Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Kur'an bize yetermi...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Kur'an bize yetermi?

Walter Beyaz
(@heisenberg)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 517
Konu başlatıcı  

Bazı Sünni veya Şii'ler, Sadece Kur'an ile dinin yaşanamayacağını ve bu yüzden ikinci kaynak olarak hadislerden yardım alınması gerektiğini söyler.

Bu gerçekten böyle midir? Dini yaşamak için Kur'an yetmiyormu? İllaki bir yerde mutlaka hadislerden yardım almak gerekiyormu?

Peygamberin tafsiyeleri o dönem için özelmiydi yoksa evrenselmiydi?

Eğer mutlaka hadislerdende yardım almak gerekiyorsa, hadislerde evrensel ise, o zaman niye hadislerdeki şeyler Kur'an'da geçmiyor? Önemli ise niye Kur'an'da yok?


   
a and dayssoon reacted
Alıntı
tarkaytekin
(@tarkaytekin)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 2
 
Gönderen: @tebriz-akhundov

Bazı Sünni veya Şii'ler, Sadece Kur'an ile dinin yaşanamayacağını ve bu yüzden ikinci kaynak olarak hadislerden yardım alınması gerektiğini söyler.

Bu gerçekten böyle midir? Dini yaşamak için Kur'an yetmiyormu? İllaki bir yerde mutlaka hadislerden yardım almak gerekiyormu?

Peygamberin tafsiyeleri o dönem için özelmiydi yoksa evrenselmiydi?

Eğer mutlaka hadislerdende yardım almak gerekiyorsa, hadislerde evrensel ise, o zaman niye hadislerdeki şeyler Kur'an'da geçmiyor? Önemli ise niye Kur'an'da yok?

Sadece Kur'an ile dinin yaşanmayacağı Kur'an'ın kendisinin dahi ifade ettiği bir mevzudur. Allah Teâlâ:

"Hayır, rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisa Sûresi 65)

Ayetinde, müminlerin aralarında çıkan ihtilaflarda Resûlullah'ı hakem kılmalarını ve verdiği hükme uymalarını söylemektedir. Eğer Kur'an dini ve ictimai her türlü meseleye kâfi olacak bir kitap olarak gönderilseydi, böyle bir âyet olmazdı. Kur'an yeter diyen birisi demelidir ki "Kur'an'da her ihtilafa bir çözüm vardır." hakikatte her ihtilafa bir çözüm yoktur. Demek ki Kur'an dini yaşamaya yetmemektedir. Eğer dense ki:

"Kur'an'ın tek başına dine kaynak olmaya ve dini yaşamamaya yetmemesi, Allah'ın kitabı eksik gönderdiği mânâsına gelmez mi? Eğer bunu söylersek Kur'an'a hata atfetmiş olmaz mıyız? 

Buna cevaben deriz: Ortada bir ürün varsa, bu ürünün iddiasına bakılır. Mesela meşhur bir porselen firması yeni bir bardak çıkarmış olsun, ve desin ki: "Bu bardaklar sayesinde artık meyve sularınızı rahatça içebileceksiniz." buradan anlaşılır ki, bardağın alınma ve kullanılma maksadı meyve suyunu rahat içmektir. Gâfilin biri bu bardağı alsa, içinde çocuğunu yıkamaya çalışsa, sonra çocuk içine sığmayınca "aman be, bu nasıl bardaktır? gayet yetersizdir!" dese, bu dediği yüz derece ahmaklık değil midir? Aynı şekilde Kur'an'ın insanlara gönderiliş maksadı bellidir. Dört bab altında yüzer sûre-i celile ile bu dört mühim meseleyi ele almıştır: Tevhid, Nübüvvet, Ahiret, Ahkâm (İbadet, ahlâk, hukuk). Kur'an bütün bu meseleleri en güzel şekilde, belâgat ve fesâhat ile beyân eder. Ancak bazı meseleler vardır ki, bunlar doğrudan Kur'an'da değil, belki tafsilat olduğundan, Vahy-i Gayri Metluv denilen Kitab dışı vahy ile bizlere bildirilmiştir. Misâlen; Allah Teâlâ:

وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُواْ أَيْدِيَهُمَا جَزَاء بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden kadının yaptıklarına karşılık bir ceza, Allah’tan bir ibret olarak ellerini kesin. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir. (Mâide Sûresi 38)

Buyurmuştur. Lakin hırsızın çaldığı mal değersiz olduğu hâlde kesilecek midir, hangi eli kesilecektir, ikisi birden mi kesilecektir vs. gibi tafsilata yer vermemiştir. Bu tafsilat ancak hâdisat vasıtasıyla bilinir.

İkinci Suâl: Peygamberin tavsiyeleri özel miydi yoksa evrensel mi?

Elcevâb: Haşr Sûresinde Allah Teâlâ "Peygamber size ne verirse onu alın, neyden nefyederse onu bırakın" demiştir. Eğer hadislerdeki hükümler o devir içinse, Kur'an'ında o devre has olması lazım gelir. Oysaki Kur'an'ın alemlere rahmet olup umumî olduğu bellidir. O hâlde hadisler de umumîdir, Yalnız içlerinde belli hâl ve şahıslara hâs olanlar da vardır. Misâl karnı ağrıyan bir sahabeye süt ve deve sidiğini karıştırıp içmesini söylemesi gibi.

Üçüncü Suâl: Mutlaka hadisler lazımsa ve hadisler evrenselse, bunlar niçin Kur'an'da geçmiyor?

Elcevâb: Bu sual oldukça saçmadır ve şayet bu sualleri aynı şahsın sorduğunu görmeseydim, bu son suali ilk iki suali sorandan farklı zannederdim. Yukarıda isbat ettiğimiz gibi Kur'an tafsilata ehemmiyet vermez. Bunları vahy-i gayr-i metluv olan hâdisat vasıtasıyla yapar. O hâlde zaten hâdisat ile beyân edilenlerin Kur'an'da olmasına ne lüzum vardır. Ki şayet hâdisattaki hükümler Kur'an'da olsaydı, aynı tahrifata maruz kalmış Tevrat ve İncil gibi, onlar ciltle olması lazım gelirdi. 

Gayret bizden tevfik Allah'tandır.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @tebriz-akhundov

Bazı Sünni veya Şii'ler, Sadece Kur'an ile dinin yaşanamayacağını ve bu yüzden ikinci kaynak olarak hadislerden yardım alınması gerektiğini söyler.

Bu gerçekten böyle midir? Dini yaşamak için Kur'an yetmiyormu? İllaki bir yerde mutlaka hadislerden yardım almak gerekiyormu?

Peygamberin tafsiyeleri o dönem için özelmiydi yoksa evrenselmiydi?

Eğer mutlaka hadislerdende yardım almak gerekiyorsa, hadislerde evrensel ise, o zaman niye hadislerdeki şeyler Kur'an'da geçmiyor? Önemli ise niye Kur'an'da yok?

Elbette Kuran'ı Kerim tek başına yeterlidir. Allah tüm hükümlerini ve insanlardan beklentilerini ,isteklerini,emirlerini ve nasihatlarını Kuran'la bildirmiştir. Neyin nasıl yapılacağını ise Peygamberimiz açıklamıştır. Teferruat isteyen elbette hadislerden de faydalanabilir. Yine tarihi veya toplumsal bilgiler edinmek isteyenler yine hadislere başvurabilirler. O günün şartlarını, hangi ayetin ne için, ne zaman inmiş olduğunu vs bu sayede daha iyi anlarlar. Yalnız, hadisler olmazsa Kuran anlaşılmaz bir kitaptı mantığı bu dine sonradan girmiş ve zararlı bir görüş olmuştur. Kurandaki bazı ayetleri öne sürerek hadisleri olmazsa olmaz gibi göstermek yanlıştır. Allah'ın Kuranda  bildirdiğine göre müminlerin herhangi  bir konuda birlikte düşünüp  şura ile karar vermesi istenmiştir. Hadisler gayri metluv vahiy olsaydı şura ile karar verilmesi istenmezdi.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Walter Beyaz, Furkan, a and 3 people reacted
CevapAlıntı
 CoC
(@coc)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 89
 
Gönderen: @drobooss

Hadisler gayri metluv vahiy olsaydı

Hadisler gayri metluv vahiydir hepsi olmasa da.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @coc
Gönderen: @drobooss

Hadisler gayri metluv vahiy olsaydı

Hadisler gayri metluv vahiydir hepsi olmasa da.

O sizin görüşünüz. Ben öyle düşünmüyorum.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
 
Gönderen: @coc

Hadisler gayri metluv vahiydir hepsi olmasa da.

Bende şöyle düşünüyorum. Peygamberin sözleri gayri metluv vahiy olsa bile hadis kitaplarında yazanların peygamber sözlerinin aynısı olduğu net değildir. Hattta aynı söz farklı kitaplarda farklı farklı rivayet edilmesi Peygamber sözlerinin orijinalliğini korumadığını gösteriyor. Bu yüzden orjinal Peygamber sözleri gayri metluv vahiy olsa bile hadis kitaplarında yazanlara böyle bir hüküm veremeyiz.


   
Furkan, Taha and dayssoon reacted
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @tebriz-akhundov

Bazı Sünni veya Şii'ler, Sadece Kur'an ile dinin yaşanamayacağını ve bu yüzden ikinci kaynak olarak hadislerden yardım alınması gerektiğini söyler.

Bu gerçekten böyle midir? Dini yaşamak için Kur'an yetmiyormu? İllaki bir yerde mutlaka hadislerden yardım almak gerekiyormu?

Peygamberin tafsiyeleri o dönem için özelmiydi yoksa evrenselmiydi?

Eğer mutlaka hadislerdende yardım almak gerekiyorsa, hadislerde evrensel ise, o zaman niye hadislerdeki şeyler Kur'an'da geçmiyor? Önemli ise niye Kur'an'da yok?

Kur'an tek başına kime yeter biliyor musun? Ancak peygamber efendimize yeter. Çünkü doğrudan muhatap olan ilk kişi o. O aldığını zaten hayatta tatbik ettiği için biz Kur'an'ın şu ayetinde şu demek istenmiş, bu mevzu şu ayet için inmiş diyebiliyoruz. Yoksa nasıl bilecektik bunları. Aksi takdirde herkesin kendi içtihadına yahut teviline kalsa idik, hadis olarak bugüne hiçbir şey ulaşmamış olsa idi imamlar ve hatta sahabeler ve tabiin Müslümanları neye göre tatbik edecekti Kur'an-ı hayatın içinde? Peygamber efendimizin tatbiki olmadan sadece Kur'an yeter bana demek biraz cesurca bir tavır. Neye göre, hangi kıstaslara göre davranacaksın ? Bunların dışında herkes ilmi ölçüsünde elbette Kur'an-ı Kerim'den nasiplenebilir. Herkes aynı ayetten kendi tecrübelerine göre farklı yorumlar çıkarabilir. Seni çarpan bir ayet diğerinde aynı tesiri bırakmayabilir. 


   
CevapAlıntı
Taha
 Taha
(@taha)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 628
 
Gönderen: @kemal

Kur'an tek başına kime yeter biliyor musun? Ancak peygamber efendimize yeter.

Bence bu çok yanlış bir düşünce. O zamanlarda okuma bilmek bir nimetti, şimdiki gibi herkes okuma yazma bilmiyordu bu yüzden işin ehli birinin açıklaması elbette çok daha etkili olacaktı. Bizim çağın insanlarının neredeyse hepsi okuma yazma biliyor artık. Okuyarak, düşünerek ayetler gayet de anlaşılabilir. O zamanın insanı bizim gibi bilgiye erişim kolaylığına, bilgi çokluğuna sahip değildi ki her şeyi hızlıca tamamen anlasınlar. Hadisler İslam tarihinin vazgeçilmezidir ben hadislere böyle bakıyorum. İslam tarihi, o dönemde yaşanılanlar, ayetlerin hangi sebepler üzerine inmesi gibi bilgiler için hadis ilmi muazzam bir nimet. Fakat Kur'an'ı "hadis olmadan anlaşılamaz, hadis olmadan İslam olmaz, hadisler vahiydir!" şeklinde gölgede bırakırsak bence çok yanlışa sapmış oluruz. Ben hep şunu düşünüyorum; Hadisler evrensel olacak olsaydı mutlaka Kur'an'da ayet olarak yer alırdı. Yani şimdi bir gayrimüslim: "Kutsal kitabınızı okumak istiyorum bana Kur'an'ı getirir misin?" diye söylese ne diyeceğiz al bu Kur'an ama yanında bir de hadis kitabı veriyorum bu olmadan anlaşılmaz mı diyeceğiz? O zaman demezler mi bu nasıl kutsal kitap ki hadisler olmadan anlaşılmıyor diye?

Gönderen: @kemal

Aksi takdirde herkesin kendi içtihadına yahut teviline kalsa idik, hadis olarak bugüne hiçbir şey ulaşmamış olsa idi imamlar ve hatta sahabeler ve tabiin Müslümanları neye göre tatbik edecekti Kur'an-ı hayatın içinde?

Ama hala bize ulaşanların hepsi yeterli değil. Düşündükçe, yorumlarımızı kattıkça yeni şeyler keşfediyoruz. Eski zaman insanının anlamaya teknolojisi yetmediği şeyleri modern teknolojiyle, ilimle anlayabiliyoruz. Tek bir anlayışla kalacak olsaydık nasıl öğrenecektik mesela müteşabih ayetlerin diğer anlamlarını?

Gönderen: @kemal

Neye göre, hangi kıstaslara göre davranacaksın ?

Bence belli bir kuralda davranmamıza gerek yok. Kur'an'ın ahlakına, kurallarına ters düşmediğimiz ve Kur'an'a ters bir şey söylemediğimiz sürece istediğimiz gibi davranabiliriz.

Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.


   
Walter Beyaz, Furkan, a and 1 people reacted
CevapAlıntı
a
 a
(@a)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 368
 

Ben yeter diyorum fakat hadislerin hepsini çöpe atmıyorum. Çok fazla uydurma/tahrif olmuş hadis olduğu kanaatindeyim ama aralarında gerçekten peygamberimize ait olan sözler olabilir diye yabana atmıyorum.

Peki neleri reddediyorum. Mesela hüküm yalniz Allah'ındır. Bu birçok ayette geçer ve Allah adına hüküm veren/iftira atandan daha zalimi olmadığını yine ayetlerden görüyoruz (Hud 18). Gel gör ki dinimizin içine işlemiş, güya peygamberimizin söylediği birçok Kuran dışı hükümler vardir. Örneğin sakal kesmek haramdır, dinden çıkan hatta namaz kılmayan öldürülebilir, şu kadar şu duayi okuyanin tüm günahları affolur, namazda ayakları yerden kesersen namazın bozulur Allah kabul etmez gibi. Haramlar ve yasaklar Allah tarafindan belirlenir. Eğer biri şu haramdır diyorsa bana ayetten delil getir demeliyiz. Eğer getiremezse Allah adına iftira atıyordur.

Ya da Kuranla çelişen hadisler konusu.. Bence bu hadislerin reddedilmesi Kuranı 1. plana alan her inanan için gerekli bir husustur. Şimdi bazı hadisleri ve zıttını söyleyen ayetleri atıyorum. Mesela kabirdekilerin işittiğini söyleyen hadisler(Fatır 22), Günahkar müslümanlar cehennemde günahı kadar yanar sonra cennete girer hadisi(Bakara 78-80), Midye gibi şu ayette belirtilmemiş birçok yiyeceğin haram kılındığını söyleyen hadisler(Enam 145)..

Evet, bu kadar tahrif olmuş hadis varken Allahin bizi hadisler konusunda yükümlü tutacağını düşünmek akla ve alttaki ayete aykırıdır:

Zuhruf 44: Şüphesiz ki o (Kur'an), senin ve kavmin için (gerçeği) hatırlatan (öğüt)tür. İlerde ondan sorgulanacaksınız.

E peki detaya girilmemiş ibadetlerde ne yapacağız diyenler için Bakara 67-73 ü okumalarini rica ediyorum. Örneğin namazda ayette belirtildiği gibi detaylarda boğulmayıp ibadeti askeri bir disipline sokmamamız gerektiğini düşünüyorum. Unutmayalim ki namazda amaç yalnız Allahı anmak/zikretmek ve O'nu unutmamaktır.

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.


   
Walter Beyaz, Taha, dayssoon and 1 people reacted
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 

Sadece Kur'an bize yeter deyip hadisleri birer atasözü, vecize mesabesine indiren her türlü görüşü çok tehlikeli buluyorum ve karşıyım. Bunun sonunun nerelere geldiğini bugün çok iyi görebiliyoruz. O yüzden dikkatli olunması gerektiği kanaatindeyim. Vesselam


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
a
 a
(@a)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 368
 

@kemal ateistlerle ne kadar tartışıyorsunuz bilmiyorum fakat benim tartıştıklarımın çoğu karşıma duyduğu hadislerle çıkıyor. "Yav boyle bişi Kuranda yok" diyorum. O da diyor ki "E o zaman niye tüm hocalar çıkıp bunlari anlatiyor" e haklı. Hadisleri din gibi gösterirsek içindeki çürük olanları ateistler kabak gibi suratımıza çarpar ve çarpıyor.Mesela adam hala Kuranda insanlık 7000 yıl önce başlamıştır ibaresi var saniyor...

Gerçek şu ki her duyduğu rivayete inanıp ortalıkta ballandıra ballandıra anlatan dinciler(isim vermeyeceğim) yüzünden ateizm artıyor. Bana göre İslamiyete en çok zarar veren kesim burasıdır ve sizin dediğinizin aksine asıl tehlikeli olan tayfa hadisleri vahiy olarak görenlerdir.

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @malii61

@kemal ateistlerle ne kadar tartışıyorsunuz bilmiyorum fakat benim tartıştıklarımın çoğu karşıma duyduğu hadislerle çıkıyor. "Yav boyle bişi Kuranda yok" diyorum. O da diyor ki "E o zaman niye tüm hocalar çıkıp bunlari anlatiyor" e haklı. Hadisleri din gibi gösterirsek içindeki çürük olanları ateistler kabak gibi suratımıza çarpar ve çarpıyor.Mesela adam hala Kuranda insanlık 7000 yıl önce başlamıştır ibaresi var saniyor...

Gerçek şu ki her duyduğu rivayete inanıp ortalıkta ballandıra ballandıra anlatan dinciler(isim vermeyeceğim) yüzünden ateizm artıyor. Bana göre İslamiyete en çok zarar veren kesim burasıdır ve sizin dediğinizin aksine asıl tehlikeli olan tayfa hadisleri vahiy olarak görenlerdir.

Bu konularda ateistlerle tartışmanın yersiz ve lüzumsuz olduğunu düşünüyorum. Biz ateistlere göre dinimizi yaşamıyoruz. Onlar siz doğrusunu anlatsaniz da bir kulağından girip bir kulağından çıkacak. Eğer sizi gerçekten anlamaya çalışmıyorsa...

Her hadis Kuran'da olmak zorunda değil. Zamanında aylar boyunca deve idrarı mevzuunu gündemde tuttular...Bu ne içindi? Burada suç ne "modernist" müslümanlarda idi ne de "dinci" dediğiniz Müslümanlarda idi. Ki ben iki tanımı da doğru bulmam....Sonra ne oldu deve idrarının zararlı olmadığı ortaya çıktı. Hatta bırakın zararını yararlı bile olduğu ortaya çıktı. Tabi zor şartlarda... çöl şartlarında. Acil durumlarda.. Yani ilim de peygamberimizin sözünü doğruladı. Bunların gündemde tutulmasının başka sebepleri vardı ama buna burada girmek meseleyi uzatır. 7000 yıl konusuna gelirsek. Bu ve benzeri sayıların Arapçada ne ifade ettiğini, Araplar arasında neye tekabül ettiğini bilmeden yapılan yorumlar da kargaşaya sebep olabilir. Bu sayılar çokluk ifade eder. Belirli bir zamanı ifade etmez. Bunu bilmeyen ateist tabiiki buradan saldıracak. Biz ona bunu nasıl anlatalım şimdi ? Eğer hadisin senetlerini, doğruluğunu tasdik edemiyorsak da ilmi usul dairesinde bunu yaparız. Anlayamıyoruz yahut Kuran'da geçmiyor diye kestirip atmayız. 

Dinci diye kastettiğiniz ve benim tamamına katılamayacağım ancak dediğiniz gibi bazılarına katılabileceğim bazı "hocalar" dine zarar veriyor doğru diyorsunuz. Ancak hakikat kimsenin tekelinde değil. 

Bu tartışmalar bizde yeni değil esasen. Son bir asırlık mesele.13 asır boyunca Müslümanların Kur'an ve sünnetle bir sorunu olmamış. Ne zamanki oryantalizm çıkışa geçmiş...ne zamanki Kur'an üzerinden bir açık kapı bulamayan müsteşrikler hadisler üzerinden İslama ve peygamberize saldırıya geçmiş işte o zamandan beri bunlar tekrar gündeme sokulur olmuş. O yüzden bizim bile bugün hadislere ve dinin kendisine bakışımız oryantalist etkiler taşıyor. Modernizmi ve oryantalizmi yeterince anlamadan suçu "modernist" ve "dincilerde" aramak havanda su dövmekten başka bir şey değil.

Peki ne yapılabilir. Herkes ihtisas alanına göre oturup birarada bu konuları tartışabilir. Ama ihtisas alanına göre. Yani C.T. bu konuda E.S.ye saygı duymak zorunda E.S. de C.T.nin ihtisas alanına saygı duymak zorunda. Ancak her ikisi de inatla dediğim dedik derse bu işler çözülmez, ilelebet devam eder. 


   
dayssoon and a reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kemal

Sadece Kur'an bize yeter deyip hadisleri birer atasözü, vecize mesabesine indiren her türlü görüşü çok tehlikeli buluyorum ve karşıyım. Bunun sonunun nerelere geldiğini bugün çok iyi görebiliyoruz. O yüzden dikkatli olunması gerektiği kanaatindeyim. Vesselam

Kemal kardeşim, senin neden böyle düşündüğünü az çok anladım. Hâdis inkarcılarının haddini aşan tuhaf Kuran yorumlamasından dolayı böyle düşündüğünüz belli. Onlar orta yollu olmaktan ne kadar uzaklaşmışlarsa hadislere Allah'ın  vahyidir ve bazı hadisler bazı Kuran ayetlerini nehyeder görüşünü savunanlar ve Kuranı hadisler açıklıyor yoksa anlaşılması mümkün değildi diyenlerde o nispette orta yoldan uzaklaşmışlar. 

Bizler hadis inkarcısı değiliz,sadece diyoruz ki hadisler Kuran ayetleri gibi değerlendirilemez, hadisler üzerinde düşünülür,tefekkür edilir. az bir yüzdesi gayri metluv vahiy olabilir ama neredeyse  tüm hadisler gayri metluv vahiydir denilmesine  karşıyız. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Furkan, İbn-i Sebîl, Walter Beyaz and 1 people reacted
CevapAlıntı
Walter Beyaz
(@heisenberg)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 517
Konu başlatıcı  

Cevap veren herkese çok çok teşekkür ederim. Kusura bakmayın, biraz geç gördüm. Forumda yoktum.

Çok yardımcı oldunuz. Özelliklede @malii61 cevabı bana çok mantıklı geldi. Zaten genellikle sitedeki çoğu kişi radikal ve aşırı sağcı/solcu olmaktan çok, mantıkçı ve ortacı. Bu forumu seviyorum.

Benim fikrimde çoğunuz gibi. Her hadis bi kenara atılmamalı ancak Allah'ın yerine hüküm veren ve Kur'an'a ve Bilime zıtt olan hadisler kesinlikle yanlıştır ve savunulası yönü yoktur.

Ancak yinede diğer hadislerin gerçekliği tam olarak belli olmadığı için ben tam olarak kabul edemiyorum. Kuran'daki bilimsel mucize içeren ayetler gibi hadisleri kabul ederim ancak diğer hadisler bence çok Agnostik kalıyor.

Ve bence biz hadisler olmadan dini yaşayabiliriz.

Bence hadisler çok çok önemli ve evrensel olsaydı, onlar Kur'an'ın içinde ayet şeklinde geçerdi.

Evrensel olan bişey için Allah'ın bize kesin kanıtlar sunması gerekmezmi? Mesela Kur'an gibi. Hadis gibi (bence) tartışmalı bir konu olduğu için evrensel olamaz.

Hadisleri kesin, 100% güvenilir bir kaynak olarak gören Bazı insanlar, "din emrediyor" adı altında çok iğrençlik yaptı. Dinden çıkanı öldürmekmi dersin, Baş örtüsünü sırf Deve hörüğü gibi kapattı diye cehennemlik olanmı dersin, deve sidiğinin çok faydalı olduğumu dersin, namaz kılmayan çocuğu dövenmi dersin, Kocası çağırdığı halde yatağa gelmedi diye melekler tarafından lanetlenenmi dersin, iyi/kötü farketmez, tüm gayrı müslimlerin sonsuz cehennemlik olduğumu dersin vb. Bitmez, bitmiyor. Allah belasını versin bu yalanları üreten kaynakların. Sırf bunlar yüzünden müslümanlar bölündü, bir biri ile kavga ediyor. Terör olayları çoğaldı vb.

Yanlış anlamayın, ben tüm hadisleri kastetmiyorum, öyle bir haddim yok. Ancak şöyle bişey varki, şu yukarıda okuduğunuz, Peygamber sözü olamayacak kadar iğrenç "hadisler" ile gerçek hadisleri ayırt etmek olmuyor. Yani Nesnel argümanlar yok. Ancak empati, vicdan ve ahlak yaparak hangisinin doğru veya yanlış olduğu anlaşılabilir ancak oda her kişide yok ayrıca göreceli bir mesele. Bence ahlak gerçek olsada insan için göreceli. Mesela ben küfür eden birisi değilim, dürüst olayım, sadece çok yakın arkadaşlarım ile küçük küçük küfürleşmeler oluyor, arkadaşcasına ancak ağzım gayet temizdir. Ancak her ortamda rahatça küfür eden insanları var. O insana göre normal. Yani ahlak insanlar için görecelidir. O yüzden yukarda yazdığım sözde "hadisleri" gerçek olanlardan ayırmak kesin olarak mümkün değil. Kesin kanıt yok, nesnel bir kanıt yok.

Çok özür dilerim herkesten, konuyu biraz uzattım. Kısacası bu konuda benim fikirlerim bunlar.

Hadisler kesin doğrulanabilir şeyler olmadığı için ben hadislerin evrensel olduğunu düşünmüyorum. Hadisler olmadanda islam yaşanabilir, hadisler, @taha dediği gibi tarihsel araştırmalar için önemlidir, o alanla ilgilenen insanları ilgilendirir. Ancak hadislerin hepsinide reddetmiyorum. Çünkü aralarında doğru hadislerde var fakat nesnel argümanlar ile ayırt edilemiyor. O yüzden bu konuda agnostik kalıyorum.

O yüzden Allah'ın yerine hüküm veren, Kur'an'a ve Bilime zıtt olan hadisleri kesinlikle reddediyorum.

Ahlak anlayışıma uygun olmayan, vicdanımın kabul edemediği hadisleri tam olarak reddetmiyorum ancak ciddiyede almıyorum.

Kuran'daki bilimsel mucizeler gibi, o dönem iddia edilmesi imkansız olan hadisleri kesinlikle kabul ediyorum. Çünkü bilimsel veya tarihsel mucize nesnel bir argümandır.

Geriye kalan ve aynı zamanda çoğunlukta olan hadislere ise agnostik bir şekilde yaklaşıyorum. Çünkü tartışmalılar, tam olarak doğrulanamıyor ve bana göre doğrulanamayan şeyin 100% güvencesi olmaz ve evrensel olamaz. Tekrar ediyorum, tam olarak reddetmem ancak tam olarakta kabul etmem.

Benim fikirlerim bunlar. Sizin yorumlarınızı okuyarak bu sonuca geldim. Doğrusunu Allah bilir, bana bunlar daha mantıklı geliyor. Yeniden herkese teşekkür ediyorum.


   
dayssoon and a reacted
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @drobooss

Kemal kardeşim, senin neden böyle düşündüğünü az çok anladım. Hâdis inkarcılarının haddini aşan tuhaf Kuran yorumlamasından dolayı böyle düşündüğünüz belli. Onlar orta yollu olmaktan ne kadar uzaklaşmışlarsa hadislere Allah'ın  vahyidir ve bazı hadisler bazı Kuran ayetlerini nehyeder görüşünü savunanlar ve Kuranı hadisler açıklıyor yoksa anlaşılması mümkün değildi diyenlerde o nispette orta yoldan uzaklaşmışlar. 

Hayır hayır bu kadar uçlarda değilim kardeşim.  Asla. Aslında benzer şeyi farklı şekillerde savunuyoruz. Ben hadislerin vahiy olarak değerlendirilip değerlendirilemeyecegi konusunda bir şey söylemedim. Bu konunun da uzmanı değilim. Netameli mevzular bunlar. Ancak karşı çıktığım toptancıların tavırları. Kesinlemelerde bulunmadan önce bir bilene danışmamız gerektiğini düşünüyorum. Kafamıza göre red veya kabul edilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum..


   
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Başa dön tuşu