Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Zilzal suresinde mu...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Zilzal suresinde mucize var mı?

sorgulayangenc
(@sorgulayangenc)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 218
Konu başlatıcı  
Ekran Alıntısı

Hocam şöyle bir yorum buldum sizce gerçek olabilir mi? ( arapçam yok )


   
Furkan reacted
Alıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
 

Keşke böyle mucizeler aramak yerine Kuran'ın ana mesajlarına odaklansak...


   
UwU and Furkan reacted
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1214
 
Gönderen: @abdefeozdmr1903

Keşke böyle mucizeler aramak yerine Kuran'ın ana mesajlarına odaklansak... 

Mucizeler iman eden bir kişinin imanını kuvvetlendirir. Biz imanımızı elhamdülillah zaten tamamlamışız. Kur'an'da bir ayet eğer ilgimizi çektiyse düşünürüz, neden böyle denmiş diye. Çoğu zaman da altından harikulade hikmetler çıkar. Yani Kur'an'ın ana mesajına odaklanmıyor değiliz.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
UwU and Furkan reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Zilzal kelimesi deprem anlamında Arapça kelime. Arapça'da depreme Zilzal değil de Kilkal denseydi Kuran buna Kilkal diyecekti. Olmayan yakıştırmalarla mucize çıkarmaya çalışıyorlar, bu da Kuran'ın gerçek mucizelerini perdeliyor.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
UwU and Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
 

@xyz123 Hocam mucize çıkaracağız diye olmadık yerden olmadık anlam çıkarılır ve bu da Kuran mucizesi diye sunulursa emin ol millet İslam'dan daha çabuk soğur malesef gençlerimiz buna çok müsait


   
UwU, Xyz123, Kurtuluş Berzan and 1 people reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Zilzal suresinde öyle bir mucize yok ama ebced mucizesi var. Depremin tarihini depremden önce tahmin edenler var. Zilzal suresi mucizesi şu yazıda anlatılmış. 

Adapazarı’ndaki Zafer Dergisi binasında, her cuma ve pazartesi gecesi, en az yüz kişi toplanıp sohbet ederdik. Sakarya Üniversitesi’nin İlahiyat Bölümü hocalarından Prof Dr. Niyazi Beki, bu sohbette çok faydalı dersler yapardı. Evlad-ı Resulden olan bu değerli hocamız, Kuran âyetlerini tefsir eder, böylelikle Kur’anın, baştan sona mucize olduğunu ispatlardı.Niyazi Beki Hocam, Marmara Depreminden bir ay kadar önce, ‘Zilzal’ (zelzele) Suresi’ni tefsir etti. Zilzal Suresi, ilk ayetten başlayarak sayıldığında, Kur’anın 99. Suresi idi. Ve Hocamın ifadesiyle, içinde bulunduğumuz 1999 yılındaki depreme işaret olabilirdi. Niyazi Hocam, bu surenin 8 âyetten oluştuğunu, ilk âyetinin de (elif, t, zel, r, z, dad, l ve h olmak üzere) 8 aslî harften meydana geldiği söyleyerek, bu tevafukun 8. ayda (Ağustosta) bir deprem olacağına işaret sayılabileceğini belirtti.   Herkes nefesini tutmuş onu dinlerken, Niyazi Beki Hocam şöyle devam etti:“Cenab-ı Hak, Zilzal Suresi’nin 5. Âyetindeki ‘evha’ kelimesiyle, titremesi için yere emretmektedir. Bu kelimenin ebced değeri 16’dır. Bu surenin 4. âyetinde geçen ve ‘o gün’ anlamına gelen ‘yevmeizin’ kelimesi de, surenin 17. kelimesidir. Bu iki kuvvetli tevafuk, depremin Ağustos ayının 16’sını 17’sine bağlayan gecede meydana geleceğine bir sinyal olabilir. Zaten ‘o gün’ anlamına gelen ‘yevmeizin’ kelimesi, yine aynı surenin 6. Âyetinin başında tekrar edilmektedir.  Belirttiğim bu âyet, ‘Medenî sureler’ sistemine göre Kur’an’ın sondan itibaren 17. âyetidir. Yani 17 Ağustosta çok büyük bir zelzele olabilir.”Niyazi Hocam, Kur’an Ayetlerinin sayısal değerlerine dayanan ‘Ebcet’ ve ‘Cifrî’ hesaplar konusunda uzmandı. Ve onlara dayanarak verdiği bu bilgilere, derse katılanlar şahit olmuştu. Bu dersi dinleyen belki yüz elli kişi, Hocamın haber verdiği 17 Ağustos tarihini unuttu. Ne gariptir ki, Niyazi Hocam da bunlar arasındaydı. Ve depreme yüksek bir binada yakalandı.  O çevrede birçok kişi enkaz altında kalırken, Hocam ve ailesi güçlükle kurtuldu. Kaynak: Cüneyd Suavi: Niyazi Beki 1999 Marmara Depremi'ni de haber verdi.

Daha sonra kendisine sordum tabi ki:  “Hocam! En az yüz kişinin bulunduğu bir yerde: ‘17 Ağustosta, Allah bilir büyük bir deprem olur.’ demiştiniz. Buna rağmen neden o yüksek binada kaldınız. Neredeyse ailecek ölüyordunuz.” Bana gülerek şu cevabı verdi:“Allah bana bu tarihi tamamen unutturdu. Emin ol ki hiç aklıma gelmedi.” Prof. Dr. Niyazi Beki Hocam, yüzden fazla kişiyle yaptığı sohbette, Kur’an Âyetlerine dayanarak:“17 Ağustosta, çok büyük bir deprem olabilir.” demişti. Nitekim öyle oldu. Hocam daha sonra da, yine âyetlerin ışığında konuştu: “Rabbimiz bilir ama, bu ilk depremden sonra, bir de gündüz saatinde deprem olacak gibi görünüyor.” İki aya kalmadan, Düzce’deki büyük deprem meydana geldi. Ve bine yakın kişi Hakkın rahmetine kavuştu. “Yaş ve kuru ne varsa, hepsi apaçık bir şekilde Kuran’dadır.” gerçeği, (Enam Suresi 59. âyet) böylelikle bir kez daha ispatlanmıştı.  Kaynak: Cüneyd Suavi: Niyazi Beki 1999 Marmara Depremi'ni de haber verdi

BİTTİ, DEĞİL Mİ HOCAM? Depremden bir hafta sonra, Niyazi Beki Hocamla tekrar görüştüm:  “Hocam! Bu deprem inşallah sondur değil mi?” Rabbim şahittir ki bana aynen şunu söyledi: “Abi, Allah bilir ama deprem tekrarlayacak gibi görünüyor.” Cenazeler henüz yeni kalkmıştı. Hatta bir kısmı enkaz altındaydı. Binlerce yaralı tedavi görüyordu. Özellikle bütün çocuklar büyük bir bunalıma girmişlerdi. Kısacası herkes çok perişandı ama, Hocam Kur’an âyetlerine dayanarak, yakındaki başka bir depremden bahsediyordu. Beni sırtımdan terleten bu cevabı duyduğumda ağzımdan sadece şu sözler çıkabildi: “Yapma be hocam!” Kaynak: Cüneyd Suavi: Niyazi Beki 1999 Marmara Depremi'ni de haber verdi

Niyazi Beki Hocam, hepimizi bir kez daha korkutan sözlerini şöyle açıkladı:“1999’un rumî karşılığı 1414’tür. Kur’anın baştan itibaren 1414. âyeti de, Yunus Suresi’nin 50. âyetidir. Bu âyetin meali: ‘De ki: (Ey insanlar!) Ne dersiniz? Allah’ın azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız?). Suçlular, ondan hangisini istemekte acele ediyorlar!’ şeklindedir. Bu âyette geçen: ‘Gece ve gündüz gelirse’ ifadesi çok önemli… Marmara Depremi gece vakti (03.02) olmuştu. Allah bilir, bir de gündüz depremi olabilir.” Niyazi Hocamın bahsettiği ‘gündüz depremi’, ilk depremin üzerinde iki ay bile geçmeden (12 Kasım Cuma günü) Düzce’de ve gündüz vakti (18.57’de) meydana geldi. Marmara Depremi 7,4 şiddetindeyken, Düzce’deki 7,2’ye ulaşmıştı.   5000 civarında insan yaralanırken, 1000’e yakın kişi de vefat etti. Hepsi şehit gitmişlerdir inşallah. Kaynak: Cüneyd Suavi: Niyazi Beki 1999 Marmara Depremi'ni de haber verdi

Kaynak: risalehaber.com/cuneyd-suavi-niyazi-beki-1999-marmara-depremini-de-haber-verdi-377489h.htm

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
İbn-i Sebîl and Furkan reacted
CevapAlıntı

Başa dön tuşu