Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

ateizm ve Agnostisi...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

ateizm ve Agnostisizme karşı bir argüman

Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  

Geçen gün Instagram'da paylaştığım, aklıma gelen bir argümanı burada da paylaşmak istiyorum.

1. Varlığı muhal olan bir şey zihinde tasavvur edilemez.

2. Tanrı yoktur diye bir varsayım yapalım. Tanımı gereği ezeli ve ebedi olacağından geçmişte de gelecekte de yoktu ve var olamaz. Yani varlığı imkansız/muhal olur. Muhal olduğu için zihinde tasavvur edilememesi gerekir.

3. Tanrının Varlığı zihinde tasavvur edilebilir. Mantığa aykırı bir yönü yoktur.

4. Ancak 1 ve 2. öncüllere göre yok olduğu durumda Tanrı hayal edilemez ve mantığa aykırı bir şey olmalıydı.

5. O halde 2. maddedeki varsayım yanlıştı. Yani Tanrının yokluğu yanlış bir varsayımdı.

6. O halde Tanrı vardır.

Bu argümana karşı yalnızca bir itiraz gelebilir. O da "Tanrının Varlığı hayal edilemez" denilerek 3. maddeye karşı bir itiraz olur. Bunu da cevaplayarak argümanımızı karşı konulamaz ve sapasağlam bir hale getirelim:

Öncelikle bir agnostik için Tanrının varlığı mümkün olduğu için tasavvur edilebilir. Yani bir agnostik bu argümana itiraz edemez, kabul etmek zorunda kalır.

ateistler ise itiraz ediyorsa delillerini de getirmelidirler. "Tanrının Varlığı mantığa aykırıdır, bu yüzden muhaldir" düşüncesini ispatlamaları gerekir. Zira delilsiz davaya bakılmaz. Tanrının varlığının mantığa aykırı olması imkansızdır. Hassas ayarlı bir evrende yaşıyoruz ve bu evren Big Bang ile sıfırıncı boyuttaki, kütlesiz ve hacimsiz yani yok hükmünde bir noktadan var olmuş. Termodinamiğin birinci yasası gereği bir şey yoktan var olmaz. O halde Big Bang'in arkasında da bir sebep aramamız gerekir. O da Tanrıdır. Bu da delilsiz bir şekilde itiraz edilebilecek 3. maddeyi destekler. 

Denilirse ki, madde ezelidir. Tanrıya ihtiyacı yoktur. Biz de deriz ki, tamam madde ezeli olsun:

Big Bang anında da entropi bulunuyordu. Eğer siz madde ezelidir derseniz bu entropinin Big Bang öncesindeki kaynak maddede de bulunduğunu kabul etmeniz gerekir. Çünkü Big Bang'den itibaren evrendeki yıldızlar fotonlarını yayınlar ve enerjilerini tüketirler. Bunun sonucunda da evrenin sonunda ısı ölümü gerçekleşmiş olacaktır. Maksimum entropi yani. Evrenin öncesindeki enerji evrenimizi meydana getirdiyse bu enerjinin ya entropisi sıfır olacak, ya da artış içerisinde olacak. Artıyorsa zaten o madde ezeli değildir. Sonsuz olmayan her varlığın bir başlangıcı olmalıdır. Eğer entropisi sıfır olan bir maddeden evren oluştuysa yine sorun olur çünkü entropi sıfıra eşitse bu maddenin sıcaklığı 0 Kelvin= -273,15 °C olmalıdır. Böyle bir madde değişim geçiremez çünkü değişim ısıyı doğurur. Isınırsa da entropisi sıfır olmaktan çıkar. Bu yüzden entropi sıfırsa madde sükunet içerisinde olmalıdır. Big Bang gibi bir değişim geçirmemelidir. Ayrıca değişim geçiren bir madde aynı zamanda ezeliyse şöyle bir teselsüle gireriz: Bu madde Big Bang'de bir değişime uğradı. Big Bang'den önce hangi değişime uğradı? A değişimine. Ondan önce?.... diye bir sorun oluşur. Bu yüzden imkansızdır.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
Alıntı
Taha
 Taha
(@taha)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 628
 

Güzeldi, teşekkür ederim. 

Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

teşekkürler paylaşım için

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
(@hzkeloglan)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 34
 
Gönderen: @xyz123

Geçen gün Instagram'da paylaştığım, aklıma gelen bir argümanı burada da paylaşmak istiyorum.

1. Varlığı muhal olan bir şey zihinde tasavvur edilemez.

2. Tanrı yoktur diye bir varsayım yapalım. Tanımı gereği ezeli ve ebedi olacağından geçmişte de gelecekte de yoktu ve var olamaz. Yani varlığı imkansız/muhal olur. Muhal olduğu için zihinde tasavvur edilememesi gerekir.

3. Tanrının Varlığı zihinde tasavvur edilebilir. Mantığa aykırı bir yönü yoktur.

4. Ancak 1 ve 2. öncüllere göre yok olduğu durumda Tanrı hayal edilemez ve mantığa aykırı bir şey olmalıydı.

5. O halde 2. maddedeki varsayım yanlıştı. Yani Tanrının yokluğu yanlış bir varsayımdı.

6. O halde Tanrı vardır.

Bu argümana karşı yalnızca bir itiraz gelebilir. O da "Tanrının Varlığı hayal edilemez" denilerek 3. maddeye karşı bir itiraz olur. Bunu da cevaplayarak argümanımızı karşı konulamaz ve sapasağlam bir hale getirelim:

Öncelikle bir agnostik için Tanrının varlığı mümkün olduğu için tasavvur edilebilir. Yani bir agnostik bu argümana itiraz edemez, kabul etmek zorunda kalır.

ateistler ise itiraz ediyorsa delillerini de getirmelidirler. "Tanrının Varlığı mantığa aykırıdır, bu yüzden muhaldir" düşüncesini ispatlamaları gerekir. Zira delilsiz davaya bakılmaz. Tanrının varlığının mantığa aykırı olması imkansızdır. Hassas ayarlı bir evrende yaşıyoruz ve bu evren Big Bang ile sıfırıncı boyuttaki, kütlesiz ve hacimsiz yani yok hükmünde bir noktadan var olmuş. Termodinamiğin birinci yasası gereği bir şey yoktan var olmaz. O halde Big Bang'in arkasında da bir sebep aramamız gerekir. O da Tanrıdır. Bu da delilsiz bir şekilde itiraz edilebilecek 3. maddeyi destekler. 

Denilirse ki, madde ezelidir. Tanrıya ihtiyacı yoktur. Biz de deriz ki, tamam madde ezeli olsun:

Big Bang anında da entropi bulunuyordu. Eğer siz madde ezelidir derseniz bu entropinin Big Bang öncesindeki kaynak maddede de bulunduğunu kabul etmeniz gerekir. Çünkü Big Bang'den itibaren evrendeki yıldızlar fotonlarını yayınlar ve enerjilerini tüketirler. Bunun sonucunda da evrenin sonunda ısı ölümü gerçekleşmiş olacaktır. Maksimum entropi yani. Evrenin öncesindeki enerji evrenimizi meydana getirdiyse bu enerjinin ya entropisi sıfır olacak, ya da artış içerisinde olacak. Artıyorsa zaten o madde ezeli değildir. Sonsuz olmayan her varlığın bir başlangıcı olmalıdır. Eğer entropisi sıfır olan bir maddeden evren oluştuysa yine sorun olur çünkü entropi sıfıra eşitse bu maddenin sıcaklığı 0 Kelvin= -273,15 °C olmalıdır. Böyle bir madde değişim geçiremez çünkü değişim ısıyı doğurur. Isınırsa da entropisi sıfır olmaktan çıkar. Bu yüzden entropi sıfırsa madde sükunet içerisinde olmalıdır. Big Bang gibi bir değişim geçirmemelidir. Ayrıca değişim geçiren bir madde aynı zamanda ezeliyse şöyle bir teselsüle gireriz: Bu madde Big Bang'de bir değişime uğradı. Big Bang'den önce hangi değişime uğradı? A değişimine. Ondan önce?.... diye bir sorun oluşur. Bu yüzden imkansızdır.

Sonsuz , maddi olmayan bir varlık zihinde tasavvur edilemez. Yalnızca var olup olmamasını zihinde tasavvur etmekten bahsediyorsan evet o halde tasavvur edilebilir ama Tanrı'nın var olup olmamasını zihinde tasavvur etmek hiçbir şeyi değiştirmiyor. Örneğin Platonun idealar dediği şey bana göre var olmasa da , idealar fikri tıpkı Unicornun var olup olmaması gibi zihinde tasavvur edilebilir. Bu argümana göre Unicorn ve idealar da gerçek o zaman. Çok yanlış bir mantık.


   
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  
Gönderen: @hzkeloglan

Yalnızca var olup olmamasını zihinde tasavvur etmekten bahsediyorsan evet o halde tasavvur edilebilir

Evet bunu kastetmiştim.

Gönderen: @hzkeloglan

Örneğin Platonun idealar dediği şey bana göre var olmasa da , idealar fikri tıpkı Unicornun var olup olmaması gibi zihinde tasavvur edilebilir. Bu argümana göre Unicorn ve idealar da gerçek o zaman. Çok yanlış bir mantık.

Böyle bir itiraz geleceğini biliyordum. Öncelikle Tanrı zihinde tasavvur edilebildiği için mümkündür. Ama şu an yoksa ezeli ve ebedi olma şartı olduğundan dolayı bundan önce de yoktu ve sonra da var olmayacak. Varlığı muhal olacak. Varlığı muhal olduğu için zihinde tasavvur edilememesi gerekecek. Ama Tanrının varlığı zihinde tasavvur edilebilir. Bu mümkündür. Önceki varsayımın sonucuyla çelişir ama. Demek ki Tanrının yokluğu varsayımı yanlıştı. O yanlış ise Tanrı vardır. 

Unicorn da mümkün bir varlıktır. Eğer Allah varsa böyle bir canlı yaratabilir. Ezeli ve ebedi olma şartı olmadığı için şu an yoksa hiçbir zaman yoktu ve var olmayacak da diyemeyiz. Ama Tanrının böyle bir şartı var, bu yüzden o muhal oluyordu. Unicorn ise muhal olmadığı için herhangi bir çelişki söz konusu değil.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
CevapAlıntı
(@hzkeloglan)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 34
 
Gönderen: @xyz123

Bu mümkündür.

Mümkün olan her şey var mıdır :d?

1. Varlığı muhal olan bir şey zihinde tasavvur edilemez.

2. Ezeli ebedi idealar yoktur diye bir varsayım yapalım. Ezeli ve ebedi olacağından geçmişte de gelecekte de yoktu ve var olamaz. Yani varlığı imkansız/muhal olur. Muhal olduğu için zihinde tasavvur edilememesi gerekir.

3. Ideaların Varlığı zihinde tasavvur edilebilir. Mantığa aykırı bir yönü yoktur.

4. Ancak 1 ve 2. öncüllere göre yok olduğu durumda idealar hayal edilemez ve mantığa aykırı bir şey olmalıydı.

5. O halde 2. maddedeki varsayım yanlıştı. Yani ideaların yokluğu yanlış bir varsayımdı.

6. O halde idealar vardır.

Yani gördüğün gibi mantık yanlış. Olmayan bir şey muhal ( imkansız ) midir zaten :d?

Burada muhal kelimesi olmayan bisey anlaminda kullaniliyor -ki bu yanlış- sonrada eğer muhalsa tasavvur edilemez deniliyor.

Zihinde tasavvur edilemeyen şey mantıksal olarak imkansız şeylerdir. Tanrı mantıksal olarak imkansız değildir -tabi aksini iddia eden var- ama bu onun var olduğunu değil sadece mümkün olduğunu gösterir.


   
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  
Gönderen: @hzkeloglan

Mümkün olan her şey var mıdır :d?

Mümkün olan her şey vardır diye bir şey mi dedim? Tanrının varlığının tasavvur edilebilir olduğunu söyledim orada.

İdealar bir şey midir? Varlığa geçmesi mümkün bir şey midir? Eğer idealar dünyası(somut bir dünya) diye bir şey olsaydı onları da bu argümana dahil edebilirdik. Bu argüman ise var olan veya vardır denilebilecek şeyler için geçerli. Mesela sayıları da dahil edemeyiz. Bana 7'yi gösteremezsin, sadece 7 tane elma/kalem vs. gösterebilirsin. Zihninde 7'nin varlığını tasavvur edemezsin. 7 tane çubuk ya da 7 sembolünü tasavvur edebilirsin. Çünkü 7, bir şey değildir. İdealar da tasavvur edilemez ama bu var ya da yok olmalarıyla değil, bir şey olmamalarıyla ilgilidir. Örneğin biz bir elma yediğimizde bu elmanın elma olduğunu nasıl anlıyoruz? Çünkü elma diye evrensel bir kavram var ve elimizdeki şey bu kavramın gerektirdiği özelliklere genel olarak sahip. Çürük elmaya ise bu bir elma değil demeyiz. Çünkü elma sağlamlık yönünden elma ideasına daha az benziyor. Diğer özellikler ise hala elma ideasına benziyor. Bu bakımdan idealara nesnelerin evrensel, bir şey olarak var olmayan, zihnimizde de yer almayan(çünkü en mükemmel, elma ideasını zihninde bir şey olarak tasavvur edemezsin) ama evrensel bir algısı, özü diyebiliriz. Dolayısıyla mantıkla çelişen bir yönü yoktur. Hatta Tanrı'nın soyut bilgisidir diyebiliriz. Onun yarattığı şeyler özünü bu idealardan alan nesnelerdir. Sen ise argüman idealar için test edilip bizi "İdealar vardır" sonucuna götürdüğü için yanlış dedin. Peki ideaların var olmadığına dair delilin nedir?

Gönderen: @hzkeloglan

Olmayan bir şey muhal ( imkansız ) midir zaten :d?

Olmayan bir şeyin muhal olduğunu söylemedim. Varlık sahnesinde yer alamayan bir şey muhaldir dedim. Kendisinde ezelilik ve ebedilik şartı bulunan bir şeye (bakın yine şey dedim, idealar vs. şey olmadığı için argümanın konusu değil) "yok" derseniz onun varlığını muhal olarak saymamız gerekir. Çünkü şu an yok. Ebedilik şartını sağlamaz bu. Eğer Tanrı dışında ezelilik ve ebedilik şartı bulunan bir şey varsa onu da bu argümanda test edebiliriz. 

Gönderen: @hzkeloglan

Zihinde tasavvur edilemeyen şey mantıksal olarak imkansız şeylerdir.

Evet, ben de bunu söyledim.

Gönderen: @hzkeloglan

Tanrı mantıksal olarak imkansız değildir -tabi aksini iddia eden var- ama bu onun var olduğunu değil sadece mümkün olduğunu gösterir.

İşte ateizm Tanrı'nın varlığını doğrudan veya dolaylı olarak imkansız sayar. Çünkü şu an yok denilen, ezeli olma şartı taşıyan bir şey hiçbir zaman varlık sahnesinde yer alamaz. Bu da onun varlığını muhal yapar. Muhal ise zihinde tasavvur edilemez. Mantığa da aykırıdır. Ama şu an teistler Tanrı'nın varlığı ile ilgili argüman getiriyor. ateistler de onun var olabileceğini kabul ediyor ama Kötülük Problemi gibi onun yokluğu ile değil, eylemleriyle ilgili şeyler söylüyorlar. Yani "Eğer Tanrı varsa neden bu kötülüklere izin veriyor?" diyorlar ama tabii bu da dayanağı olmayan bir safsata. Yani Tanrı'nın varlığı zihinlerde tasavvur edilebiliyor, hatta Tanrı üzerine milyonlarca tartışmalar yapılıyor, karşı konulamaz argümanlar getiriliyor. Demek ki zihinde tasavvur edilebildiği için muhal değil. Ama Tanrı'nın yokluğu varsayımı bizi kesinlikle ve kesinlikle onun muhal olduğu sonucuna götürmüştü -ki bizi bu sonuca götüren her varsayım yanlıştır-. O halde Tanrı'nın yokluğu varsayımı yanlıştır. Tanrı'nın varlığı doğrudur.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
CevapAlıntı
(@hzkeloglan)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 34
 

Yok anlaşılan ben kendimi iyi anlatamadım. 2. Öncül hatalı tanrı yoksa onu zihnimizde tasavvur edemeyiz önermesi kabul edilecek gibi durmuyor.
Tabi en kilit nokta muhal olduğu için zihinde tasavvur edilemiyor olması gerekiyor diyorsun burda kısmen haklısın tanrı imkansız olsaydı bu durumda nasıl ki 3 köşeli kare düşünemiyorsak tanrıyıda tamamıyla anlayamıyor olmamız gerekiyordu o yüzden şuan tanrının varlığı için mümkün demek daha doğru olur
Şimdi gelelim senin asıl hatana sen diyorsun ki tanrı zihnimde tasavvur edebildiğim için onun varlığı muhal değildir tamam burası eywallah ama bu durum onun varlığını zorunluda yapmıyor yani burda öyleyse tanrı var olmalıdır onermesi yanlış çıkıyor çunku oncullerden o sonuç çıkmıyor

1- tanrının varlığını zihinde tasavvur edebilirsin ama onu tamamıyla anlayamazsın ki zaten argüman bununla ilgili olmadığı için bunu sadece bir ek bilgi olarak almanı istiyorum

2- 2. Öncülde pek doğru görünmüyor
Tanrı yok ise onu zihnimizde tasavvur edemeyiz önermesi eğer tanrıyı bütün mükemmelliği ile kastediyorsa doğru eğer bütün mükemmelliği ile ilgili değil sadece bazı temel özellik ve sıfatlarını kastediyorsa yanlış ve kabul edilecek gibi durmuyor o yüzden ispata mecburdur

3- tabi bu argüman da en kilit nokta
"Tanrı zihinde tasavvur edilemiyorsa muhaldir" önermesi burda kısmen haklısınız eğer tanrı imkansız olsaydı bizim onu ASLA tasavvur edemiyor olmamız gerektiğidir eğer tanrı gerçekten imkansız bir varlık ise bu durumda 3 köşeli bir kare gibi asla tasavvur edilemez olması gerekirdi bu da yanlıştır
O yüzden burdan tanrının varlığının mümkün olduğu sonucuna ulaşabiliriz -belki-

4- şimdi gelelim diğer kilit yere sen diyorsun ki ben tanrıyı zihnimde tasavvur edebiliyorum. O yüzden muhal değildir evet bunu konuştuk ve öyle olmadığına dair bir delil sunabileceğinde karar kıldık
Fakat tanrının varliginin imkansız olmaması onu zorunlu varlık yapmaz
Veya mümkün olması onu zorunlu varlık yapmamaktadır
Fakat sonuca baktığımız zaman birden tanrının imkansız olmadığı için var olduğu sonucuna ulaşılıyor bu da hatalı bir cikarimdir çünkü sonuçlardan yalnızca tanrının varlığının mümkün olduğuna dair bir argüman çıkar

Wink


   
CevapAlıntı
(@hzkeloglan)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 34
 
Gönderen: @xyz123

Mümkün olan her şey vardır diye bir şey mi dedim? Tanrının varlığının tasavvur edilebilir olduğunu söyledim orada.

Ben diyorumki 2. öncüldeki "tanrı yoktur" varsayımı argümandan alakasız. Bu argümanla anca tanrının mümkün olduğuna, muhal olmadığına varırız. Sense tanrı mümkün diye tanrı vardır diyorsun.

Gönderen: @xyz123

İdealar bir şey midir? Varlığa geçmesi mümkün bir şey midir? Eğer idealar dünyası(somut bir dünya) diye bir şey olsaydı onları da bu argümana dahil edebilirdik.

Evet şeylerin özünü oluştururlar zaten. Idealar dünyasının olup olmadığina sen mi karar veriyorsun? Bu argümandaki mantığa göre idealar mümkün dolayısıyla idealar var?!

Gönderen: @xyz123

İşte ateizm Tanrı'nın varlığını doğrudan veya dolaylı olarak imkansız sayar.

Hayır hocam ateizm tanrı yoktur der. Tanrı yoktur = tanrı mantıksal olarak imkansızdır mı demek sana göre?

Gönderen: @xyz123

Tanrı'nın yokluğu varsayımı bizi kesinlikle ve kesinlikle onun muhal olduğu sonucuna götürmüştü

Hey Allahım ya ifadelerin birbiriyle çelişiyor. Yok olan bir şeye imkansıdır demedim diyorsun sonra tanrının yokluğu varsayımı bizi onun muhal olduğu sonucuna götürdü diyorsun.

Gönderen: @xyz123

Demek ki zihinde tasavvur edilebildiği için muhal değil.

Evet muhal değil, mümkün. Ancak mümkün şeylerin gerçekte var olduğu nereden çıkarılıyor?

 

Neyse ben zaten az önceki yazımda her şeyi açıkladım. 


   
CevapAlıntı
Sasquatch
(@teist-filozof)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 13
 

Merhaba,

Tanrı yoksa yokluğu onu imkansız yapar ve zihinde tasavvur edilememesi gerekir diye bir mantık yürütmüşsünüz ancak ben bu ifadelerden ilk öncülde "imkansız" derken fiziksel olarak imkansız şeyleri kastettiğinizi düşünmeye başlıyorum. Eğer öyleyse bence çoğu bilimkurgu ve fantezi yaratıcısı ve de hayranı bu konuda seninle aynı fikirde olmayacaktır. Mantıksal olarak imkansız şeylerden bahsediyorsanız bir şeyin yokluğunun onu mantıksal olarak imkansız hale getireceği pek doğru değil. "Tanrı imkansızdır → Tanrı yoktur" geçerli bir imadır, ancak bunun tersi, "Tanrı yoktur → Tanrı imkansızdır" sonucunu mantıksal olarak takip etmez.

Argümanın formülasyonu şöyle olursa daha uygun olabilir:

P1: Eğer Tanrı mantıksal olarak imkansız ise zihinde tasavvur edilemez. P→Q
P2: Tanrı zihinde tasavvur edilebilir.   ̴Q
P3: Tanrı mantıksal olarak imkansız değildir.  ̴P

Aslında bu argüman biçiminin bir adı bile var. Buna modus tolens denir.

Akla gelebilecek, hayal edilebilecek veya düşünülebilecek her şey, fiziksel olarak mümkün olmasa bile mantıksal olarak mümkündür. Fiziksel olasılık, mantıksal olasılık üzerinde bir kısıtlamadır. Fiziksel olarak mümkün olan her şey mantıksal olarak mümkündür, ancak tersi mümkün değildir. Bu yüzden "mantıksal olarak imkansız şeyler zihinde tasavvur edilemez" gerçeğini ifade eden ilk öncül doğru gibi duruyor. Ikinci öncül de açıklandığı takdirde sonuç öncüllerden zorunlu olarak çıkıyor.

Bu argümandan ise yalnızca Tanrı'nın mantıksal olarak imkansız olamayacağını çıkarırız. Bir varlık var olabilirse mümkün bir varlıktır: bir varlık, var olamıyorsa imkansızdır; bizim gibi olumsal varlıklar aslında vardır, ama var olamazlardı: onlar ne gerekli ne de imkansız varlıklardır. Ancak sizin argümanınızdaki yanılgı bence mümkün varlıkların aktüel dünyada kesinlikle var olduğu yanılgısına düşmek.

Ancak eğer modal ontolojik argümanı destekliyorsanız işler biraz daha karışacak. Lütfen anlatmama izin verin; bazı hikayeler gerçekleşmemiş olsalar bile gerçekleşebilirdi. Mesela "örgü ören bir fil" gibi. Diğer hikayelerse mümkün olan ve gerçekleşmiş hikayelerdir. Mesela "zehir içen Sokrates" gibi. Ilk türdeki hikayeleri içeren kitaplara "mümkün kitaplar" adını verelim. Mümkün olan hikayeler içerisinden sadece gerçekleşmiş olanların bütün hepsini barındıran kitaba da "mevcut kitap" adını verelim. Yani "mümkün kitaplar"ın içinde bir şey gördüğümüzde, o şeyin gerçekleşmiş olma ihtimalinin olduğunu anlarız. Ama "mümkün kitaplar"da örneğin bir altın ejderha gördüğümüzde bu durum onun gerçekten var olduğuna [yani gerçekleşmiş olduğuna] dair yeteri kadar kanıt vermez. Peki aynısını Tanrı için düşünebilir miyiz? Şöyle diyebilir miyiz: Tanrı'nın var olması mümkündür. Ama bu durum O'nun gerçekten var olduğuna dair iyi bir gerekçe değildir. Alvin Plantiga bunun bir hata olacağını ortaya attı. Altın ejderha ve Tanrı örnekleri arasında önemli bir farklılık vardır. Bir şeyin maksimum mükemmel olması için her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve mutlak iyi olması yeterli değildir. Bu şekilde olmaması onun için mümkün bile değil. Benzer şekilde var olmaması imkansızdır. Eğer var ise filozofların "zorunlu varlık" dediği şey olmuş olurdu. Plantiga bu özellikleri barındıran varlıklara "maksimum mükemmelikteki varlık" adını verdi. O halde birisinin "Tanrı'nın var olması mümkündür" demesini mümkün bir kitabın "Tanrı'nın vardır" demesi olarak hayal edebiliriz. Peki bu ne ifade etmektedir? Pekala, her bir kitabın farklı bir hikaye barındırmasına rağmen hepsinin onayladığı bazı şeyler vardır. Bunlar: Zorunlu olan şeyler. [Mesela 2+2=4 bir başka hikayeye göre farklı olamaz, cevap her hikayede mantıksal olarak 4'tür.] Ama hatırlayın: Tanrı zorunlu olarak var olmayı da içeren "maksimum mükemmellikteki varlık"tır. Bu nedenle eğer bir kitap Tanrı'nın var olduğunu söylüyorsa diğer tüm kitaplar da -Tanrı (maksimum mükemmellikteki varlık) zorunlu bir varlık olduğundan dolayı- bunu söylemelidir. O halde bütün "mümkün kitaplar" Tanrı'nın var olduğu fikrini içinde barındırmalıdır. "Mevcut kitap" da "mümkün kitaplar" dan bir tanesi olacağına göre o da aynısını söylemelidir. Yani Tanrı'nın mümkün bir varlık olmasını, Tanrı'nın gerçekte de var olduğu sonucu takip eder. Şaşırtıcı bir şekilde, Tanrı'nın mümkün olmasının kanıtlanması O'nun gerçekten var olduğunu kanıtlamak için yeterli olacaktır.

Bu argümanı şöyle ifade edebiliriz:

1. Maksimum derecede büyük bir varlık muhtemelen var olabilir.
2. Eğer azami derecede büyük bir varlık mümkünse, o zaman zorunlu olarak vardır.
3. Eğer azami derecede büyük bir varlık zorunlu olarak varsa, o zaman gerçekten vardır.
4. O halde, azami derecede büyük bir varlık gerçekten de vardır.

İşte modal mantık kullanan bir yeniden yapılandırma:

1. ◊∃xGx

2. ◊∃xGx → □∃xGx

3. □∃xGx → ∃xGx

4. O halde, ∃xGx

 

Nerd

Amacım kendi bildiklerimin en doğru olduğunu ispatlamaya çalışarak ego tatmini sağlamak değil, sadece birtakım basit mantıki ve felsefi çıkarımlarımı sana izah edebilmektir. Zira "anlaşılma ihtiyacı" öyle küçümsenecek önemsiz bir ihtiyaç değildir, besin ve solunum gibi biyolojik olarak hayatta kalmanı sağlayacak o "zaruri ihtiyaçların" hemen bir üst basamağında yer alır benim için. Ve maalesef üretmeyen, üretmeye gayret etmek yerine üreteni aşağı çekerek varlığını sürdüren, ilkesiz, tembel ve putperest insanlarla dolu bu dünyada ve özellikle bu ülkede, anlaşılma ihtiyacı bir lüks haline gelmiştir, en azından durum benim için böyle. O sebeple sana yalvarmıyorum ama senden çok rica ediyorum; beni anlamaya çalış. Savunma moduna geçmeden, rasyonel bir insan olmaya çalışarak düşün.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

@Sasquatch benim böyle felsefik ifadelere hiç aklım yetmez de vav diyorum.  Vallahi neler varmış.. 48 Maşallah kardeşim Emoji-Psck (294)  

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  
Gönderen: @teist-filozof

P1: Eğer Tanrı mantıksal olarak imkansız ise zihinde tasavvur edilemez. P→Q
P2: Tanrı zihinde tasavvur edilebilir.   ̴Q
P3: Tanrı mantıksal olarak imkansız değildir.  ̴P

Öncelikle bu düzeltme için teşekkürler. Modal ontolojik argümanla beraber biraz daha sağlamlaştı. 

Benim, Tanrının yokluğunun bizi onun imkansız olduğu sonucuna götürdüğünü düşünmemin sebebi dediğim gibi ezeliyet ve ebediyet şartlarını taşıyor olması. Mesela verdiğiniz altın ejderha örneğinde altın bir ejderha yoktur evet. Ama mümkündür. Ya da kırmızı kavun yoktur ama mümkündür. Ama Tanrı yoktur ve mümkündür demek bana yanlış geliyor. Çünkü şu an var olmaması onun ezeli ve ebedi olma şartlarını ihlal eder. Varlık sahnesinde bulunması imkansız olan bir şey için mümkündür diyemeyiz (Yanlışsam düzeltin lütfen). Ama bir altın ejderha ezeli veya ebedi olma şartı taşımaz. Bu yüzden şu an yok diye asla var olmayacak veya var değildi, demek ki altın ejderha imkansızdır gibi bir söylemde bulunamayız. Bu sadece Tanrı için geçerlidir. Tanrı'nın şu anda yok olduğu varsayımı bizi onun varlık sahnesinde bulunmasının imkansız olduğu, dolayısıyla onu(n varlığını) zihnimizde tasavvur edemeyeceğimiz sonucuna götürüyor. Ama bizler onu zihnimizde tasavvur edebiliyoruz ve mantığımıza aykırı bir tarafı olmadığını görebiliyoruz. O halde bizi onun imkansız olduğu sonucuna götüren "Tanrı yoktur" varsayımı yanlış olmalıdır.

Nerede hata yaptığımı söyler misiniz? Muhtemelen varsa 2. adımda bir hata var ama tam göremedim.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
CevapAlıntı
sorgulayangenc
(@sorgulayangenc)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 218
 

Hocam maşallah felsefe arasında boyut atlamış gibi oldum Allah c.c razı olsun.


   
CevapAlıntı
(@hzkeloglan)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 34
 
Gönderen: @xyz123

Benim, Tanrının yokluğunun bizi onun imkansız olduğu sonucuna götürdüğünü düşünmemin sebebi dediğim gibi ezeliyet ve ebediyet şartlarını taşıyor olması. Mesela verdiğiniz altın ejderha örneğinde altın bir ejderha yoktur evet. Ama mümkündür. Ya da kırmızı kavun yoktur ama mümkündür. Ama Tanrı yoktur ve mümkündür demek bana yanlış geliyor. Çünkü şu an var olmaması onun ezeli ve ebedi olma şartlarını ihlal eder. Varlık sahnesinde bulunması imkansız olan bir şey için mümkündür diyemeyiz (Yanlışsam düzeltin lütfen). Ama bir altın ejderha ezeli veya ebedi olma şartı taşımaz. Bu yüzden şu an yok diye asla var olmayacak veya var değildi, demek ki altın ejderha imkansızdır gibi bir söylemde bulunamayız. Bu sadece Tanrı için geçerlidir. Tanrı'nın şu anda yok olduğu varsayımı bizi onun varlık sahnesinde bulunmasının imkansız olduğu, dolayısıyla onu(n varlığını) zihnimizde tasavvur edemeyeceğimiz sonucuna götürüyor. Ama bizler onu zihnimizde tasavvur edebiliyoruz ve mantığımıza aykırı bir tarafı olmadığını görebiliyoruz. O halde bizi onun imkansız olduğu sonucuna götüren "Tanrı yoktur" varsayımı yanlış olmalıdır.

1- evet altın ejdarha yoktur ama mümkündür burda okeyiz fakat altın ejdarhanın varlığının mümkün olması onun 3 köşeli kare veya evli bakire veya tamamıyla kırmızı ve tamamıyla siyah kapı gibi imkansız olanlar yerine zihinde tasavvur edebiliyor olduğudur eğer herhangi birşey 3 köşeli kare gibi mantıksal olarak imkansız olan birşey değilse o şeyin varlığı mümkündür

2- fakat bu benim ona inanmam için yeterli sebep değildir mesela anime kızlarının varlığı mümkün ama benim onların varlığına inanmam için herhangi bir Epistemik gerekçe yoktur

3- tanrı yoktur ve mümkündür demek çelişkili
+Gerekçe nedir?
Çünkü şuan var olmaması onun ezeli ve ebedi olma şartlarını ihlal eder
Açıkçası burda koşullu önerme kullanmamız gerekir
1. Eğer tanrı yoksa o zaten olmadığı için ezeli ve ebedi değildir
2. Eğer tanrı varsa o ezeli ve ebedidir
Burda koşul tanrının varlığıdır. Yani olmayan şey nasıl ezeli olsun :d? Tamam tanrı tanımı gereği ezelidir. Ama Allahin bu tanımı ancak o gerçekten var ise gercek olabilir 

Peki ben şuan şöyle bir önermeyi -koşulsuz olarak- kabul edeyim
3. Tanrı var olmadigi için o ezeli ve ebedi değildir
Peki ben bunu kabul etmeme rağmen- kabul ediyorum sadece örnek veriyorum- burda tanrının varlığının imkansız oluşunu gerektiren nedir? Tanrının var oluşu hala mümkün ve niçin ejdarha ve tanrı arasına çizgi çekiliyor? Niçin ejdarha mümkün varlık oluyorda tanrı var olmadigi için imkansız oluyor burda ki ölçü tanrının ezeli olması mı evet
"Eğer bir tanrı varsa bu ezeli ve ebedi olmalıdır" burda okeyiz fakat ben tanrının yokluğunu şuan kabul etsem bile hala bir imkansizlik göremiyorum. 


   
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  

@hzkeloglan Ben galiba ezeli ve ebedi olma kısmında derdimi anlatamadım. O yüzden yukarıda felsefe editörümüzün paylaştığı modal ontolojik argüman da benim paylaşımıma eklenirse anlaşılması daha doğru olur diye düşünüyorum. Yani tamam, sizin dediğiniz gibi benim argümanımın sonucunda Tanrının sadece mümkün olduğu görülsün. Ama mümkün olduğu halde yoksa bütün mükemmelliklere sahip olan bir Tanrı mümkün değil demektir? Çünkü var olmaması bir eksikliktir. Eğer maksimum mükemmellikten bahsediliyorsa o varlık zorunludur. Demek ki Tanrı vardır. 

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Başa dön tuşu