Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Sebe kavmi peygambe...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Sebe kavmi peygamberi kimdir? Arim Seli

(@mopolat)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3
Konu başlatıcı  

Selamın Aleyküm, Aklıma Bir Kaç Soru takıldı. Sebe kavmi peygamberi kimdir? Simdi biliyorsunuz ki, Hz İsa (as) İle Hz Muhammed (sav) Arasında Peygamber Gelmediği Söyleniyor. Ve Cenabı Allah Uyarıcı Göndermediği Kavmi Helak Etmeyeceğini Söylüyor. Sebe Halkının Arim Seli İle Helak edildiği Ve Tarihlerin MS 540 civarı Olduğu Söyleniyor. Peki Eğer Bir Uyarıcı Gönderilmediyse Bu Sebe Halkı Neden Helak Edilmiştir? Bunu Nasıl Anlamalıyım? Yoksa Peygamber gelmiş midir?


   
dayssoon reacted
Alıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Aleyküm selam kardeşim. Foruma hoş geldin. Sebe kavmi peygamberi hakkındaki sorunu cevaplayalım.

Arim selinden bahseden ayetlere baktığımızda o kavmin uyarıldığı anlaşılıyor. Sebe kavmi peygamberi var fakat ayetlerden kim olduğu anlaşılmıyor. Yani bir peygamber gelmiş ve Müminler var, bir de kafirlik edenler var. Kafirlik toplumda ağır bastığı için bela geliyor. Bu kavim Hz İsa'dan önce mi uyarıldı, Hz İsa'dan sonra mı uyarıldı bilmiyoruz. Her ikisinde de problem yok. Çünkü Hz Muhammed 1400 sene önce geldi ama hala Onun öğretileri devam ediyor. Bu kavim de eskiden uyarılmışsa öğretileri devam ediyor olabilir. Kuran bu öğretilere uyanlara mümin uymayanlara kafir demiş olabilir olabilir. Bir diğer ihtimal Peygamberleri Hz İsa'dan sonra da gelmiş olabilir. Bizlere Hz İsa ve Hz Muhammed arasında kendi kavmine gelen bir Peygamberden bahsedilmemiş diye biz gelmediğini tahmin ediyoruz. Oysa belki onlarca uyarıcı da gelmiş olabilir. Bizimkisi zandan başka bir şey değil. Yani bu durumda da bir sorun olmaz. İlgili ayetler şöyle:

SEBE SURESİ:

15 - Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var)."

16 - Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.

17 - Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık. Biz (nimete) nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız?

18 - Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (dedik).

19 - Onlar ise: "Rabbimiz, seferlerimizin arasını aç (şehirlerimiz birbirine çok yakındır)" dediler ve kendi nefislerine zulmetmiş oldular. Böylece biz de onları efsaneler(e konu olan bir halk) kıldık ve onları darmadağın edip dağıttık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

20 - Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular.

21 - Oysa onun, kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı gücü yoktu ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, her şeyin üzerinde gözetici, koruyucudur.

Yukarıdaki koyu yazılar onların Sebe kavmi peygamberi tarafından uyarıldıklarını anlatıyor. Dediğim gibi Sebe kavmi peygamberi tarafından yapılan bu uyarı M.Ö. veya M.S. olabilir. 

Sebe halkı ve Arim seli hakkında detaylı bilgi verelim:

Sebe ile ilgili tarihi kaynaklar genellikle bunun Fenikelilere benzer bir kültür olduğunu söyler. Özellikle ticari faaliyetlerde bulunuyorlardı. Sebeliler tarihçiler tarafından medeni ve kültürlü bir halk olarak kabul edilmektedir. Sebe hükümdarlarının kitabelerinde "onarmak", "adanmak" ve "inşa etmek" gibi kelimeler sıklıkla kullanılır. Bu halkın en önemli anıtlarından biri olan Marib Barajı, bu insanların ulaştığı teknolojik seviyenin önemli bir göstergesidir.

Sebe devleti bölgenin en güçlü ordularından birine sahipti ve güçlü ordusu sayesinde yayılmacı bir politika izleyebiliyordu. Gelişmiş kültürü ve ordusuyla Sabaean devleti, şüphesiz o zamanlar bölgenin "süper güçlerinden" biriydi. Sebe devletinin bu olağanüstü güçlü ordusu Kuran'da da anlatılmaktadır. Sebe ordusu komutanlarının Kuran'da anlatılan bir ifadesi, bu ordunun kendisine ne kadar güvendiğini göstermektedir. Hz Süleyman zamanında komutanlar devletin kadın hükümdarına (Kraliçe) seslenirler:

... "Biz kuvvetliyiz, kuvvetimiz de büyük. Ama iş senin elinde, ne emredeceğini iyi düşün." (Kur'an, 27:33)

Arkeolojik kazılar Marib barajının çok çok eski devirerde yapıldığını ve bin yıllardır bölgeyi yaşanabilir bir yer yaptığını göstermektedir. O devirde oldukça ileri bir teknoloji ile inşa edilen Marib Barajı sayesinde Sebe halkı çok büyük bir sulama kapasitesine sahipti. Bu teknik sayesinde elde ettikleri verimli topraklar ve ticaret yolu üzerindeki kontrolleri, onlara refah dolu muhteşem bir yaşam tarzı sağladı. Ancak Kuran, tüm bunlar için Allah'a şükretmek yerine, onların aslında "O'ndan yüz çevirdiklerini" haber vermektedir. Ayrıca kendilerine yapılan uyarı ve hatırlatmalara da kulak asmamışlardır. Bu kötü ahlakları nedeniyle Allah katında cezayı hak ettiler, barajları yıkıldı ve Arim tufanı bütün topraklarını harap etti.

Sebe devletinin başkenti, avantajlı coğrafi konumu sayesinde son derece zengin olan Marib'di. Başkent Adhanah Nehri'ne çok yakındı. Nehrin Cebel Balak'a ulaştığı nokta baraj yapımına çok müsaitti. Sebe halkı, medeniyetlerinin ilk kurulduğu dönemde bu durumdan yararlanarak bu yerde bir baraj inşa etmiş ve sulamaya başlamışlardır. Sonuç olarak, çok yüksek bir ekonomik refah seviyesine ulaştılar. Başkent Marib, dönemin en gelişmiş şehirlerinden biriydi. Bölgeyi ziyaret eden ve büyük övgüler alan Yunan yazar Pliny de bu bölgenin ne kadar yeşil olduğundan bahsetmiştir.

Ma'rib'deki baraj M.Ö. 1750 yıllarında yapıldığı tahmin ediliyor. Barajın yüksekliği 16 metre, genişliği 60 metre ve uzunluğu 620 metre idi. Hesaplamalara göre barajın sulayabileceği toplam alan 9.600 hektar olup, bunun 5.300 hektarı güney ovasına aittir. Kalan kısım kuzey ovasına aitti. Bu iki ova, Sebe kitabelerinde "Ma'rib ve iki ova" olarak geçmektedir. Kuran'da "sağda ve solda iki bahçe" ifadesi, bu iki vadideki heybetli bahçelere ve bağlara işaret eder. Bu baraj ve sulama sistemleri sayesinde bölge, Yemen'in en iyi sulanan ve en verimli bölgesi olarak ün kazanmıştır. Fransız J. Holevy ve Avusturyalı Glaser, Marib barajının çok eski zamanlardan beri var olduğunu yazılı belgelerle ispatladı.

542 yılında çöken baraj, Arim'i sele kaptırmış ve büyük hasara yol açmıştır. Yüzlerce yıldır Saba halkının ektiği bağlar, bahçeler ve tarlalar tamamen yok oldu. Barajın yıkılmasının ardından, Saba halkı, sonunda Saba devletinin sona erdiği hızlı bir daralma dönemine girmiş görünüyor. Sebe kavmi peygamberi bu tarihlerden çok önce yaşamış olabilir.

Yukarıdaki tarihsel veriler ışığında Kuran'ı incelediğimizde, burada çok önemli bir mutabakatın olduğunu görürüz. Hem arkeolojik bulgular hem de tarihi veriler Kuran'da yazılanları doğrulamaktadır. Ayette de belirtildiği gibi, Peygamberlerinin nasihatlerine kulak asmayan ve imanı inkar eden bu kimseler, sonunda korkunç bir tufanla cezalandırılmışlardır. Bu tufan Kuran'da şu ayetlerde anlatılmaktadır:

Kuran'da Sebe halkına gönderilen ceza, "Arim tufanı" anlamına gelen "Seyl el-Arim" olarak adlandırılmıştır. Kuran'da kullanılan bu ifade aynı zamanda bu felaketin nasıl meydana geldiğini de bize anlatmaktadır. "Arim" kelimesi baraj veya bariyer anlamına gelir. "Seyl el-Arim" ifadesi, bu setin yıkılmasıyla meydana gelen bir tufanı anlatır. İslam müfessirleri zaman ve yer meselesini Arim tufanı ile ilgili Kuran'da kullanılan terimlerin rehberliğinde çözmüşlerdir. Sebe kavmi peygamberi ise şu anda bir muammadır. Kuran her peygamberin Kuran'da anlatılmadığından bahseder.

Mevdudi şerhinde şöyle yazar:

Seyl el-Arim ifadesinde de kullanıldığı gibi, "arim" kelimesi, Güney Arap lehçesinde kullanılan "baraj, set" anlamına gelen "arimen" kelimesinden türemiştir. Yemen'de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan kalıntılarda bu kelimenin bu anlamda sıklıkla kullanıldığı görülmüştür. Örneğin Yemen'in Habeş hükümdarı Ebrehe (Ebrehe) tarafından M.S. 542 ve 543 yıllarında büyük Marib duvarının restore edilmesinden sonra sipariş edilen kitabelerde bu kelime defalarca baraj (bariyer) anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla Seyl-ül-Arim ifadesi, "baraj yıkıldıktan sonra meydana gelen sel felaketi" anlamına gelir. "... Biz onların iki bahçesini acı yemişler, ılgınlar ve birkaç tane [bodur] ağaç yetiştiren bahçelere çevirdik" (Kur'an, 34:16).Yani baraj duvarının yıkılmasından sonra tüm ülke sel baskınına uğradı. Sebe halkının kazdığı kanallar ve dağların arasına setler yapılarak örülen duvar yıkılmış ve sulama sistemi çökmüştür. Sonuç olarak, daha önce bir bahçe gibi olan bölge, bir ormana dönüştü. Küçük bodur ağaçların kirazı andıran meyvelerinden başka meyve kalmamıştı.

"Und Die Bible Hat Doch Recht" (Kutsal Kitap Haklıydı) kitabının yazarı Hıristiyan arkeolog Werner Keller, Arim tufanının Kuran'ın tarifine göre gerçekleştiğini kabul ederek böyle bir barajın varlığını ve tüm ülkenin yıkılması, Kuran'da bahçe ehliyle ilgili verilen örneğin gerçekten de gerçekleştiğini belirtir.

Arim sel felaketinden sonra bölge çölleşmeye başlamış ve Sebe halkı en önemli geçim kaynağını kaybetmiştir. Zenginlik ve finansal gücün tarımsal sığınakları olan toprakları ortadan kayboldu. Allah'ın O'na iman etme ve O'na şükretme çağrısına uymayan insanlar, sonunda bu felaketle cezalandırıldılar. Sebe kavmi peygamberi dinlenmemenin ve kafirlik etmenin cezası bu olmuştur.

 

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
İbn-i Sebîl, dayssoon, serpilyucel and 1 people reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Arim seli hakkında arkeolojik kazıları içeren akademik yayınları geçen seneden beri topladım fakat bunları bir türlü başına oturup yazamadım. Sonra bilgisayarım çöktü. Şimdi bilgisayarımı ve yedekleri aradım onlar da gitmiş. nasip olursa ileride bu akademik yayınları teker teker tekrar çıkarıp yazmayı düşünüyorum. Çünkü bölgede kazı yapan arkeologlar bölgenin sağlı sollu iki sulak alana ayrıldığını ve selin şiddetinden dolayı metrelerce çamur tabakasının oluşup evlerin bu çamur altında kaldığını doğruluyorlar. Kazılarda evler bu çamur yığınları altından çıkmış. Dediğim gibi geçen sene bunları makalelerde okumuştum. Ad ve Semud kavmi yazılarımın hemen peşine yazacaktım ama nasip olmadı. İlerde İnşallah.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

@kurtulusberzan hocam bu kadarı bile o kadar yeterli ki çok muazzamdı. Hristiyan araştırmacının "kutsal kitap haklıydı" diyerek Kuranı tastik etmiş olması da çok önemli. Yani inanmayanlar adam akıllı düşünseler hz. Muhammedin bu yaşananları bilmesine imkan olmadığını anlarlar. Ayrıca şimdi aklima geldi sebe halkı ve arim seli felaketinden Tevrat ve İncilde bahsediliyor mu?   

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
İbn-i Sebîl and Furkan reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @drobooss

Ayrıca şimdi aklima geldi sebe halkı ve arim seli felaketinden Tevrat ve İncilde bahsediliyor mu?   

Bahsedilmiyor kardeşim. Hiç bir kayıtta yok. Sadece Kuran, arkeolojik bulgular ve Habeş imparatorluğundan ele geçmiş birkaç arkeolojik yazı bu olayı gösteriyor.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Furkan, İbn-i Sebîl, serpilyucel and 1 people reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Google earth'den şimdi baktım. Marib kentinde o barajı yeniden inşa etmişler sanırım. Barajdan aşağı inen suyun sağında ve solunda iki ayrı yeşil alan oluşmuş. Sanırım Sebe barajı yıkılmadan önce de aynen böyle görünüyordu burası.

2022 04 29 144314

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Furkan, mehmettt, İbn-i Sebîl and 2 people reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kurtulusberzan
Gönderen: @drobooss

Ayrıca şimdi aklima geldi sebe halkı ve arim seli felaketinden Tevrat ve İncilde bahsediliyor mu?   

Bahsedilmiyor kardeşim. Hiç bir kayıtta yok. Sadece Kuran, arkeolojik bulgular ve Habeş imparatorluğundan ele geçmiş birkaç arkeolojik yazı bu olayı gösteriyor.

İşte hocam bu müthiş birşey.

Emoji-Psck (287)

Bu olaydan bahsedilmiyor olması ateistlerin çenelerini kapatmaya yeter. Hani hz. Muhammed Hristiyanlardan,Yahudilerden,sümerlerden çalmıştı! Bunu hocam acil derleyip yayımlamalısın. Şimdiden hazırlıklarını yapsınlar bakalım buna ne bahane bulacaklar.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @kurtulusberzan

Bahsedilmiyor kardeşim. Hiç bir kayıtta yok. Sadece Kuran, arkeolojik bulgular ve Habeş imparatorluğundan ele geçmiş birkaç arkeolojik yazı bu olayı gösteriyor.

Bu olağanüstü bir şey hocam. İnsan ürküyor.


   
CevapAlıntı
mehmettt
(@mehmettt)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 91
 
Gönderen: @mopolat

Yoksa Peygamber gelmiş midir?

Gelen peygamber Nebî olabilir. Nebî, kendinden önceki bir peygamberin kitabına uygun hareket etmekle vazifeli peygamberlere denir. Konuya tam anlamıyla hakim değilim sadece bir fikir yürüttüm. En doğrusunu Allah bilir.

Biz onlara hem ufuklarda ve hem kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz ki, Kur'ân'ın hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Senin Rabbinin her şeye şahit olması kafi değil mi?(Fussilet 53)


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

@mehmettt hz. İsa'nın havarilerinden biri bile olabilir bence. çünkü hz. İsadan sonra yaşanmış bu olay ve hz. İsanın havarileri de yeryüzüne dağılıp Allahın dinini anlatmaya devam etmişlerdir muhtemelen.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu