
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Selamın aleyküm hocam kuranda uyuşturcu madde ve onun gibi zararlı şeylerin tüketilmesi ile ilgili ayet varmıdır veya sağlığımızı korumamizi emreden ayet varmıdır
Bunu ateistler soruyorlar ama bu Kuran'ı sırf bir kanun kitabı sanmaktan kaynaklanan bir yanılgı. Kuran her yanlış hareketi tanımlamaz. İnsanların kendi oluşturdukları toplumsal yazılı ve yazılı olmayan kanunların yerini almaz. Bazı konularda hüküm vermiştir. Kuran'ın hüküm vermediği çok az durum sayabiliriz ama hüküm vermediği binlerce katı daha fazla durum sayabiliriz. Kuran bu yüzden her coğrafya da kendisine uyulabilen ve evrensel değeri olan bir kitaptır. Bütün kültürleri kurallar yığını ile tek bir kalıba sokmaz.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Değerli kardeşim
Yüce Allah (cc) Bakara suresi 219. ayette mealen şöyle buyurur;
“Sana içkiyi/uyuşturucuyu(hamr) ve kumarı sorarlar. De ki: ‘Bu ikisinde büyük bir günah vardır; insanlar için çıkarlar da vardır. Ama onların kötülüğü yararlarından çok daha büyüktür.'”
Hamr aklı örten şey manasına gelir.
Alimlerimiz şu iki ayetten yola çıkarak insann vücuduna zarar vermesinin haram olduğunu söylerler.
“Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”(Bakara, 2/195)
"Kendi kendinizi öldürmeyin." (Nisâ, 4/29 )
Uyuşturucu da bedene ve vücuda zarar verdiği için haram olmalıdır. Hadisleri kabul ediyor musun bilmem ama Resulullah (sav) şöyle buyurmaktadır,
"Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır." Tirmizi'de gelen bir diğer rivayette "tek yudumu haramdır" diye gelmiştir.
Ravi: Aişe
Kaynak: Ebu Davud, Eşribe 6, (3682, 3687); Tirmizi, Eşribe 2, 3, (1864,1867)
Konu sadece uyuşturucu meselesi Kuran'da var demekle bitmiyor. Çünkü Kuran'da insan muamelatlarının binlercesi açıklanmamış. Kuran'ı her insan amelini açıklayıp düzenleyen bir kitap olarak değil de Allah'ın insanlar için bazı hayati kuralları açıkladığı ve diğerlerini ise gerek kıyas gerek örfi, kültürel, vicdani kıstaslarla insanların kendilerine bıraktığı bir kitap olarak anlamak gerekiyor. Yoksa bir başka ateist "tecavüzün cezası neden yok, göz çıkarmanın cezası neden yok, laf atmanın cezası neden yok" vs. vs. diye sorar, hatta ateistlerin mantıksızlıkları, "kırmızı ışıkta geçmenin cezası neden yok, o halde Kuran günümüzde yetersiz" demeye kadar gider. Kuran'ı bir irşad kitabı olarak kabul etmek gerekiyor. Kuran'ı her kuralı açıklayan bir kitap olarak kabul etmek anlamsızdır. Kıyas ile vicdan ile akıl ile insanlar Kuran'ın bildirmediği kurallarını kendileri oluşturacaktır.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Dinimizde meseleler dört yöntemle çözülür, Kuran, sünnet, icma ve kıyas. Yani bir mesele Kuran'da verilmemişse sünnete bakılır, sünnette de her mesele olmayabilir, o zaman işinin ehli kişiler demokratik yönetimlerde olduğu gibi şura ile fikirlerini açıklarlar ve daha sonra oy çokluğu ile meseleyi karara bağlarlar. Buna icma denir. İcma yaparken kıyas yöntemi kullanılabilir. Kıyas bir durumu diğer durum ile karşılaştırarak sonuca gitmeye çalışmaktır. Örneğin Kuran'da içki aklı kapattığı için haram kılınmışsa kıyas yoluyla uyuşturucunun da haram olduğuna karar verilir. Dinin meseleleri karara bağlama yöntemi budur.
Burada dikkat edilmesi gereken meselelerden biri de Peygamberimizin sünnetine bakarken, olayların hikmetini, sebebini ve sonucunu yanlış anlamamaktır. Bunun için peygamberin sünnetine dayandırılan olay her açıdan incelenmelidir. Peygamberin karar vermesinde gözden kaçırdığınız bir sebep olursa çok mantıksız uygulamalar insanlar arasında sünnet diye anlaşılabilir ve kalıcı hale gelebilir. Örneğin peygamberimiz genel kurallar yanında bazen duruma göre istisnalar koyabiliyordu. O istisnalar o durumla alakalıdır, bunu genelleştiremezsiniz.
Mesela kalbi İslam'a ısındırılacak biri peygamberimize abdestin kendisine zor geldiğini söyleyince peygamberimiz ona sende abdestsiz namaza gel demiş diye rivayet var. Yıllar sonra Hz. Ömer artık abdestsiz gelmesine izin vermemiş, çünkü İslam'ı benimseme dönemini geride bırakmış. İşte Hz. Ömer gibi Peygamberimizin bir işi ne şartlarda yaptığını iyi anlayıp durumun genellenmesine meydan vermemek ve külli kararlar vermemek şartıyla Peygamberimizin sünnetinden örnekler çıkarılabilir. Bir işte şöyle düşünmek gerekir; Peygamberimiz bu durumda meseleyi en güzel ve kolaylıkla nasıl çözerdi? Peygamberimizin hareketlerini kendi toplumsal kültürü içinde değerlendirip kendi içinde bulunduğumuz toplumumuzdaki en güzel şeklini üretmek gerekir.
Örneğin Peygamberimiz Mescid-i Nebeviyi o günün şartları altında kerpiçle yaptıysa, kerpiçle ev yapmak sünnettir diye tutturmamak gerekir. Bunu kalıcı bir sünnete dönüştürmek yanlış olur. Burada sünnet olanın kerpiçle ev yapmak değil, devrinin en iyi malzemesiyle evi, mescidi yapmak olduğunu anlamak gerekir. Aynı zamanda Peygamberimiz kendi toplumunun giyiniş tarzına uygun ve edepli bir şekilde giyinirdi. Burada sünnet olanın Peygamberimizin giydikleri değil, Peygamberimizin kendi toplumuna uygun edepli bir giyiniş tarzı benimsemesi olduğunu anlamak ve sünnetin amacını karıştırmamak gerekiyor. Yoksa sünnet çok iyi bir yol gösterici iken, mantıksız kişilerin elinde dinin amacından saptırılmasında bir etken olarak kullanılabilir.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.