
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Arkadaşlar, son günlerde gündemde bir tartışma var. Sütyen polemiği olarak geçiyor. Televizyon programında bir avukat, geçen ödül töreninde ödül alan bir kadının kıyafetini eleştirmiş. Kadın, derin bir göğüs dekoltesi giymiş, sütyen de giymemiş. Her şey meydanda anlayacağınız ama bu feminist topluluklar, toplumsal cinsiyet eşitliliği toplulukları öyle bir destekliyor ki kadını cesur kadın, güçlü kadın diyerek anlatamam size. Cinsiyet eşitlikçi toplulukları takip ederim tek aynı fikirde olduğum konu kadınlara karşı olan zulmün bitmesini dilememiz ama onun dışında kadınların çıplaklığını destekleyen ateist bir oluşum. Arkadaşlar, gerçekten haram, helal öyle bir yer değiştirdi ki bu ahir zamanda olduğumuzun bir delilidir. Maalesef bu devirde tesettürlüler yobaz, gerici, örümcek kafalı olarak gösterilirken böyle her tarafı açık gezenler çağdaş, ilerici, modern oluyor. Tabii tesettürlüler de İslam'ı güzel temsil edemiyorlar içimizdeki birçok müslüman gibi tabii bu ayrı bir konu. Yani arkadaşlar bu müstehcenlik durumundan çok çekmiş bir kardeşiniz olarak gelecekten pek umudum yok. Bazı hocalar, gelecek İslamındır falan dese de ateizm İslam'dan hızlı artıyor. Bir de ateist ülkelerin dünyanın en mutlu ülkeleri olarak da gösterilmesi var. Bugün Danimarka ile ilgili bir video izledim. Gerçekten cennet gibi dünyanın en mutlu ikinci ülkesi falan ama videonun devamında insanların alkol problemi olduğu, bazı yerlerinde uyuşturucunun serbest olduğu , depresyonun yaygın olduğu falan söyleniyor. Eee nerede bu mutluluk? Hem ben de haram işleyerek mutlu olabilirim ama bu mutluluk halis olur mu kalıcı olur mu? Bu dünya mutluluk listesinin de ülkenin genel olarak refahı olduğunu düşünüyorum ekonomik anlamda iyi durumda olması, savaş olmaması vs. Yoksa bireye indiğinde, ateist ülkelerdeki insanlar özellikle Kuzey Avrupa'da insanlar birbirlerine karşı çok soğuklar, bencillik var yalnızlık hakim. Bazı müslümanlar bu illüzyona kapılmasın yani. Arkadaşlar, maalesef bu pandemi döneminde de müstehcen film tüketimi artmış ben de bundan nasibimi almıştım, çok seyrettim insan seyrettikçe doyumsuzluğu da artıyor ve giderek iğrenç kategorilere giriyor falan filan. Sakın yaklaşmayın, twitterda falan hala nadiren de olsa önüme çıkabiliyor ama artık tiksiniyorum direkt kapatıyorum. Bir de bu evrim ağacının bilinçsiz kitlesi veya celal şengörün hayran kitlesi falan bu filmleri savunuyorlar, cinsel eğitim olarak görüyorlar. Celal Şengör de alenen söylemişti izlediğini insanlara özendirmişti. Ama bu filmlerin cinsel eğitimle ilgisi yok. Amaçları kadınları metalaştırmak, insanların beynini uyuşturmak, bu işin içinde olanlar da söylüyor bu gerçek cinsellik değil diye. Maalesef günümüzde İslam'ı yaşamak zor arkadaşlar bu tür filmlerden kurtulsam da dışarıya çıkınca gözünüze hakim olmanız çok zor ben de tam olarak hakim olamıyorum Allah affetsin. Çünkü fıtratımıza aykırı durumlar yaşanıyor. Bizden kadın çırılçıplak olsa bile bakmamamızı istiyorlar evet tabii ki bakmamamız lazım ama Allah, doğamızı bildiği için kadına tesettürü emretmiş erkeklere de gözlerinizi yumun demiş. Yani ikisi de emirdir. Arkadaşlar, asıl konuya gelirsek dekoltenin güçlü olmakla, cesaretli olmakla ilişkilendirilmesini siz nasıl yorumlarsınız özellikle kardeşlerimin yorumlarını bekliyorum.
Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.
Kadınları sloganlarla aldatıyorlar. Şurada yazmıştım:
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2020/08/tesettur-neden-farz/
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Arkadaşlar, son günlerde gündemde bir tartışma var. Sütyen polemiği olarak geçiyor. Televizyon programında bir avukat, geçen ödül töreninde ödül alan bir kadının kıyafetini eleştirmiş. Kadın, derin bir göğüs dekoltesi giymiş, sütyen de giymemiş. Her şey meydanda anlayacağınız ama bu feminist topluluklar, toplumsal cinsiyet eşitliliği toplulukları öyle bir destekliyor ki kadını cesur kadın, güçlü kadın diyerek anlatamam size. Cinsiyet eşitlikçi toplulukları takip ederim tek aynı fikirde olduğum konu kadınlara karşı olan zulmün bitmesini dilememiz ama onun dışında kadınların çıplaklığını destekleyen ateist bir oluşum. Arkadaşlar, gerçekten haram, helal öyle bir yer değiştirdi ki bu ahir zamanda olduğumuzun bir delilidir. Maalesef bu devirde tesettürlüler yobaz, gerici, örümcek kafalı olarak gösterilirken böyle her tarafı açık gezenler çağdaş, ilerici, modern oluyor. Tabii tesettürlüler de İslam'ı güzel temsil edemiyorlar içimizdeki birçok müslüman gibi tabii bu ayrı bir konu. Yani arkadaşlar bu müstehcenlik durumundan çok çekmiş bir kardeşiniz olarak gelecekten pek umudum yok. Bazı hocalar, gelecek İslamındır falan dese de ateizm İslam'dan hızlı artıyor. Bir de ateist ülkelerin dünyanın en mutlu ülkeleri olarak da gösterilmesi var. Bugün Danimarka ile ilgili bir video izledim. Gerçekten cennet gibi dünyanın en mutlu ikinci ülkesi falan ama videonun devamında insanların alkol problemi olduğu, bazı yerlerinde uyuşturucunun serbest olduğu , depresyonun yaygın olduğu falan söyleniyor. Eee nerede bu mutluluk? Hem ben de haram işleyerek mutlu olabilirim ama bu mutluluk halis olur mu kalıcı olur mu? Bu dünya mutluluk listesinin de ülkenin genel olarak refahı olduğunu düşünüyorum ekonomik anlamda iyi durumda olması, savaş olmaması vs. Yoksa bireye indiğinde, ateist ülkelerdeki insanlar özellikle Kuzey Avrupa'da insanlar birbirlerine karşı çok soğuklar, bencillik var yalnızlık hakim. Bazı müslümanlar bu illüzyona kapılmasın yani. Arkadaşlar, maalesef bu pandemi döneminde de müstehcen film tüketimi artmış ben de bundan nasibimi almıştım, çok seyrettim insan seyrettikçe doyumsuzluğu da artıyor ve giderek iğrenç kategorilere giriyor falan filan. Sakın yaklaşmayın, twitterda falan hala nadiren de olsa önüme çıkabiliyor ama artık tiksiniyorum direkt kapatıyorum. Bir de bu evrim ağacının bilinçsiz kitlesi veya celal şengörün hayran kitlesi falan bu filmleri savunuyorlar, cinsel eğitim olarak görüyorlar. Celal Şengör de alenen söylemişti izlediğini insanlara özendirmişti. Ama bu filmlerin cinsel eğitimle ilgisi yok. Amaçları kadınları metalaştırmak, insanların beynini uyuşturmak, bu işin içinde olanlar da söylüyor bu gerçek cinsellik değil diye. Maalesef günümüzde İslam'ı yaşamak zor arkadaşlar bu tür filmlerden kurtulsam da dışarıya çıkınca gözünüze hakim olmanız çok zor ben de tam olarak hakim olamıyorum Allah affetsin. Çünkü fıtratımıza aykırı durumlar yaşanıyor. Bizden kadın çırılçıplak olsa bile bakmamamızı istiyorlar evet tabii ki bakmamamız lazım ama Allah, doğamızı bildiği için kadına tesettürü emretmiş erkeklere de gözlerinizi yumun demiş. Yani ikisi de emirdir. Arkadaşlar, asıl konuya gelirsek dekoltenin güçlü olmakla, cesaretli olmakla ilişkilendirilmesini siz nasıl yorumlarsınız özellikle kardeşlerimin yorumlarını bekliyorum.
Bu konuda söz bile söyletmiyorlar kardeşim. Hemen cinsiyet eşitliğine filan getiriliyor mesele.
Eskiden kadınlarda bir utanma duygusu vardı. Şimdilerde ise kadınlar vücutlarını teşhir etmeyi kendileri istiyor. Bu anlaşılır şey değil. Bu kadınlar evli ise kocalarında da kıskançlık gibi bir duygu yok ya karıcığım böyle giyinme demiyorlar. Aynı şekilde anne babalar kızlarına taytla,mini etekle, şortla böyle ulu orta gezme ,dışarısı tehlikeli, edepli giyin ,iffetini koru falan demiyorlar. Eskiden kızlar babalarından utanırdı. Şimdi nasıl böyle bir utanç kaybı var ben anlayamıyorum. Şarkıcılar keza külotla sahneye çıkmayı bile normalleştiriyorlar. Kendine sanatçı kimliği takılan kişilerde bile külotla sahne almak normal geliyorsa ben diyecek birşey bulamıyorum.
Geçenlerde ( geçenlerde dediğim 5 ay olmuştur)bir program izledim bu güzellik yarışmayanlarını düzenleyen X kişinin erkekler üzerinde bile erkeklerden istifade etme ,erkekleri eşcinsel kimliğe teşvik etme gibi sayısız iğrençliklerini ifşa ettiler. Yani neler dönüyor bu sektörlerde Allah bilir.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM