
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
"Ama yalan, iyi ya da kötü hangi niyetle söylenirse söylensin, yalandır ve özünde kötüdür."
Immanuel Kant
[ Immanuel Kant (1963). “Etik üzerine dersler” ]
Kant birçok eserinde yalan söylemenin ne olursa olsun her zaman yanlış olduğunu iddia eder. Batı felsefesi tarihinde yalan söylemeye karşı mutlak bir yasağın muhtemelen en tanınmış savunucusudur. Kant, yalan söylemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu hiçbir makul durumun olmadığını öne sürdü. Ahlakın köklerinin özgür, rasyonel seçimler yapma kapasitemizde olduğunu ve yalan söylemenin aslında bu kapasiteyi zayıflatmayı amaçladığı için ahlaka bir saldırı olduğunu savundu . Kant ayrıca, ahlak yasasının başkalarına kendi içimizdeki amaç olarak davranmamızı gerektirdiğini, yalan söylemenin ise başkalarına yalnızca araç olarak davranmayı içerdiğini doğruladı.
"Düşünsenize hapisten kaçmış, elinde kanlı bir balta olan bir katil kapınıza gelip size en yakın dostunuzun nerede olduğunu soruyor. Durum böyle olsaydı, dostunuzu öldürülmekten kurtarmak için (umarım) arkadaşınızın yeri hakkında yalan söylerdiniz. Ancak Kant'a göre bu böyle değildir. Bu durumda bile yalan söylemek ahlaken yanlıştır." Bu örneğin Kant'ın 'yalan söylememe' ilkesinin evrensel olarak uygulanamayacağını, çünkü kendimizi (katiller, hırsızlar vb.) korumamızın neredeyse imkansız olduğunu gösteriyor.
İlginçtir ki bazı filozoflar Kant'ın 'yalan söyleme' ilkesinin baştan yanlış yorumlandığına inanırlar. Örneğin, Helga Varden , Kant'ın yalan söylemenin yalnızca kategorik buyruk açısından koşulsuz olarak ahlaksız olduğunu düşündüğüne , adalet veya etik açısından olmadığına inanmaktadır . Gerçekten de, Kant'ın “haksız bir kısıtlamaya” zorlandığınızda, yani biri sizden bilgi talep ettiğinde, Kant'ın özgürlük hakkımızla ilgili ideolojisine göre yapmaya hakkı olan yalan söylemeye izin verildiğini düşünmüş olabileceğini düşünüyor.
Amacım kendi bildiklerimin en doğru olduğunu ispatlamaya çalışarak ego tatmini sağlamak değil, sadece birtakım basit mantıki ve felsefi çıkarımlarımı sana izah edebilmektir. Zira "anlaşılma ihtiyacı" öyle küçümsenecek önemsiz bir ihtiyaç değildir, besin ve solunum gibi biyolojik olarak hayatta kalmanı sağlayacak o "zaruri ihtiyaçların" hemen bir üst basamağında yer alır benim için. Ve maalesef üretmeyen, üretmeye gayret etmek yerine üreteni aşağı çekerek varlığını sürdüren, ilkesiz, tembel ve putperest insanlarla dolu bu dünyada ve özellikle bu ülkede, anlaşılma ihtiyacı bir lüks haline gelmiştir, en azından durum benim için böyle. O sebeple sana yalvarmıyorum ama senden çok rica ediyorum; beni anlamaya çalış. Savunma moduna geçmeden, rasyonel bir insan olmaya çalışarak düşün.
Yani Kant' ın açıklamaları ve düşünceleri her durumda yalan söylemenin ahlaken yanlış olduğu yönünde olduğu çok açıkken şöyle demek istemiş,böyle demek istemiş demek ne kadar doğru ki değil mi yani?
Bana göre Doğruluk bir ilkedir. Bunu sadece yalan- doğru olarak algılayamayız. Duruma göre değişkenlik gösterebilmeli doğru olmak sadece yalan söylemekle doğru insan olunamaz. Sen birinin sırrını yalan söylememek adına paylaşamazsın veya gereksiz yere birini ispiyonlayamazsın veya başkalarını tehlikeye sokacak bir doğruyu söyleyemezsin gibi gibi. Şimdi ben bir devlet sırrını bilsem pkk tarafından ele geçirilsem ülkem adına sırf doğru konuşmak adına o sırrı verecek miyim yani? Demekki Kant a göre bu böyle
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM