Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Meariç 4. ayetin ge...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Meariç 4. ayetin gerçek anlamı.

(@muhammet)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1
Konu başlatıcı  

Kuran insanlığın yaşını bize mearic suresinde bildiriyor.

Mearic suresi
Mushaf sırasına göre 70. iniş sırasına göreyse 78. suredir. Mekke döneminde inmiştir.

(70:1) Bir istek(talep) sahibi, vuku bulacak azabı(kıyamet saatinin bilgisini) istedi.
Demek ki bu ayet bir talep ve soru üzerine inmiş. Bu talep sahibinin isteği peygamberin bahsettiği azabın ne zaman geleceğini beyan etmesidir.
(70:2) Kafirler için onu def edecek olan yoktur.
Yani Kuran'ın kafir(Gerçeği bile bile yalanlayan nankörler) dediği kimseler bu azabı ya yok sayıyor ya da kolayca atlatılabilir bir şey olarak görüyorlar.
(70:3) (O) mearic sahibi Allah'tandır.
Mearic عرج(a-r-c) kökünden türemiştir. (57:4) ve (70:4)'te yükselmek, (43:33)'te merdivenler, (15:14)'te yüksek bir yere çıkmak şeklinde Kuran'ın çeşitli ayetlerinde kullanılmıştır. Bundan dolayı Mearic'in kelime manası yüksek makam, yükseklikler, yukarıya çıkmak için gereken merdivenler şeklinde anlaşılmalıdır.

Peki birinci ayetteki sorunun ve bu kelimenin ne alakası var, iniş ortamını düşündüğümüzde, muhatap bundan ne anlıyor? Bunları anlamak için bu sureden hemen önce inmiş Hakka suresinin son ayetlerine bakalım. 

Hakka suresi
Mushaf sırasına göre 69. iniş sırasına göre 77. suredir. Mekke döneminde inmiştir.
(İniş sırası için bu linklere bakın:  bağlantı kaldırılmış  ,  bağlantı kaldırılmış )

(69:40) Şüphesiz ki o, kerim bir resulün kavlidir.
(69:41) O, asla bir şairin kavli değildir. Ne kadar da az iman ediyorsunuz.
(69:42)  O, asla bir kahinin kavil de değildir. Ne kadar da az tezekkür ediyor!
Yani Allah diyor ki, benim resullerimi kahinlerle, şairlerle karıştırmayın.
(69:43) Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Mesela; kahinler size kıyamet saatini verir ancak onun bilgisi yalnız Allah katındadır.

Kafir: Madem kahin ve şair değilsin, bu kitap Allah katındandır diyorsun...

(69:44) (O) bize (atfen) bazı sözler uydurmuş olsaydı,
(69:45) Elbette onun bütün gücünü alırdık.
(69:46) Sonra da can damarını keserdik.
(69:47) Ve sizden hiç kimse buna engel olamazdı.

Kafir:  ve sana vahyedenin onun adına yalan söylediğini engellediğini diyorsun ve sadece doğruyu anlattığını iddia ediyorsun...
 
(69:48) O, takva sahipleri için bir öğüttür.
(69:49) Biz, sizden onu yalanlayanları çok iyi biliyoruz.
(69:50) O, gerçeği yalanlayan nankörler için derin bir pişmanlıktır.
(69:51) Şüphesiz ki o, gerçeğin ta kendisidir.
(69:52) Yüce Rabbinin adını tespih et (yücelt)!

Kafir: sonra da bu kitabın öğütler ile dolu olduğunu, bizim onları yalanladığımızı hatta bizim bundan pişmanlık duyduğumuzu iddia ediyorsun, sonra da çıkıp bu kitap gerçeğin ta kendisidir diyorsun.

(Not: Ve Hakka suresi burada bitiyor.)

(70:1) Bir istek(talep) sahibi, vuku bulacak azabı istedi.

Bu yüzden soruyu soran kimsenin şunları kastetmiş olabileceğini düşünüyoruz:
"Madem kahin ve şair değilsin, bu kitap Allah katındandır diyorsun, ve sana vahyeden onun adına yalan söylediğini engellediğini diyorsun ve sadece doğruyu anlattığını iddia ediyorsun sonra da bu kitabın öğütler ile dolu olduğunu, bizim onları yalanladığımızı hatta bizim bundan pişmanlık duyduğumuzu iddia ediyorsun, sonra da çıkıp bu kitap gerçeğin ta kendisidir diyorsun, o halde biz de senden o günün ne zaman geleceğini söylemeni istiyoruz."

Mearic 2. 5. 6. ayetler ve onun nüzul ortamının Mekke olması, bu sureden önce inen Hakka suresinin de bu ayetler ile olan ilişkisi bize, birinci ayetteki soruyu soran şahsın kafir olabileceğine bir işaret olduğunu düşündürür. O halde ayetteki istek küçümseyici, alay edici bir üslup şeklinde anlaşılmalıdır. (Not: Tabii ki bu sadece bir yorumdur.)

(70:3) (O) mearic sahibi Allah'tandır.
Yani ayetteki vurgu şudur: "Azap gününü kahinler(69:42) yüksek makamdakiler değil yalnız Allah bilir." Gaipten haber verdiğini iddia edenler yüksek tepelere, kayalıkların ucuna, şatolara, yani ezoterik mekanlara mesken tutar ki, bununla muhataplarını etkileyebilsinler. Allah burada benzetme yapıyor ve hakikati onların kullandığı literatürü kullanarak açıklıyor.

Şimdi sureye devam edelim.  Dördüncü ayet şu şekilde çeviriyorlar:
Melekler ve ruh, miktarı elli bin yıl olan bir günde O'na yükselir.
Bu meal yaygın olmasına rağmen maalesef ayetin söylemeye çalıştığı şeyi gizliyor.Bu tercümeyi gören şahısta "ha demek ki dünyada gerçekleşen bir olay Allah'a 50000 yıl sonra ulaşıyor" algısı oluşuyor.  Oysa ki, ayet farklı şekilde de tercüme edilebilir. 

Ayeti kelime kelime tercüme edelim:

Ayetin ilk kısmı:
Ta'rucul - Yükselir
melaiketu - Melekler
ver ruhu - ve Ruh
ileyhi - O'na 
fi - içinde
yevmin - bir gün/dönem
Melekler ve Ruh ona bir gün içinde yükselir.

ikinci kısmı: 
kane - oldu 
Mesela: Bakara 34. ayet[...İblis secde etmedi, kibirlendi ve kafirlerden oldu(kane).]
mikdaruhu - onun miktarı
hamsine - elli
elfe - bin
seneh - sene
Onun miktarı elli bin sene oldu.

Yani ayetin doğru tercümesi 
"Melekler ve Ruh ona bir gün içinde yükselir. Onun miktarı elli bin sene oldu." şeklinde olacaktır.

Peki yaygın çeviri ile bunun arasında ne fark var? 

(70:4) Melekler ve Ruh ona bir gün/dönem içinde yükselir. Onun miktarı elli bin sene oldu.
a.) gün diye tercüme edilen Yevm kelimesi sadece 24 saatlik gün değil, aynı zamanda dönem manasına da gelir. Yani Melekler ve Ruhun  Allah'a yükselmesi bir dönem içindendir. Bu "Allah için bir süre bile değildir" anlamına da geliyor olabilir(7. ayetin izahında buna temas edilecek). 
b.) Burada bariz miktar geçtiği için, biz buna bin sayısında olduğu gibi "çokluktan kinayedir" diyemiyoruz. Yalnız şu sonucu çıkarabiliyoruz: Melekler ve Ruhun Allaha ilk yükselmesinden Hz Muhammed'e kadar elli bin sene geçmiştir. Allah bu süreye bir gün/dönem diyor. Aynı zamanda bu zamanın izafi oluşuna dair de güzel bir örnektir.
c.) Nasıl ki yüksek mekanlarda gaip ile ilgili bilgiler anlattığını iddia eden kahinler kehanetlerde bulunuyorlar, Allah ta halkın bildiği bu vaka üzerinden bir gaybi hakikati anlatıyor. 
d.) Peki Melekler ve Ruh ne demektir, kitabı tasarlayan bununla neyi kastetti? Bunu anlamak için bu kalıbın Kuran'da nasıl kullanıldığına bakmalıyız.
Bu kalıp Allah'ın kullarını bilgilendirme bağlamında kullanılıyor.

Nahl suresi 2. ayet
Kullarından dilediği kimseler üzerine "Benden başka ilah yoktur." şeklinde uyarmaları için melekleri, emrinden olan ruh ile beraber indirir. Öyleyse bana karşı takva sahibi olun.
(Not: Allah "dilediği kimseler" kısmı önemlidir.)
Ali İmran suresi 33. ayet
Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim Soyunu ve İmran Soyunu insanların üzerine seçti.

Kadr suresi 4. ayet
Melekler ve ruh, onda(ona o gecede) Rabb'lerinin izniyle her bir emir için iner dururlar.
(Not: Burada konu vahyin indirilişidir. Detayları için bu surenin tefsirine bakınız.)
Kadr suresi 1. ayet
Kuşkusuz, Biz onu kadr gecesinde indirdik.

Yani özetle Mearic 4. ayet bize diyor ki,  insanlara ilk inen vahiyden Hz Muhammed'e kadar elli bin sene geçmiştir. 

(70:5) O halde, güzel bir sabır ile sabret.
Yani onlara aldırma ve bekle.
(70:6) Onlar onu uzak olarak görüyorlar.
Özetlü kafirler "olsa bile, bizi yakalayamayacak" şeklinde düşünmektedirler.
(70:7) Biz onu yakın görüyoruz.
Bu ayette 4. ayete bir gönderme var.
50000 sene bir dönem içindendir. Aynı zamanda bu süre Allah için bir gündür.
Hacc suresi 47. ayet
Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Rabbin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin sene gibidir.
Yani mearic 4. ayetteki bir gün ibaresi "onun için bir süre bile değildir" anlamına geliyor.

Modern davranışın belirli arkeolojik sinyalleri ile bazı fosil çeşitleri arasında düz bir ilişki yoktur. Bazıları modern davranışın gelişimini 50.000 yıl öncesine dayanan ve anatomik açıdan modern insanların türleşmesiyle bir ilişkisi olmayan yeni bir olay olarak görmektedir (Klein 2009). Ancak birçok arkeolog modern davranışın gelişimini yaklaşık 200.000 yıl önce, Orta Taş Devri döneminde, Afrika'da ortaya çıkmış anatomik açıdan modern insanlar ya da Homo sapiens'lerle ilişkilendirir. Ancak modern davranış Avrupa Neandertalleri ve 200.000 yıl öncesinden evvel yaşamış hominin atalarımızla da ilişkili olduğundan bu resim net değildir (Deacon & Wurz 2001, Zilhão 2007, d'Errico et al. 2009, d'Errico & Stringer 2011).
bağlantı kaldırılmış


   
hakyolunda reacted
Alıntı
Konu Etiketleri

Başa dön tuşu