Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Kuran değiştirildi ...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Kuran değiştirildi mi? Ebu Ubeyd, “Fedailul Kur’an”, 2/146, hadis 699

(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

İsmail b. İbrahim bana Eyyub’dan, o Nafi’den, o da ibni Ömer’den anlattı, dedi ki: “Sizlerden hiç kimse “Kur’an tümüyle elimdedir” demesin! Bilemez ki, Kuranın çoğu yok olup gitmiştir. fakat “zahirde ne kadarı var o elimdedir” desin”

Ebu Ubeyd, “Fedailul Kur’an”, 2/146, hadis 699

Bir ateist bana bunu  dayanak göstererek Kur'an değiştirildi dedi bu yazan şey nedir gerçeklik payı varmıdır ?


   
Alıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Bu konuda yarım kalmış yazım üzerinde çalışıyorum. yakında paylaşmayı umuyorum.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
(@suzerain)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 27
 

bir sitedeki yazıyı direkt atayım

 

Herkesin bildiği gibi Kuranin bir hissesi gibi  nazil olup daha  sonradan  Nesh edilen bazı ayetler vardı.Neshetme, sözlükte giderme demektir. Güneş gölgeyi ortadan kaldırıp yok edince, Araplar, “Nesehat’iş-şems’üz-zille” yani, “Güneş gölgeyi giderdi (neshetti)” derler.Deyimsel anlamı ise; birleştirilmesi mümkün olmayan iki hükümden eski hükmün yürürlülüğünü kaybetmesi ve yerine başka bir hükmün yürürlüğe girmesidir. Başka bir tabirle şerii bir delil ile şerii bir hükmün kaldırılmasıdır.Hepimizin  az-çok Nesh edilmiş ayetler hakkında bilgisi vardır.Nitekim Allahu Teala yüce kitabinda şöyle buyurmakta:”“Biz bir ayetin hükmünü diğer bir ayetle değiştirirsek veya unutturursak (geri bırakırsak), ondan daha- hayırlısını yahut onun benzerini getiririz.”(Bakara, 2/106)

 

Onu söyleyeyim ki,İmam Suyuti kendi kitabinda bu hadisi “47-ci bölüm:”Nesh edilmek ve Nesh edilenler hakkında” isimli bir  başlık altında yerleştirmiştir(El-Itikan fil Ulum el-Kuran, Haeya el-Mesriye el-‘Aemeh lil-Kitab, Misir, 1974 cilt.3 sayfa.66, 82-83)

 

Aynı zamanda İmam Suyuti bu hadisi diğer bir kitabında “Neshler hakkinda bölüm” isimli başlık altında yerleştirmiştir(Mu’tarik el-Ekran fi İcaz el-Kur’an, Dar el-Kutub El-Ilmiye, Beyrut, 1988 cilt.1 p.95)

 

Suyutinin bu alintiyi aldiği İbni Ebu Ubeydin çalışmasında Bölümdeki ilk nakildir ve şu başlıktadır:”Vahiyden  sonra Kurandan nesh olunmuş bütün şeyler ve Mushafa konulmayanlar(hakkında)”(Feda’il ul-Kur’an, Dar Ibn Kesir, Dimeşk, 1995 cilt.1 sayfa.320)

 

Ibni Hacer rahimahullah nakli alinti yaparak onun anlami hakkında şu açıklayici bilgiyi vermektedir.Ibni Hacer yaziyor:

 

وقد أخرج بن الضريس من حديث بن عمر أنه كان يكره أن يقول الرجل قرأت القرآن كله ويقول إن منه قرآنا قد رفع

 

“Ibni El Zürey İbni Ömer hakkında nakletdi ki:O, bir kimsenin:”Ben Kuranin tamamini ezberledim” demesini sevmiyordu.Ve diyordu ki:”fakat (gerçek şudur ki) Kuranin bir kısmı Nesh edilmiştir”(Feth el-Bari, Dar el-Ma’rife, Beyrut 1379 A.H. cilt.9 sayfa.65)

 

Bu nakil İşin aslinda  Ibni Ömerin(r.a) Kurandan Nesh edilmiş ayetlere işaret etdiğini bize açıklamaktadır.

 

Ebu Bekir El Bakillani Muhteşem eseri  “el-Intisar li’l-Kur’an”(Kuranin Müdafaası) isimli kitabında İbni Ömer ve Übey İbni Kab hakkındaki iki hadisleri birlikte götürmüş ve ikisini birlikte değerlendirmiştir.İbni Kab(r.a) hakkındaki hadiste şöyledir:

 

ونحوُ روايةِ عبدُ الله بنُ عباسِ عن أبي أنه سمعه وقد قال له رجل: “يا أبا المنذر إني قد جمعت القرآن، فقال له: ما يدريكَ لعله قد سقطَ قرآن كثير فما وُجد بعد”.

