Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Nisa 128'de sulhü k...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Nisa 128'de sulhü kim yapar?

(@zeyneppp)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

Merhaba! Bildiğimiz üzere nisa 128'de erkegin nusuzundan şüphe ederseniz sulh yoluna gidin diyor. Bu forumda bazı kişiler bunu ailelerin sulh yapması olarak bahsetmiş. Peki biz bu sulhu kadin kocasıyla otursun konuşsun öğüt versin bir neden yaptı sorsun diye mi algilayacagiz yoksa kadın ailelere erkegin nusuzundan bahsetsin aileler erkeği uyarıp öğüt versin böylece sulh sağlansın anlamı ile mi algilayacagiz. Ve hangi cikarimi yaparsak neden o cikarimi yapmış oluyoruz(yani 1.onculu algilarsak ayetten nasıl bu sonuca varıyoruz?)

Kafa karıştırıcı ve suçlayıcı bir soru değil merak ettim yalnızca yanlış anlaşılmasın yorumlarınızı bekliyorum 


   
Alıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

Önce bazı kelimelerin anlamlarına Elmüfredat ve Hans Wehr sözlüğünden bakalım.

Salaha; insanlar arasındaki nefreti gidermek, iyi-doğru olmak, kullanışlı-pratik olmak, uygun olmak, düzene koymak, onarmak, barış yapmak, anlaşmaya varmak, sıraya koymak, iyi şans getirmek, uzlaşmaya varmak, kabul etmek, benimsemek; zıddı fesad çıkarmak, seyyiat işlemek.

Seyyiat; (ruhsal-bedensel arazlar, mal-makam-şan-şöhret yitirmek, dost kaybetmek gibi) harici şeylerin insana üzüntü vermesi, çirkin olan şeyler, güzel (hasen)in zıddı, insan tabiatının kötü gördüğü işler, (çirkin işlerin) yüze yansıması, edep yerleri

Sulh; salaha nın isim formları

Arz (ayn rı dat); Uzunluğun zıddı, en-genişlik, yan/kenar, genişletmek, ortaya çıkmak, belirmek, huysuzlukla itiraz etmek, arz etmek, sunmak, fasih konuşmak, bir şeye engel olma, (e3raDa formunda) yanını/kenarını göstermek, yüz çevirmek,

Nüşuz; yerin yüksek kısmı, uzaklaşmak, diriltilmek, kabarıp kalkmak

Nüşuz eden koca, kocalık makamını terk etmek üzere ayağa kalkmıştır, hatta belki terk etmiştir.

Sulh kelimesini, eşlerin ikisini de mutmain edecek her türlü çözüm olarak yorumluyorum. Hatta kadının nüşuzu söz konusu olunca vaaz etme, yatak ayırma ve darabe* ile yapılabileceklerin listesi verilirken; kadın, çözüm kabul etme makamına geldiğinde elinin daha serbest bırakıldığını düşünüyorum.

Biliyoruz ki koca kaynaklı evliliğin riske girdiği durumlarda pek çok kadın çocuklarını düşünerek evliliği sürdürmeyi seçiyor. Evlilik sürüyor belki ama kadının kalbi kocasına pek de düzelmiyor. Bu da farklı bir evlilik modeli doğuruyor. Eşlerin karakter özelliğine bağlı olarak bazen kavgalı, bazen küs, bazen ara ara ayrılma noktasına gelen tatsız tuzsuz evlilikler. İslam dininin hedeflediği şey bir olurunun bulunup evliliğin devam etmesi. Çünkü biten evlilik hele çocuk varsa aslında bitmiyor, sorunlar kılık değiştiriyor. İşte bu aşamada eşlerin en uygun anlaşma zeminini bulup evliliği yürütmesi, olmuyorsa boşanmayı tercih etmesi bence sulhtur.

Çözümü kimin üreteceği de aileden aileye değişir. Sanırım ideal olanı karı-kocanın konuşarak çözüm üretmeleridir. Ama görüyoruz ki pek böyle olmuyor. Bu durumda yani karı-koca aralarında çözüm üretememişse, Nisa-35 bu görevi kadının ve erkeğin ailesinden atanacak hakemlere vermektedir.

 

*: Tabii hepimizin bildiği gibi  'darabe' kelimesinden dolayı erkeğe verilen görev-yetki nedir pek bir tartışmalıdır ('darabe'nin anlamları olan 'misal verme, salıverme, dövme, sefere çıkma, tamamen örtme, engel koyma, çiftleşme' anlamlarının hangisi uygunsa onun uygulanması olabilir.)

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
Furkan and dayssoon reacted
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@serpilyucel biraz ateist tarzı sorularimla forumu meşgul ediyorum son zamanlarda ama merak ediyorum aynı zamanda,

Yani mesela erkek nüşuz etse sulh sağlamak gerekiyor ama mesela bana kalsa ailelere söylenip cezasını ailenin vermesi daha iyi olmaz mıydı(haşa Allahın kurallarını sorgulamıyorum anlayamadığım için suç benim biliyorum bu yüzden soruyorum)

Ceza derken dövmek falan değil ama 

Ve son olarak böyle şeyleri surekli merak etmemin nedeni kadının sulhu sağlanmasından bahsederken bazi kisiler veya bazı hocalar(diyanet gibi) Bir sor bir neden yapmış tarzı ya da sen kendine bak o zaman o böyle bir şey yapmaz tarzi söyleyince yani insanın aklında da öyle bir algı kalıyor. Sanki erkegin nusuz etmesinin suçlusu da kadın kadının nusuz etmesinin suçlusu gibi görünüyor. Tabii ki en doğrusu kuranın ne dedigidir ama mesela örneğin bir konuda 100 hocadan 99u kuranla yanlış çıkarım yapıyor 1 tanesi doğru yapıyor kuranla açıkça celisse bile o 99 hocanın dediği şey ben yine de emin olamıyorum ya onlar doğruysa ben sıradan bir insanım nasıl bileyim hocaların dediği doğrudur diye düşünüyorum. Lutfen sürekli böyle sorular sormami mazur görün saçma gelse bile bazen hiç dusunmeyeceğimiz şeyler vesvese yapıyor 


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 
Gönderen: @zeyneppp

Lutfen sürekli böyle sorular sormami mazur görün saçma gelse bile bazen hiç dusunmeyeceğimiz şeyler vesvese yapıyor 

Soru sorduktan sonra böyle açıklama yapmana bence hiiiiç gerek yok. İnsan, Kur'an'ın emrini yerine getirdiği için mazeret bildirmek zorunda hisseder mi hiç kendini? Kur'an sana farz kılmış; araştır, öğren, aklın ve kalbin ikna olsun, sonra inan diyor Kitap. Hz. İbrahim'in kıssası gelsin aklına. Bence en muhteşem sorgulamayı O yapıyor. Ama Kitap O'ndan 'tek başına bir ümmet' diye bahsediyor. Bu sözlerim biraz da 'kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla' formunda. Yani soru soranlar rahat sorsun, okuyanlar da bu kul Rabbinin emrini yerine getiriyor desin ve anlayışlı cevaplar versin diye umuyorum. Belki ilerde insanların sınırını zorlayan üyelerimiz olacaktır ama şimdilik burada güzide bir topluluk var, bu topluluktan kışkırtıcı sorular gelmez. 

Böyle uzun bir girişten sonra; fiili örnek üzerinden konuşalım. Bir aile vardı, uzak akraba. Kadın evliliğinin 5-6. yılı gibi rahatsızlandı. 10 yılı aşkın süre karı-koca ve çocuklar bu hastalığı atlatmak için çabaladı. Kadın sonunda düzeldi. Çok sevecen, gerçekten güzel ve tatlı dilli bir kadındı. Bu arada koca da bazı rahatsızlıklar atlattı. Tam her şey yoluna girdi derken adam boşanmak istediğini açıkladı. İçlerini kendileri daha iyi bilir ama kocanın açıklaması 'bu evlilik beni yoruyor, sadece boşanmak istiyorum' şeklinde oldu. Tabii büyük şok, beklenen bir şey değil yani.

Şimdi adam nuşüz etmiş. Demek ki aileye düşen sulh sağlamak. Şimdi sulh ne olabilir. İlk akla gelen her iki tarafında sürdürdüğü hayattan bir adım beri gelmeleri. Bu kişiden kişiye değişeceği için her aile bu yolu kendi bulmalı. Bu örnekte kadın, kocanın rahatsız olduğunu bildiği/düşündüğü bir huyundan vaz geçmeli, adam da öyle. Bu adımı yapamadılar, devreye aileler girdi. Aileler de ısrarcı oldu, özünde birbirini seven, birbirine yakışan bu çift ayrılmasın diye uğraşıldı. Ama olmadı, boşandılar. Bu olayda kimse tam mutlu olmadı ama bana göre Kur'an'ın bütün tanımları kullanıldı. Zira talak da bir haktır. 

Gönderen: @zeyneppp

Yani mesela erkek nüşuz etse sulh sağlamak gerekiyor ama mesela bana kalsa ailelere söylenip cezasını ailenin vermesi daha iyi olmaz mıydı

Kelimelerin insan hayatına çok ciddi etkisi var, ben buna can-ı gönülden inanıyorum. Hayatımda olmasını istemediğim hiç bir şeyin şakasını bile yapmadım. Eğer bir düşünce kelimelerle tanımlanırsa sanki var olmak için çabalayan bir şeye dönüşüyor ve çoğunlukla da var oluyor.

Eğer eşler arasındaki sorun, kendi aralarında çözülürse bence evlilik en az yarayı alır. Çünkü sorunlar çok az kelime ile ancak böyle atlatılır. Eğer eşler çözememişse bu sefer de ailede akıl ve hilm sahibi çok az insan ile sorunlarını paylaşmamalılar. Arabulucular da seçtikleri kelimelere dikkat ederek ve yapıcı bir şekilde, çok az söz ile çözüm üretmeliler. Şu son iki cümlemi dikkatli bir şekilde okursan böyle kişilerin bulunmasının çok kolay olmadığını aslında sorunun aile içinde çözülmesinin en doğrusu olduğunu anlarsın.

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
dayssoon and Furkan reacted
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@serpilyucel gerçekten sınırları zorlayıcı olmak konusunda korkuyorum sürekli soru soran küçük veletler gibi davranacağım ama muslumanlar bu konuda çok ihtilafa düşmüşler ben de sizin fikirlerinizi soracağım son kez çünkü anlatımınız çok hoş.

Evet bu konu daha once forumda geçti ama ben bazı çözümlerin başka kaynaklardan geçtiğini düşünmedim 

Birçok ehli sünnet alimi kadının nusuz etmesini kocasına itaat etmeyi yedirememesi bugün etmesi olarak alıyor(yani erkek eğer kadının kendisine bugün etmesinden şüphe ederse eğer bu çözümlere gidecek) ilk başta onu uyaracak yani bir kızacak öğüt verecek diyecek ki neden yaptın. Sonra ise yatağını ayıracak(ki bu aynı zamanda cinsel ilişkiden de mahrum bırakma ki bu da caydırıcı bir çözüm) en sonunda ise hafif bir şekilde dövün(yani ona gücünüzün yettiğince değil uyarmak mahiyetinde vurun)

Nisa 128 de ise (bakın bunları tefsirlerden çeviri alarak yazıyorum) erkegin nusuzunu evine gelmemek ve para vermemek şeklinde çeviriyorlar hep(yani kadinin ve erkeğin nusuz etmesinin farklı şeyler olduğunu söylüyorlar) kadın sulh etsin diyorlar (diyanet şunu yazmış Âyette genellikle insanların doğasında mal-mülk tutkusunun bulunduğu hatırlatılıp kocası tarafından kötü muamele gören kadının, ona bazı menfaatler sunarak kendisine karşı iyi davranmasını sağlayabileceğine, böyle bir imkânı değerlendirmenin uygun olduğuna da işaret edilmiştir. Ancak güzel olan, takvâya yakışan bu değildir. Erkek, eşinin kendisine bir menfaat sağlaması veya haklarından vazgeçmesi karşılığında ona iyi davranmakla, bu yoldan evliliği sürdürmeye razı olmakla iyi ve güzel insan (muhsin), takvâ sahibi kul (müttaki) vasıflarını kazanamaz. İyi, güzel, takvâ sahibi insanın yapacağı şey Allah rızâsı için âdil davranmak, kimseye haksızlık etmemek, kimseyi incitmemektir.) Şimdi benim aklıma yatmayan şey bunun kadın açısından gurur kırıcı olması örneğin cinsel açıdan mahrum bırakmak erkek açısından da gayet caydırıcı bir ceza(eğer erkek bu cezadan anlamayacak ve cinsel açıdan mahrum kaldigi için kadini aldatacaksa itaat etmeyen bir kadın neden kocasi dövdüğü zaman daha çok bugün etmeyip ona aa beni dövdü demek yanlış yapmışım demesi değil mi) eğer kadın hiç ceza veremeyecekse ailesine gidemeyecekse ve sulh saglayacaksa erkeğine menfaat sunacaksa(bütün tefsirlerde neredeyse bu var) bu kadının gururunu ayaklar altına almak mı yani kocasi hem nusuz edecek hem de karısının onu vagecirmesi gerekecek(ki kadının isterse ayrılma hakkı da yok) kadın bunu neden kabul etsin ki kadının kalbine ağır gelen şey çocuklarına da gelmez mi?

Eğer erkek hafif vuracaksa(erkek güçlü olduğu için dövme ruhsatı ona verilmiş ama çok güçlü vurmasın deniliyor) kadın güçlü vuramaz mi erkekler cezadan anlamaz ama kadınlar cezalandirildiginda uslanir anlamı çıkıyor. 

 

Şimdi belki biraz carptirma gibi gelebilir ama ne yazık ki bunu benim ailem yaşadı ve çok büyük yaralar aldım bu yüzden ailevi sorunları paylaşamam burada tabii ki ama sadece bahsedeyim nusuzdan ote şeyler bile oldu ve ailemin evliliğinin kurtulmasinin tek yolu direkt babam ve annemin ailesi yuzlesti ve eğer bir daha bu bu olaylar yaşanırsa bunu bunu yaparız gibisinden ve neredeyse 6 aylık küslük bu uyarının sonucunda ki bizi kaybetme korkusundan tatlıya bağlandı ve şimdi nusuz falan hiçbir şey yasanmiyor Allah yaşatmasın.

Demek istediğim sulh bizde hiç ise yaramadı çünkü kendisine iyi davranışlar kişi sürekli bu sefer de affeder kafasına girdi(kuranda sulh sağlanamazsa ne yapılacağı söylenmiyor?)

Ben kuranın her yanını muntazam bir şekilde indiren ve adaleti en büyük olan allahin ayetinin bu tefsirler gibi yorumlanmasıni anlayamadım açıkçası 

Çok dertliyim ve sizin gibi güzel bir insanı bulduğum için (birazcık da arsızca bir sekilde) sürekli peşine düşüp altını kaziyorum ki en sonunda hiçbir şekilde vesvesede kalmayacak hale geleyim. Kimseyi üzmek sinirlendirmek istemem(belki çok sabirlisiniz size nazım geçer gibi sürekli bu soruyu soruyor olabilirim) cidden son kez yazıyorum bu konuyu irdelemeyecegim bir daha ama son sözünüzü merak ettim


   
dayssoon and Furkan reacted
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

Güzel kuzum, sevgili din kardeşim. Bu sözlerinle beni çok onurlandırdın ama bu konularda ben o kadar da otorite değilim. Senin gibi okuyor, araştırıyor, Rabbimle kulluk ilişkimi doğru bir temele oturtmaya çalışıyorum.

Ben Rabbimin çok şanslı kullarındanım. Fakir ama iyi bir ailenin çocuğuydum, annemin babamın sevgisi sokağa taşardı desem yeri var. İyi bir eşim oldu sonra. Onun ailesi de süper insanlar. Ve Rabbim bana dünyalar iyisi evlatlar verdi. Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar derler. Yani ben değil damdan, kaldırımın kenarından bile düşmedim. 

Ama pek çok insanın derdi ile hemhal oldum diyebilirim. Yaşadıklarımdan edindiğim tecrübe sabrın her zaman çözüm olduğu. Son zamanlarda dert ortağı olduğum genç bir aile var. Koca boşanmış bir ailede büyümüş, biraz şımartılmış, biraz da büyümüş ama yetişkin olamamış. Kadın oldukça fakir, babanın anneyi sıkça dövdüğü, kız çocuğunu evlat olarak görmekte zorlandığı bir ailede büyümüş. Eşinin maddi durumunun iyi olması, pırıl pırıl giyinmesinden etkilenerek okulda anlaşıp okul bitince evlenmişler. Ben tanıştığımda iki aylık filan evlilerdi. Ama kocası eşinden habersiz boşanma davası açmıştı bile. Çok üzgündü, boşanmak istemiyordu, çünkü babasından korkuyordu. Bütün konuşmalarımda ona şunlara benzer şeyler söyledim.

'-Eşini bir insan olduğu için değil, Rabbinin sana zimmetlediği bir kul olduğu için sev, say. Ona sert bir şey söylemek gelince içinden bunun şeytanı sevindirip melekleri üzeceğini düşün. Ahirette dilin senden şikayetçi olmasın. (Böyle deyince dilini, elini beline koymuş, kendisinden hesap sorarken tahayyül edip çok gülmüştü.) O, seni kıracak bir davranışta bulunduğunda hırçınlaşmadan, güzel sözlerle karı-kocanın kavgasının şeytanı ne kadar memnun ettiğinden bahset.'

Şimdi evliliklerinin ikinci yılındalar. Dini hassasiyeti pek olmayan koca namaza başladı, hayatında ilk defa bu yıl oruç tuttu, neredeyse hiç kavga etmiyorlar.  Daha alacakları çok yol var ama iyi yoldalar. Bu süreç boyunca kadın sabretti, kendinin ve eşinin terbiyesini elden geçirdi, belki bir görüşe göre ezik davrandı ama kazancı büyük oldu. 7 aylık hamile ve çocuk anne-babası ile mutlu büyüyecek inşaallah. 

Diyeceksin ki bu ekstrem bir örnek. Daha farklı vakalar da var, tek tek anlatamayacağım. Hepsinde taraflardan biri doğru bir hamle yaptığında hayatları şaşılacak kadar çabuk ve kolay yoluna girdi. Mesela bu örnek de kadının da kocanın da anne babası hiç müdahil olmadı, olsalardı durumu daha da karıştırırlardı. Zaten kendi evlilikleri sorunlu, bir de bunu çözmek onları çoktan aşardı. Kadın ile ben dertleştim sadece, sanırım kocanın da iş yerinde bir arkadaşı dertleşti. 

Senin anne-babanın da zor günler geçirdiğini anlıyorum. Ama sen yetişmişsin. Babalar kızlarına hiç kıyamazlar. Sen baban ile ilişkilerini sıcak tut. Annen kırılmıştır, affetse bile unutmamıştır. Baban muhtemelen yaptıklarından pişmandır ama erkekliğe sığdıramadığı için belli edemez. Kalpleri çeviren Allah'tır. Yeniden gerçek sıcak ilişkileriniz kurulur, yaralar sarılır.

Sulhun olmadığı durumlarda çözüm boşanmadır, onun için sulhtan sonrası zikredilmemiştir. 

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
dayssoon, Zeyneppp and Furkan reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @serpilyucel

Güzel kuzum, sevgili din kardeşim. Bu sözlerinle beni çok onurlandırdın ama bu konularda ben o kadar da otorite değilim. Senin gibi okuyor, araştırıyor, Rabbimle kulluk ilişkimi doğru bir temele oturtmaya çalışıyorum.

Ben Rabbimin çok şanslı kullarındanım. Fakir ama iyi bir ailenin çocuğuydum, annemin babamın sevgisi sokağa taşardı desem yeri var. İyi bir eşim oldu sonra. Onun ailesi de süper insanlar. Ve Rabbim bana dünyalar iyisi evlatlar verdi. Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar derler. Yani ben değil damdan, kaldırımın kenarından bile düşmedim. 

Ama pek çok insanın derdi ile hemhal oldum diyebilirim. Yaşadıklarımdan edindiğim tecrübe sabrın her zaman çözüm olduğu. Son zamanlarda dert ortağı olduğum genç bir aile var. Koca boşanmış bir ailede büyümüş, biraz şımartılmış, biraz da büyümüş ama yetişkin olamamış. Kadın oldukça fakir, babanın anneyi sıkça dövdüğü, kız çocuğunu evlat olarak görmekte zorlandığı bir ailede büyümüş. Eşinin maddi durumunun iyi olması, pırıl pırıl giyinmesinden etkilenerek okulda anlaşıp okul bitince evlenmişler. Ben tanıştığımda iki aylık filan evlilerdi. Ama kocası eşinden habersiz boşanma davası açmıştı bile. Çok üzgündü, boşanmak istemiyordu, çünkü babasından korkuyordu. Bütün konuşmalarımda ona şunlara benzer şeyler söyledim.

'-Eşini bir insan olduğu için değil, Rabbinin sana zimmetlediği bir kul olduğu için sev, say. Ona sert bir şey söylemek gelince içinden bunun şeytanı sevindirip melekleri üzeceğini düşün. Ahirette dilin senden şikayetçi olmasın. (Böyle deyince dilini, elini beline koymuş, kendisinden hesap sorarken tahayyül edip çok gülmüştü.) O, seni kıracak bir davranışta bulunduğunda hırçınlaşmadan, güzel sözlerle karı-kocanın kavgasının şeytanı ne kadar memnun ettiğinden bahset.'

Şimdi evliliklerinin ikinci yılındalar. Dini hassasiyeti pek olmayan koca namaza başladı, hayatında ilk defa bu yıl oruç tuttu, neredeyse hiç kavga etmiyorlar.  Daha alacakları çok yol var ama iyi yoldalar. Bu süreç boyunca kadın sabretti, kendinin ve eşinin terbiyesini elden geçirdi, belki bir görüşe göre ezik davrandı ama kazancı büyük oldu. 7 aylık hamile ve çocuk anne-babası ile mutlu büyüyecek inşaallah. 

Diyeceksin ki bu ekstrem bir örnek. Daha farklı vakalar da var, tek tek anlatamayacağım. Hepsinde taraflardan biri doğru bir hamle yaptığında hayatları şaşılacak kadar çabuk ve kolay yoluna girdi. Mesela bu örnek de kadının da kocanın da anne babası hiç müdahil olmadı, olsalardı durumu daha da karıştırırlardı. Zaten kendi evlilikleri sorunlu, bir de bunu çözmek onları çoktan aşardı. Kadın ile ben dertleştim sadece, sanırım kocanın da iş yerinde bir arkadaşı dertleşti. 

Senin anne-babanın da zor günler geçirdiğini anlıyorum. Ama sen yetişmişsin. Babalar kızlarına hiç kıyamazlar. Sen baban ile ilişkilerini sıcak tut. Annen kırılmıştır, affetse bile unutmamıştır. Baban muhtemelen yaptıklarından pişmandır ama erkekliğe sığdıramadığı için belli edemez. Kalpleri çeviren Allah'tır. Yeniden gerçek sıcak ilişkileriniz kurulur, yaralar sarılır.

Sulhun olmadığı durumlarda çözüm boşanmadır, onun için sulhtan sonrası zikredilmemiştir. 

@serpilyucel hocam ya ben bu konuyu biraz anladım sanki. Şu an biraz müsait değilim ama sonra ne anladığımı ayetlerle anlatacağım inşallah. Önce derlemem lazım. Kafamda yorumladım ve oturttum ama vaktim müsait değil şimdi. Birlikte bir değerlendirelim isterim. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@drobooss bekliyorum yorumlarınızı hocam ben de


   
dayssoon and Furkan reacted
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@drobooss bir de aslında bu konu kafama yatmisti ama Arap olan bir arkadaşıma sordum dedi ki islam dinine göre kadın akıl erkek duygu bakımından eksiktir bu yüzden bu çözüm daha uygundur evlilik ilişkisi biraz baba kız ilişkisi gibidir erkekler karısını korur mesela sen bir şey yaptığında baban sana kizabilir ama sen ona kızamazsın dedi ve bu kafamı baya karıştırdı yani ben kurani sadece tefsirlerden meallerden anlamaya çalışıyorum o direkt dilini biliyor açıkçası o dedikten sonra beni öyle bir vesveseye soktu ki günlerdir kafam yandı resmen o yüzden böyle sürekli soru sorup durdum yani


   
dayssoon and Furkan reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @zeyneppp

@drobooss bir de aslında bu konu kafama yatmisti ama Arap olan bir arkadaşıma sordum dedi ki islam dinine göre kadın akıl erkek duygu bakımından eksiktir bu yüzden bu çözüm daha uygundur evlilik ilişkisi biraz baba kız ilişkisi gibidir erkekler karısını korur mesela sen bir şey yaptığında baban sana kizabilir ama sen ona kızamazsın dedi ve bu kafamı baya karıştırdı yani ben kurani sadece tefsirlerden meallerden anlamaya çalışıyorum o direkt dilini biliyor açıkçası o dedikten sonra beni öyle bir vesveseye soktu ki günlerdir kafam yandı resmen o yüzden böyle sürekli soru sorup durdum yani

Boşver onların ne dediğini. onların anlayışları eksik o yüzdendir.

 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @zeyneppp

@drobooss bekliyorum yorumlarınızı hocam ben de

@serpilyucel hocam ayetleri okuduğumda o ayetin bütününe baktım,  erkekler kadınlar hakkında bazı sorular sormuş Peygamberimize. Allah ta hükmünü kitapta bildirdiğini söylemiş. Nisa suresinin başından okuduğumuzda sizin de daha önce söylediğiniz gibi çok eşlilik yetim kızların muhafazası için ve zor durumda olan kızlar,dullar veya cariyeler için bir kurtarıcı model,bir önerme. Yani toplumda eğer böyle ortada kalmış yetimler vs var ise bunlar ile evlenip bir nevi koruma ve geçimlerini sağlamak amacıyla uygulanılması istenilmiş. Yoksa Allahın çok eşliliği önerdiği de yok. Kadın için boşanmama hakkı ve ikinci eşe kadının rızası olmadan erkeğin kafasına göre davranmaya da hakkı yok olduğunu anladım. Çok fazla uzatmak istemiyorum hızlı hızlı yazmak zorundayım. 

Bakınız şimdi bu ayetleri değerlendirelim ne anlayacağız:

127. Kadınlar konusunda senden fetva isterler. De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor. (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size kitapta okunmakta olanlardır. Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.

128. Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise ’kıskançlığa ve bencil tutkulara’ hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

129. Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

130. Eğer ikisi ayrılacak olurlarsa, Allah her birine ’genişlik (rızık ve ihsan) kaynaklarından’ kazandırır (ihtiyaçlardan korur.) Allah, (rahmetiyle) geniş olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Şimdi esas konumuz olan 128. Ayete dönelim. Benim anladığım kadarıyla burada kocanın başka bir kadına ilgi duyması halinde, eğer kadın ayrılmak istemiyorsa, boşanmadan bir çözüm yolu getirilebileceğini, ayrılmak yerine ikinci eş alma konusunda anlaşabilecekleri yönünde bir çözüm önerisi olabilir diye anladım. 129. Ayete bakınca böyle bu böyle anlaşılıyor. Doğrusunu Allah bilir. 130 ayette ise kadının da eğer istemezse ayrılma hakkı olduğu anlaşılıyor diye yorumluyorum. 

Kusura bakmayın iyi açıklayamadım aslında. Fakat benim bakış açımla ayetleri  bir değerlendirirseniz sizler benim anlatamadığımdan daha iyi anlayacaksınızdır.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Walter Beyaz and Furkan reacted
CevapAlıntı
Walter Beyaz
(@heisenberg)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 517
 

@drobooss Çok mantıklı hocam. Elinize sağlık.

Öncesini ve sonrasını dikkate almadan değerlendirilen bir ayet ile önceki bölümleri izlenmeden, direkt sezonun ortasından başlanılan dizi aynı şeydir.


   
Furkan and dayssoon reacted
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

@zeyneppp @drobooss

Bu konuyu hemen kapatmayalım ve üzerinde biraz daha kafa yoralım diye düşünüyorum. 

Gönderen: @drobooss

Benim anladığım kadarıyla burada kocanın başka bir kadına ilgi duyması halinde, eğer kadın ayrılmak istemiyorsa, boşanmadan bir çözüm yolu getirilebileceğini, ayrılmak yerine ikinci eş alma konusunda anlaşabilecekleri yönünde bir çözüm önerisi olabilir diye anladım.

Buna belki de kadın olduğumdan katılamıyorum. Sulh durumuna gelmeden önce eşlere haram olan bir şeyin artık haram olmadığı söyleniyor. Sizin önerinizden gidersek, erkek nüşuz etmiştir. Kocalık görevini bırakmak üzere konumunu terk etmiştir. Bunu ikinci evlilik olarak yorumladık diyelim. Burada kadına önceden haram iken helal kılınan nedir? İkisine de günah yoktur dediğine göre kadına da yeni bir helal alanı açılmış olmalıdır. Bu elbette ki kadının ikinci evliliği olamayacağına göre başka bir şey olmalı.

Etrafımda örneklerini gördüğüm için aklıma gelen şu oluyor. Bir evin içinde yaşıyor eşler ama aynı yatakta yatmıyorlar, kırgınlar ama ayrılmıyorlar. Böyle yaşamak aslında her ikisine de başlangıç ayarları olarak haram. Ama evlilik başka türlü yürüyemiyorsa artık bu onlara helal kılınmış oluyor.

 

 

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @serpilyucel

@zeyneppp @drobooss

Bu konuyu hemen kapatmayalım ve üzerinde biraz daha kafa yoralım diye düşünüyorum. 

Gönderen: @drobooss

Benim anladığım kadarıyla burada kocanın başka bir kadına ilgi duyması halinde, eğer kadın ayrılmak istemiyorsa, boşanmadan bir çözüm yolu getirilebileceğini, ayrılmak yerine ikinci eş alma konusunda anlaşabilecekleri yönünde bir çözüm önerisi olabilir diye anladım.

Buna belki de kadın olduğumdan katılamıyorum. Sulh durumuna gelmeden önce eşlere haram olan bir şeyin artık haram olmadığı söyleniyor. Sizin önerinizden gidersek, erkek nüşuz etmiştir. Kocalık görevini bırakmak üzere konumunu terk etmiştir. Bunu ikinci evlilik olarak yorumladık diyelim. Burada kadına önceden haram iken helal kılınan nedir? İkisine de günah yoktur dediğine göre kadına da yeni bir helal alanı açılmış olmalıdır. Bu elbette ki kadının ikinci evliliği olamayacağına göre başka bir şey olmalı.

Etrafımda örneklerini gördüğüm için aklıma gelen şu oluyor. Bir evin içinde yaşıyor eşler ama aynı yatakta yatmıyorlar, kırgınlar ama ayrılmıyorlar. Böyle yaşamak aslında her ikisine de başlangıç ayarları olarak haram. Ama evlilik başka türlü yürüyemiyorsa artık bu onlara helal kılınmış oluyor.

 

 

@serpilyucel hocam, bu ayetlerde yatak ayırma gibi bir şeyden söz edilmemiş. O konu kadının nüşuzunda  kadının kendine gelmesi için yapılması isteniliyor. Burada ise erkeğin nüşuzu söz konusu. Muhtemelen kadın kocasının ayrılmasından, başka bir kadına gitmesinden,kendisini terk etmesinden endişe ediyor. Allah'ta buna bir çözüm getirilmesinin yolunu açıyor. Karı koca birlikte diğer kadını eş alma konusunda birlikte karar verebileceği ve bunun ayrılmaktan daha iyi olacağı şeklinde anlamıştım. Artı kadınların ikinci eş konusunda kıskançlık duyabileceği de ayriyeten bahsedilmiş ki bu da önemli bir detay. Yani Allah ikinci eş konusunda erkeğin ısrarcı bir tavır takınmasını da istemiyor. En son olarak da karı ve koca ayrılmak istedilerse de bunda da onlar için bir günah yoktur Allah her ikisini de lütfundan zengin eder diyerek bitirmiş. Yani böyle bir durumda isterseler ikinci eş ,isterlerse de ayrılık. Seçimi, kararı karı- kocaya bırakmış. Ben böyle anladım ama bu kesin böyledir de demiyorum. Siz büyüklerime bırakıyorum. Ben çok bilmişlik yapmayı da sevmem, sadece bu konuyu ben böyle anladım. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Furkan reacted
CevapAlıntı

Başa dön tuşu