu, kale ene uhyi ve umit”

 

“ibrahim, benim rabbim yaşatır ve öldürür dedi, o da dedi ki “ben de yaşatır ve öldürürüm”

 

şimdi bunu cidden anlayamıyor musunuz? yani adam hükümdar ve gerekli gördüğü zaman birinin kellesini vurabileceğini ya da affedip yaşatabileceğinden başka bir şey anlıyorsanız zaten yapabilecek bir şey yok. ki zaten allah’ın yaşatması ve öldürmesini, bir insanınki ile bir tutmak aynen günümüzde de başlık altında ya da diğer söylemlerle gördüğümüz üzere demagojinin üst noktası olsa gerek.

 

neyse diyelim ki mealden böyle kurgular kurulabilir (ki zaten yapılan bu, bir meal açılıyor, bir ayet seçiliyor ve hiç bağlantısına bakmadan tek bir düstur ile okunuyor “bu kul yapısı” madem kul yapısı rahman diyor ki iddanız öyleyse siz de yazın.

 

ayette güneşin doğudan doğması ve batıdan batması ve pek tabii ki bunun ölçüsünü koyanın ve bu yaratılmış ayete kimsenin müdehale edemeyeceği açıkça belirtiliyor ama mesele kutup bölgesine, beyaz gecelere vs geliyor. öyle mi? buyrun o zaman. eğer bu ayetler olmasa söylemlereniniz dikkate alınması gerekebilirdi ama inkar ettiğiniz kitap hakkında bilginiz olmadığını alenen göstermekten ileri gidemiyorsunuz ama ben bu durumdan gerçekten çok memnunum, bazen sinirlenip “ya bu kadar da olmaz” diyorum ama böyle olmasının artılarını düşününce rahatlıyorum. eğer şu ayetler olmasa dikkate alınabilirdi söylemleriniz. kur’ân’a göre karanlık, gecenin olmazsa olmaz şartı değildir; beyaz geceler de olabilir. konumuzla ilgili temel ayet şudur

 

((isrâ 17/12): “geceyi ve gündüzü iki gösterge (âyet) yaptık, sonra gecenin göstergesini (ayetini) kaldırdık ve gündüzün göstergesini (ayetini) de aydınlatıcı kıldık. bu, hem rabbinizin ikramından aramanız, hem de yılların sayısını ve hesabı bilmeniz içindir. biz her şeyi ayrıntılı olarak açıklamışızdır.”

 

(saffat 37/5): “o, göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin sahibidir. güneşin doğuş noktalarının da sahibidir.”

 

güneş, yılın her gününde farklı noktadan doğar ve batar. 21 aralıktan 21 hazirana kadar doğuş noktaları sürekli kuzeye kayarken 21 haziranda geri döner ve 21 aralığa kadar sürekli güneye kayar. bu yüzden 21 haziran ve 21 aralık günlerine gündönüm günleri denir.

 

20 aralıkta kuzey yarımkürede en kısa gün ve en uzun gece yaşanırken güney yarımkürede en uzun gün ve en kısa gece yaşanır. 20 haziran tam tersidir. 20 mart ve 22 eylül günlerinde güneş tam doğu noktasına geldiği için bu günlerde bütün dünyada gece gündüz eşit olur.

 

21 hazirandan 21 aralığa kadar kuzey yarımkürede günler sürekli kısalırken güney yarımkürede uzar. 21 hazirandan itibaren de bunun tam tersi olur. işte ayet, bütün bu doğuş ve batışlara işaret etmektedir. bir ayet de şöyledir:

 

(mearic 70/40): “hayır, doğuların ve batıların rabbine yemin ederim.”

 

ya da geceyi alametsiz kılması yani gece olan her yerde karanlık olmamasını açıkça söylememiş olsaydı yazdıklarınız mantıklı olabilirdi;

 

(naziat 79/29): “gecesini alâmetsiz kıldı ve (gündüzünün) duhâsını çıkardı.”

 

ayette geçen "ağtaşa’nın kökü ğataş =göz kamaşması demektir. kamaşan göz için her şey belirsizdir. nereye gittiği belli olmayacak şekilde yolu kaybolmuş çöle; mefâzetun ğatşâ = denir. (lisan’ul-arab). gecenin alametsiz olması değişmez bir göstergesinin olmamasındandır. bu yüzden kutup bölgelerinde beyaz geceler oluşur.

 

(şems 91/1): “güneş ve duhâsına yemin olsun”

 

duhâ: gündüzün ortaya çıkan dalgalı güneş ışığıdır.

 

(şems 91/2): “onu (güneşi veya duhâsını) takip ettiğinde ay ‘a yemin olsun.”

 

onu takip ettiğinde” sözündeki “onu” zamiri, güneşi de duhâyı da gösterebilir özelliktedir. kameri takvimde yeni ay’ın göstergesi, gündüzün bitiminden sonra gözüken hilaldir. kutup bölgesinde ise güneşin yeterince veya hiç gözükmediği kış günleri ile yeterince veya hiç batmadığı yaz günlerinde yeni ayın göstergesi olan hilal, duhânın kaybolmasından sonra gözükür. duhânın kaybolduğu, havanın durgunlaşmasıyla anlaşılır;

 

(duhan 93/1-2): “ duhân/gündüz ışığına yemin olsun, durgunlaştığı sırada başlayan geceye yemin olsun.”

 

secâ = durgunlaştı, demektir. rüzgarı durgunlaşmış ama henüz kararmamış geceye= leyletun sâciyetun denir. (el-ayn.) güneş batınca duhâ kaybolur, hava sakinleşir ve rüzgarda hissedilir bir durgunlaşma görülür. gündüz tam bu sırada biter ve gece başlar. kutup bölgesinde, güneşsiz günlerde ve beyaz gecelerde akşam namazı vaktinin girdiği bu işaretle anlaşılır. aynı şey, dağlık bölgeler ve bulutlu günler için de geçerlidir.

 

(şems 91/3): “onu (güneşi veya duhâsını) gösterdiğinde gündüze yemin olsun.”

 

onu gösterdiğinde” sözündeki “onu” zamiri hem güneşi hem de duhâyı gösterir özelliktedir. bu ayete göre gündüz, güneşin doğuşu ile batışı arasındaki vakittir. güneşin tam olarak veya hiç gözükmediği yahut tam olarak veya hiç batmadığı yerlerde ise gündüz, duhânın ortaya çıkışı ile koybolması arasındaki vakittir.

 

(şems 91/4): “onu (güneşi veya duhâsını) örttüğünde geceye yemin olsun.”

 

onu örttüğünde” sözündeki “onu” zamiri de aynı şekilde hem güneşi hem de duhâyı gösterir özelliktedir. bu ayete göre gece, dünyanın büyük bir bölümünde, güneşin batışı ile doğuşu arasındaki vakittir. kutup bölgesinde, güneşin tam olarak veya hiç gözükmediği kış günleri ile tam olarak veya hiç batmadığı yaz günlerinde ise gece, duhânın koybolması ile ortaya çıkışı arasındaki vakittir. duhânın kaybolması, ışıktaki dalgalanmanın hissedilir oranda azalması ile anlaşılır. (duhâ 93/1-2)

 

bu konular ileri seviyede arapça bilen ve konunun uzmanları tarafından kurulacak bir ekip ile çalışılması gerekir. bu yine kur’anın emridir;

 

(fussilet 41/3): “bu bir kitaptır ki ayetleri, bilenler topluluğu için arapça kur’ânlar (kümeler) halinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.”

 

öyle tek bir ayet ele alıp hem de mealden yola çıkarak kendi kafanızdan allah’ın demediği şeyleri ileri sürerek sadece kendi bilgisizlik ve önyargılarınızı gözler önüne seriyorsunuz. eğer samimi olsanız zaten gerekli araştırmayı yapar ve kutup bölgesine gidip gözlem yaparak indirilmiş ve yaratılmış ayetlerin uyumuna şahit olanların bilgilendirmelerini okur, izler ve gerçeği görürsünüz.

 

ola ki okumak isterseniz; ekvatordan kutuplara namaz ve oruç vakitleri

 

 

 

1) Keşke tebessüm kadar beyin de burada olsaydı.


   
UwU, dayssoon and Furkan reacted
Alıntı
Konu Etiketleri
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

açıklayıcı şekilde bir başlık atılmamıştı. Ben başlığı değiştirdim ve etiket ekledim. Başlıklara ve etiketlere lütfen özen gösterelim.

Foruma da hoşgeldiniz. Bir de kopyala yapıştır yerine daha özetleyici bir paylaşım olursa okumak sıkıcı olmazdı. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Kurtuluş Berzan, Mehmet53, UwU and 1 people reacted
CevapAlıntı

Başa dön tuşu