 

“Ve benzer hadisi Abdullah Ibni Abbas Übey hakkinda(nakleder ki),ona bir kimsenin şöyle dediğini duydu:”Ey Ebu Munzir,Doğrusu ben kuranin hepsini elde ettim(ezberledim).O(Übey) ona dedi:”O (Kuranin tamamini) bilmiyor.Çünki Kuranin büyük bir kısmı Nesh edilmiş ve sonradan bulunamamıştır”(El-Intisar lil-Kur’an, Dar el-Feth/Dar Ibn Hazm, Amman/Beyrut, 2001 sayfa .406)

 

Daha sonrada şu açıklamayı yapar:

 

“Hiç kimsenin Nesh edilmiş hisselerle ve Nesh edilmişlerle birlikte Kuran gibi nazil olmuş şeylerin (hepsini) öğrendiğini iddia etmesi doğru değildir.Ve onlarin “sonradan bulunamadi” sözleri (vurguluyor) ki,günümüzde nesh edilmiş ve okumaktan vazgeçilmişlerle birlikte (Kuranin) tümünü hatirlayan birini bulamayız.Ve bu olacağa bağlanmiş olan birşeydir”((El-Intisar lil-Kur’an, Dar el-Feth/Dar Ibn Hazm, Amman/Beyrut, 2001 sayfa .408)

 

Peygamber efendimizin(s.a.s) bize biraktiği Kurandan hiçbirşey kaybolmamıştır:

 

Abdülaziz bin Rüfai naklediyor:”Şeddad bin Makil ve ben İbni Abbasın yanına dahil olduk.Şeddad bin Makil ona(İbni Abbasa) sordu:”Peygamber(s.a.s) (Kuranin dışında) birşey bırakmışmıdır?.O cevap verdi:”O(s.a.s) (Kuranin) iki kapağı arasındakinden başka birşey bırakmamıştır”.Sonra biz Muhammed bin el Hanefiyyeyi ziyaret etdik ve (ayni soruyu) ona sorduk.O cevap verdi:”Peygamber(s.a.s) Kuranın iki kapaği arasindakilerden başka birşey bırakmamıştır”(Sahih Buhari, kitap 61, Hadis 537)

 

Bu hadis Peygamber efendimizin(s.a.s) Biraktığı Kurandan hiçbirşeyin eksik olmadiğinin kanıtıdır.Hafız İbni Hacer yazıyor:

 

“Ve bu hisse Kurandan birçok şey onu bilenlerin vefat etmesiyle birlikte kaybolmuştur iddialarini reddetmek için hazırlanmıştir”((Feth el-Bari, Dar el-Ma’rife, Beyrut 1379 A.H. cilt.9 sayfa.65)

 

El Aynide aynı şeyleri söylemiştir(Umdah el-Kari, Dar el-Ahya el-Turas el-‘Arabi, Beyrut n.d. cilt.20 sayfa.36)

 

Şehabuddin el Alusi bütün meseleyi anlamaya yardimci olucak şu sözleri söyler:

 

“Doğrusu Onlar(Ehli sünnet alimleri) Kurandan hiçbirşeyin kaybolmadiğina ve bu gun elimizde bulunan iki kapak arasindaki gibi olduğuna dair icmaları vardır.Evet Ebubekr(Es Sıddıkın) zamanında Nesh edilmişler Kurani Kerime dahil edilmedi.ve Ebu Ubeyd tarafindan  Ibni Ömerden:”“Sizlerden hiç kimse “Kur’an tümüyle elimdedir” demesin! Bilemez ki, Kuranın çoğu yok olup gitmiştir. fakat “zahirde ne kadarı var o elimdedir” desin”-nakledilende böyledir(Tefsir Ruh el-M’ani , Dar el-Kutub el-Ilmiyye, Beyrut, 1415 A.H. cilt.1 sayfa.26)

 

Buharide nakledilen hadis çok mühimdir.”Peygamber iki kapak arasinda olandan başka birşey bırakmamıştır” diyenlerden biri İbni Abbastır ve İmam Bakillani tarafından alıntı yapılmıştır.Übey İbni Kab İbni Ömerle aynı şeyleri söylemiştir ve bu hadisler hakkında yorumlara ve başlıklara baktığımız zaman meselenin hakikati öne çıkmaktadır.İbni Ömer ve Übey İbni Kab asla Peygamber(s) efendimizin Ümmetine bıraktığı Kurani kerimde eksiklikler olduğunu kastetmemiş sadece Nesh edilmiş ayetler hakkına kendi fikirleri söylemişlerdir.İbni Hacerin İbni El Züreyin hadisinde daha belirgin şekilde açıklamaktadır

 

Doktor Sad Bin Abdullah el Hümeyyid “Sünnen Said bin Mensur” tahkikinde şöyle diyor:

 

“Ibni Ömerin sözlerinden açıkca görünüyor ki,Onun fikrine göre hatta Nesh edilmiş ayetler Nesh edildikten sonra  Kuran  adlanabilir veya bir zamanlar(Kuranin bir kismi olduğu için) (Kuran denebilir)”(Sunen Sa’id bin Mansur, Dar el-Sami’i, Beyrut, 1993 cilt.2 sayfa .433 n.2)

 

Yani kisaca İbni Ömerin(r.a) bu sözleri Nesh edilmiş ayetler hakkındadır.Rafizi at gözlüğüyle baktığı için gerçekleri görmemekte veya görmek istememektedir.

 

Onuda söyleyelim ki,Hadiste geçen “Kesir” sözü mükayiseli cümlelerde çok anlamında kullanılmaz.Bunu aşağıdaki hadisle özdeşleştirdiğimizde daha açık göre biliriz.Sad İbni Ebu Vakkas hazretleri malını sadaka etmek isterken Resulallahla arasında şu dialog geçer:

 

قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُوصِي بِمَالِي كُلِّهِ؟ قَالَ: «لاَ» ، قُلْتُ: فَالشَّطْرُ، قَالَ: «لاَ» ، قُلْتُ: الثُّلُثُ، قَالَ: فَالثُّلُثُ، وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ

 

Malımın üçte ikisini tasadduk etmek istiyorum!” dedim. Hemen “Hayır, olmaz!” buyurdular. “Yarısı?” dedim. Yine “olmaz!” buyurdular. Sonra O(s.a.s) ekledi. “Üçte birini mi? Üçte bir de çok.(وَالثُّلُثُ كَثِي) (Sahih Buhari, kitap 23, Hadis 383)

 

Sahih Muslim Tercümecisi onu şu şekilde koyar:

 

“Üçte birmi,Üçte bir oldukca önemli”( وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ)(Sahih Muslim, kitap 13, Hadis 3997)

 

Bilindigi üzere üçte bir geri kalan üçte ikiden fazla değildir fakat mükayiseli cümlelerde “Kesir”-“كثير”- sözü burada da kullanılmıştir.Ayni olarak,Nesh edilmişler mevcut olanlardan fazla değildir yani burada da ayni kelime kullanilmaktadır.Mükayiseli cümlelerde arap lisanini bilen bir kimse mantıken “Kesir” sözünü “Çok” anlaminda tercüme etmesi yanlıştır.O zaman,Ibni Ömerin(r.a) gerçek mesaji şöyle anlaşılmalıdır:

 

عن ابن عمر، قال: لا يقولن أحدكم قد أخذت القرآن كله وما يدريه ما كله؟ قد ذهب منه قرآن كثير، ولكن ليقل: قد أخذت منه ما ظهر منه

 

“ibni Ömer’den  dedi ki: “Sizlerden hiç kimse  “Kur’an tümüyle ezberledim” demesin! (bazi kisimlari Nesh olmamiştan önceki) Kuranin hepsini nasil bilebilir ki?(Nesh olunduğuna göre)Kuranın oldukca önemli bir hissesi yok olup gitmiştir. fakat (Neshten sonra)“zahirde ne kadarı var onu  ezberledim” desin”

https://arazhesenzade85.wordpress.com/2013/01/11/supheye-cevapibni-omer-kuranin-yarisi-yok-olup-gitmistir/


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Şu kişiden alıntılanmıştır: kurangunlukleri Tarih: 24 Şubat 2021, 17:30

Bu konuda yarım kalmış yazım üzerinde çalışıyorum. yakında paylaşmayı umuyorum.

İnşaallah hayırlısıyla tamamlarsınız.


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Şu kişiden alıntılanmıştır: suzerain Tarih: 24 Şubat 2021, 17:31

bir sitedeki yazıyı direkt atayım

 

Herkesin bildiği gibi Kuranin bir hissesi gibi  nazil olup daha  sonradan  Nesh edilen bazı ayetler vardı.Neshetme, sözlükte giderme demektir. Güneş gölgeyi ortadan kaldırıp yok edince, Araplar, “Nesehat’iş-şems’üz-zille” yani, “Güneş gölgeyi giderdi (neshetti)” derler.Deyimsel anlamı ise; birleştirilmesi mümkün olmayan iki hükümden eski hükmün yürürlülüğünü kaybetmesi ve yerine başka bir hükmün yürürlüğe girmesidir. Başka bir tabirle şerii bir delil ile şerii bir hükmün kaldırılmasıdır.Hepimizin  az-çok Nesh edilmiş ayetler hakkında bilgisi vardır.Nitekim Allahu Teala yüce kitabinda şöyle buyurmakta:”“Biz bir ayetin hükmünü diğer bir ayetle değiştirirsek veya unutturursak (geri bırakırsak), ondan daha- hayırlısını yahut onun benzerini getiririz.”(Bakara, 2/106)

 

Onu söyleyeyim ki,İmam Suyuti kendi kitabinda bu hadisi “47-ci bölüm:”Nesh edilmek ve Nesh edilenler hakkında” isimli bir  başlık altında yerleştirmiştir(El-Itikan fil Ulum el-Kuran, Haeya el-Mesriye el-‘Aemeh lil-Kitab, Misir, 1974 cilt.3 sayfa.66, 82-83)

 

Aynı zamanda İmam Suyuti bu hadisi diğer bir kitabında “Neshler hakkinda bölüm” isimli başlık altında yerleştirmiştir(Mu’tarik el-Ekran fi İcaz el-Kur’an, Dar el-Kutub El-Ilmiye, Beyrut, 1988 cilt.1 p.95)

 

Suyutinin bu alintiyi aldiği İbni Ebu Ubeydin çalışmasında Bölümdeki ilk nakildir ve şu başlıktadır:”Vahiyden  sonra Kurandan nesh olunmuş bütün şeyler ve Mushafa konulmayanlar(hakkında)”(Feda’il ul-Kur’an, Dar Ibn Kesir, Dimeşk, 1995 cilt.1 sayfa.320)

 

Ibni Hacer rahimahullah nakli alinti yaparak onun anlami hakkında şu açıklayici bilgiyi vermektedir.Ibni Hacer yaziyor:

 

وقد أخرج بن الضريس من حديث بن عمر أنه كان يكره أن يقول الرجل قرأت القرآن كله ويقول إن منه قرآنا قد رفع

 

“Ibni El Zürey İbni Ömer hakkında nakletdi ki:O, bir kimsenin:”Ben Kuranin tamamini ezberledim” demesini sevmiyordu.Ve diyordu ki:”fakat (gerçek şudur ki) Kuranin bir kısmı Nesh edilmiştir”(Feth el-Bari, Dar el-Ma’rife, Beyrut 1379 A.H. cilt.9 sayfa.65)

 

Bu nakil İşin aslinda  Ibni Ömerin(r.a) Kurandan Nesh edilmiş ayetlere işaret etdiğini bize açıklamaktadır.

 

Ebu Bekir El Bakillani Muhteşem eseri  “el-Intisar li’l-Kur’an”(Kuranin Müdafaası) isimli kitabında İbni Ömer ve Übey İbni Kab hakkındaki iki hadisleri birlikte götürmüş ve ikisini birlikte değerlendirmiştir.İbni Kab(r.a) hakkındaki hadiste şöyledir:

 

ونحوُ روايةِ عبدُ الله بنُ عباسِ عن أبي أنه سمعه وقد قال له رجل: “يا أبا المنذر إني قد جمعت القرآن، فقال له: ما يدريكَ لعله قد سقطَ قرآن كثير فما وُجد بعد”.

 

“Ve benzer hadisi Abdullah Ibni Abbas Übey hakkinda(nakleder ki),ona bir kimsenin şöyle dediğini duydu:”Ey Ebu Munzir,Doğrusu ben kuranin hepsini elde ettim(ezberledim).O(Übey) ona dedi:”O (Kuranin tamamini) bilmiyor.Çünki Kuranin büyük bir kısmı Nesh edilmiş ve sonradan bulunamamıştır”(El-Intisar lil-Kur’an, Dar el-Feth/Dar Ibn Hazm, Amman/Beyrut, 2001 sayfa .406)

 

Daha sonrada şu açıklamayı yapar:

 

“Hiç kimsenin Nesh edilmiş hisselerle ve Nesh edilmişlerle birlikte Kuran gibi nazil olmuş şeylerin (hepsini) öğrendiğini iddia etmesi doğru değildir.Ve onlarin “sonradan bulunamadi” sözleri (vurguluyor) ki,günümüzde nesh edilmiş ve okumaktan vazgeçilmişlerle birlikte (Kuranin) tümünü hatirlayan birini bulamayız.Ve bu olacağa bağlanmiş olan birşeydir”((El-Intisar lil-Kur’an, Dar el-Feth/Dar Ibn Hazm, Amman/Beyrut, 2001 sayfa .408)

 

Peygamber efendimizin(s.a.s) bize biraktiği Kurandan hiçbirşey kaybolmamıştır:

 

Abdülaziz bin Rüfai naklediyor:”Şeddad bin Makil ve ben İbni Abbasın yanına dahil olduk.Şeddad bin Makil ona(İbni Abbasa) sordu:”Peygamber(s.a.s) (Kuranin dışında) birşey bırakmışmıdır?.O cevap verdi:”O(s.a.s) (Kuranin) iki kapağı arasındakinden başka birşey bırakmamıştır”.Sonra biz Muhammed bin el Hanefiyyeyi ziyaret etdik ve (ayni soruyu) ona sorduk.O cevap verdi:”Peygamber(s.a.s) Kuranın iki kapaği arasindakilerden başka birşey bırakmamıştır”(Sahih Buhari, kitap 61, Hadis 537)

 

Bu hadis Peygamber efendimizin(s.a.s) Biraktığı Kurandan hiçbirşeyin eksik olmadiğinin kanıtıdır.Hafız İbni Hacer yazıyor:

 

“Ve bu hisse Kurandan birçok şey onu bilenlerin vefat etmesiyle birlikte kaybolmuştur iddialarini reddetmek için hazırlanmıştir”((Feth el-Bari, Dar el-Ma’rife, Beyrut 1379 A.H. cilt.9 sayfa.65)

 

El Aynide aynı şeyleri söylemiştir(Umdah el-Kari, Dar el-Ahya el-Turas el-‘Arabi, Beyrut n.d. cilt.20 sayfa.36)

 

Şehabuddin el Alusi bütün meseleyi anlamaya yardimci olucak şu sözleri söyler:

 

“Doğrusu Onlar(Ehli sünnet alimleri) Kurandan hiçbirşeyin kaybolmadiğina ve bu gun elimizde bulunan iki kapak arasindaki gibi olduğuna dair icmaları vardır.Evet Ebubekr(Es Sıddıkın) zamanında Nesh edilmişler Kurani Kerime dahil edilmedi.ve Ebu Ubeyd tarafindan  Ibni Ömerden:”“Sizlerden hiç kimse “Kur’an tümüyle elimdedir” demesin! Bilemez ki, Kuranın çoğu yok olup gitmiştir. fakat “zahirde ne kadarı var o elimdedir” desin”-nakledilende böyledir(Tefsir Ruh el-M’ani , Dar el-Kutub el-Ilmiyye, Beyrut, 1415 A.H. cilt.1 sayfa.26)

 

Buharide nakledilen hadis çok mühimdir.”Peygamber iki kapak arasinda olandan başka birşey bırakmamıştır” diyenlerden biri İbni Abbastır ve İmam Bakillani tarafından alıntı yapılmıştır.Übey İbni Kab İbni Ömerle aynı şeyleri söylemiştir ve bu hadisler hakkında yorumlara ve başlıklara baktığımız zaman meselenin hakikati öne çıkmaktadır.İbni Ömer ve Übey İbni Kab asla Peygamber(s) efendimizin Ümmetine bıraktığı Kurani kerimde eksiklikler olduğunu kastetmemiş sadece Nesh edilmiş ayetler hakkına kendi fikirleri söylemişlerdir.İbni Hacerin İbni El Züreyin hadisinde daha belirgin şekilde açıklamaktadır

 

Doktor Sad Bin Abdullah el Hümeyyid “Sünnen Said bin Mensur” tahkikinde şöyle diyor:

 

“Ibni Ömerin sözlerinden açıkca görünüyor ki,Onun fikrine göre hatta Nesh edilmiş ayetler Nesh edildikten sonra  Kuran  adlanabilir veya bir zamanlar(Kuranin bir kismi olduğu için) (Kuran denebilir)”(Sunen Sa’id bin Mansur, Dar el-Sami’i, Beyrut, 1993 cilt.2 sayfa .433 n.2)

 

Yani kisaca İbni Ömerin(r.a) bu sözleri Nesh edilmiş ayetler hakkındadır.Rafizi at gözlüğüyle baktığı için gerçekleri görmemekte veya görmek istememektedir.

 

Onuda söyleyelim ki,Hadiste geçen “Kesir” sözü mükayiseli cümlelerde çok anlamında kullanılmaz.Bunu aşağıdaki hadisle özdeşleştirdiğimizde daha açık göre biliriz.Sad İbni Ebu Vakkas hazretleri malını sadaka etmek isterken Resulallahla arasında şu dialog geçer:

 

قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُوصِي بِمَالِي كُلِّهِ؟ قَالَ: «لاَ» ، قُلْتُ: فَالشَّطْرُ، قَالَ: «لاَ» ، قُلْتُ: الثُّلُثُ، قَالَ: فَالثُّلُثُ، وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ

 

Malımın üçte ikisini tasadduk etmek istiyorum!” dedim. Hemen “Hayır, olmaz!” buyurdular. “Yarısı?” dedim. Yine “olmaz!” buyurdular. Sonra O(s.a.s) ekledi. “Üçte birini mi? Üçte bir de çok.(وَالثُّلُثُ كَثِي) (Sahih Buhari, kitap 23, Hadis 383)

 

Sahih Muslim Tercümecisi onu şu şekilde koyar:

 

“Üçte birmi,Üçte bir oldukca önemli”( وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ)(Sahih Muslim, kitap 13, Hadis 3997)

 

Bilindigi üzere üçte bir geri kalan üçte ikiden fazla değildir fakat mükayiseli cümlelerde “Kesir”-“كثير”- sözü burada da kullanılmıştir.Ayni olarak,Nesh edilmişler mevcut olanlardan fazla değildir yani burada da ayni kelime kullanilmaktadır.Mükayiseli cümlelerde arap lisanini bilen bir kimse mantıken “Kesir” sözünü “Çok” anlaminda tercüme etmesi yanlıştır.O zaman,Ibni Ömerin(r.a) gerçek mesaji şöyle anlaşılmalıdır:

 

عن ابن عمر، قال: لا يقولن أحدكم قد أخذت القرآن كله وما يدريه ما كله؟ قد ذهب منه قرآن كثير، ولكن ليقل: قد أخذت منه ما ظهر منه

 

“ibni Ömer’den  dedi ki: “Sizlerden hiç kimse  “Kur’an tümüyle ezberledim” demesin! (bazi kisimlari Nesh olmamiştan önceki) Kuranin hepsini nasil bilebilir ki?(Nesh olunduğuna göre)Kuranın oldukca önemli bir hissesi yok olup gitmiştir. fakat (Neshten sonra)“zahirde ne kadarı var onu  ezberledim” desin”

https://arazhesenzade85.wordpress.com/2013/01/11/supheye-cevapibni-omer-kuranin-yarisi-yok-olup-gitmistir//blockquote >
Anladığım kadarıyla burda kast edilen kuranın değiştirildiği değil nesh ile  ilgili. Yani bir nevi kırpıp kuran tahrif oldu gibi göstermeye çalışmışlar bu rivayeti.


   
CevapAlıntı
(@suzerain)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 27
 
Şu kişiden alıntılanmıştır: ahmet57344 Tarih: 24 Şubat 2021, 17:44
Şu kişiden alıntılanmıştır: suzerain Tarih: 24 Şubat 2021, 17:31

bir sitedeki yazıyı direkt atayım

 

Herkesin bildiği gibi Kuranin bir hissesi gibi  nazil olup daha  sonradan  Nesh edilen bazı ayetler vardı.Neshetme, sözlükte giderme demektir. Güneş gölgeyi ortadan kaldırıp yok edince, Araplar, “Nesehat’iş-şems’üz-zille” yani, “Güneş gölgeyi giderdi (neshetti)” derler.Deyimsel anlamı ise; birleştirilmesi mümkün olmayan iki hükümden eski hükmün yürürlülüğünü kaybetmesi ve yerine başka bir hükmün yürürlüğe girmesidir. Başka bir tabirle şerii bir delil ile şerii bir hükmün kaldırılmasıdır.Hepimizin  az-çok Nesh edilmiş ayetler hakkında bilgisi vardır.Nitekim Allahu Teala yüce kitabinda şöyle buyurmakta:”“Biz bir ayetin hükmünü diğer bir ayetle değiştirirsek veya unutturursak (geri bırakırsak), ondan daha- hayırlısını yahut onun benzerini getiririz.”(Bakara, 2/106)

 

Onu söyleyeyim ki,İmam Suyuti kendi kitabinda bu hadisi “47-ci bölüm:”Nesh edilmek ve Nesh edilenler hakkında” isimli bir  başlık altında yerleştirmiştir(El-Itikan fil Ulum el-Kuran, Haeya el-Mesriye el-‘Aemeh lil-Kitab, Misir, 1974 cilt.3 sayfa.66, 82-83)

 

Aynı zamanda İmam Suyuti bu hadisi diğer bir kitabında “Neshler hakkinda bölüm” isimli başlık altında yerleştirmiştir(Mu’tarik el-Ekran fi İcaz el-Kur’an, Dar el-Kutub El-Ilmiye, Beyrut, 1988 cilt.1 p.95)

 

Suyutinin bu alintiyi aldiği İbni Ebu Ubeydin çalışmasında Bölümdeki ilk nakildir ve şu başlıktadır:”Vahiyden  sonra Kurandan nesh olunmuş bütün şeyler ve Mushafa konulmayanlar(hakkında)”(Feda’il ul-Kur’an, Dar Ibn Kesir, Dimeşk, 1995 cilt.1 sayfa.320)

 

Ibni Hacer rahimahullah nakli alinti yaparak onun anlami hakkında şu açıklayici bilgiyi vermektedir.Ibni Hacer yaziyor:

 

وقد أخرج بن الضريس من حديث بن عمر أنه كان يكره أن يقول الرجل قرأت القرآن كله ويقول إن منه قرآنا قد رفع

 

“Ibni El Zürey İbni Ömer hakkında nakletdi ki:O, bir kimsenin:”Ben Kuranin tamamini ezberledim” demesini sevmiyordu.Ve diyordu ki:”fakat (gerçek şudur ki) Kuranin bir kısmı Nesh edilmiştir”(Feth el-Bari, Dar el-Ma’rife, Beyrut 1379 A.H. cilt.9 sayfa.65)

 

Bu nakil İşin aslinda  Ibni Ömerin(r.a) Kurandan Nesh edilmiş ayetlere işaret etdiğini bize açıklamaktadır.

 

Ebu Bekir El Bakillani Muhteşem eseri  “el-Intisar li’l-Kur’an”(Kuranin Müdafaası) isimli kitabında İbni Ömer ve Übey İbni Kab hakkındaki iki hadisleri birlikte götürmüş ve ikisini birlikte değerlendirmiştir.İbni Kab(r.a) hakkındaki hadiste şöyledir:

 

ونحوُ روايةِ عبدُ الله بنُ عباسِ عن أبي أنه سمعه وقد قال له رجل: “يا أبا المنذر إني قد جمعت القرآن، فقال له: ما يدريكَ لعله قد سقطَ قرآن كثير فما وُجد بعد”.

 

“Ve benzer hadisi Abdullah Ibni Abbas Übey hakkinda(nakleder ki),ona bir kimsenin şöyle dediğini duydu:”Ey Ebu Munzir,Doğrusu ben kuranin hepsini elde ettim(ezberledim).O(Übey) ona dedi:”O (Kuranin tamamini) bilmiyor.Çünki Kuranin büyük bir kısmı Nesh edilmiş ve sonradan bulunamamıştır”(El-Intisar lil-Kur’an, Dar el-Feth/Dar Ibn Hazm, Amman/Beyrut, 2001 sayfa .406)

 

Daha sonrada şu açıklamayı yapar:

 

“Hiç kimsenin Nesh edilmiş hisselerle ve Nesh edilmişlerle birlikte Kuran gibi nazil olmuş şeylerin (hepsini) öğrendiğini iddia etmesi doğru değildir.Ve onlarin “sonradan bulunamadi” sözleri (vurguluyor) ki,günümüzde nesh edilmiş ve okumaktan vazgeçilmişlerle birlikte (Kuranin) tümünü hatirlayan birini bulamayız.Ve bu olacağa bağlanmiş olan birşeydir”((El-Intisar lil-Kur’an, Dar el-Feth/Dar Ibn Hazm, Amman/Beyrut, 2001 sayfa .408)

 

Peygamber efendimizin(s.a.s) bize biraktiği Kurandan hiçbirşey kaybolmamıştır:

 

Abdülaziz bin Rüfai naklediyor:”Şeddad bin Makil ve ben İbni Abbasın yanına dahil olduk.Şeddad bin Makil ona(İbni Abbasa) sordu:”Peygamber(s.a.s) (Kuranin dışında) birşey bırakmışmıdır?.O cevap verdi:”O(s.a.s) (Kuranin) iki kapağı arasındakinden başka birşey bırakmamıştır”.Sonra biz Muhammed bin el Hanefiyyeyi ziyaret etdik ve (ayni soruyu) ona sorduk.O cevap verdi:”Peygamber(s.a.s) Kuranın iki kapaği arasindakilerden başka birşey bırakmamıştır”(Sahih Buhari, kitap 61, Hadis 537)

 

Bu hadis Peygamber efendimizin(s.a.s) Biraktığı Kurandan hiçbirşeyin eksik olmadiğinin kanıtıdır.Hafız İbni Hacer yazıyor:

 

“Ve bu hisse Kurandan birçok şey onu bilenlerin vefat etmesiyle birlikte kaybolmuştur iddialarini reddetmek için hazırlanmıştir”((Feth el-Bari, Dar el-Ma’rife, Beyrut 1379 A.H. cilt.9 sayfa.65)

 

El Aynide aynı şeyleri söylemiştir(Umdah el-Kari, Dar el-Ahya el-Turas el-‘Arabi, Beyrut n.d. cilt.20 sayfa.36)

 

Şehabuddin el Alusi bütün meseleyi anlamaya yardimci olucak şu sözleri söyler:

 

“Doğrusu Onlar(Ehli sünnet alimleri) Kurandan hiçbirşeyin kaybolmadiğina ve bu gun elimizde bulunan iki kapak arasindaki gibi olduğuna dair icmaları vardır.Evet Ebubekr(Es Sıddıkın) zamanında Nesh edilmişler Kurani Kerime dahil edilmedi.ve Ebu Ubeyd tarafindan  Ibni Ömerden:”“Sizlerden hiç kimse “Kur’an tümüyle elimdedir” demesin! Bilemez ki, Kuranın çoğu yok olup gitmiştir. fakat “zahirde ne kadarı var o elimdedir” desin”-nakledilende böyledir(Tefsir Ruh el-M’ani , Dar el-Kutub el-Ilmiyye, Beyrut, 1415 A.H. cilt.1 sayfa.26)

 

Buharide nakledilen hadis çok mühimdir.”Peygamber iki kapak arasinda olandan başka birşey bırakmamıştır” diyenlerden biri İbni Abbastır ve İmam Bakillani tarafından alıntı yapılmıştır.Übey İbni Kab İbni Ömerle aynı şeyleri söylemiştir ve bu hadisler hakkında yorumlara ve başlıklara baktığımız zaman meselenin hakikati öne çıkmaktadır.İbni Ömer ve Übey İbni Kab asla Peygamber(s) efendimizin Ümmetine bıraktığı Kurani kerimde eksiklikler olduğunu kastetmemiş sadece Nesh edilmiş ayetler hakkına kendi fikirleri söylemişlerdir.İbni Hacerin İbni El Züreyin hadisinde daha belirgin şekilde açıklamaktadır

 

Doktor Sad Bin Abdullah el Hümeyyid “Sünnen Said bin Mensur” tahkikinde şöyle diyor:

 

“Ibni Ömerin sözlerinden açıkca görünüyor ki,Onun fikrine göre hatta Nesh edilmiş ayetler Nesh edildikten sonra  Kuran  adlanabilir veya bir zamanlar(Kuranin bir kismi olduğu için) (Kuran denebilir)”(Sunen Sa’id bin Mansur, Dar el-Sami’i, Beyrut, 1993 cilt.2 sayfa .433 n.2)

 

Yani kisaca İbni Ömerin(r.a) bu sözleri Nesh edilmiş ayetler hakkındadır.Rafizi at gözlüğüyle baktığı için gerçekleri görmemekte veya görmek istememektedir.

 

Onuda söyleyelim ki,Hadiste geçen “Kesir” sözü mükayiseli cümlelerde çok anlamında kullanılmaz.Bunu aşağıdaki hadisle özdeşleştirdiğimizde daha açık göre biliriz.Sad İbni Ebu Vakkas hazretleri malını sadaka etmek isterken Resulallahla arasında şu dialog geçer:

 

قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُوصِي بِمَالِي كُلِّهِ؟ قَالَ: «لاَ» ، قُلْتُ: فَالشَّطْرُ، قَالَ: «لاَ» ، قُلْتُ: الثُّلُثُ، قَالَ: فَالثُّلُثُ، وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ

 

Malımın üçte ikisini tasadduk etmek istiyorum!” dedim. Hemen “Hayır, olmaz!” buyurdular. “Yarısı?” dedim. Yine “olmaz!” buyurdular. Sonra O(s.a.s) ekledi. “Üçte birini mi? Üçte bir de çok.(وَالثُّلُثُ كَثِي) (Sahih Buhari, kitap 23, Hadis 383)

 

Sahih Muslim Tercümecisi onu şu şekilde koyar:

 

“Üçte birmi,Üçte bir oldukca önemli”( وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ)(Sahih Muslim, kitap 13, Hadis 3997)

 

Bilindigi üzere üçte bir geri kalan üçte ikiden fazla değildir fakat mükayiseli cümlelerde “Kesir”-“كثير”- sözü burada da kullanılmıştir.Ayni olarak,Nesh edilmişler mevcut olanlardan fazla değildir yani burada da ayni kelime kullanilmaktadır.Mükayiseli cümlelerde arap lisanini bilen bir kimse mantıken “Kesir” sözünü “Çok” anlaminda tercüme etmesi yanlıştır.O zaman,Ibni Ömerin(r.a) gerçek mesaji şöyle anlaşılmalıdır:

 

عن ابن عمر، قال: لا يقولن أحدكم قد أخذت القرآن كله وما يدريه ما كله؟ قد ذهب منه قرآن كثير، ولكن ليقل: قد أخذت منه ما ظهر منه

 

“ibni Ömer’den  dedi ki: “Sizlerden hiç kimse  “Kur’an tümüyle ezberledim” demesin! (bazi kisimlari Nesh olmamiştan önceki) Kuranin hepsini nasil bilebilir ki?(Nesh olunduğuna göre)Kuranın oldukca önemli bir hissesi yok olup gitmiştir. fakat (Neshten sonra)“zahirde ne kadarı var onu  ezberledim” desin”

https://arazhesenzade85.wordpress.com/2013/01/11/supheye-cevapibni-omer-kuranin-yarisi-yok-olup-gitmistir//blockquote >
Anladığım kadarıyla burda kast edilen kuranın değiştirildiği değil nesh ile  ilgili. Yani bir nevi kırpıp kuran tahrif oldu gibi göstermeye çalışmışlar bu rivayeti.

aynen öyle


   
CevapAlıntı
(@eness)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 18
 

Habil Ademoğlu'nun bu hadis ile alakalı bir videosu var


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Yazdığın site şiaların sitesi sanırım. Değişik iddiaları da var biraz baktım da. Tabii herşeyleri yanlış olamaz elbette yanlışlar içinde doğru da vardır. Mesela bu yazdığın faydalı. Ayetlere ekleme yapıyor o yüzden yazdım ben öyle anladım yanlışsam uyarın.


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu