
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Selamün aleyküm. İsra 59' da mealen:"Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz."buyrulmaktadır. Haşa öncekilerin yalanlamış olması Tanrı'yı mucize göndermekten nasıl alıkoyar? Ne denmek istenmekte ayette? Allah'a emanet olun.
Bu alıkoyma kısıtlıdır. Yani müşrikler dağın altına çevrilmesi gibi saçma isteklerinin gerçek olması hâlinde iman edeceklerini söylüyorlardı. Tabii ki de Allah bunların yalan söylediğini biliyordu. O yüzden izzetini düşürmedi ve bu istekler üzerine mucize göndermedi. Ancak bu olay dışında birçok mucize vardır. Kur'an da başlı başına mucizedir. Bu ayet genel bir anlam ihtiva etseydi Kur'an'ın da artık inmemesi gerekirdi.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
https://sorularlaislamiyet.com/bizi-alikoyan-sey-ayeti-ne-demektir
Şöyle bir yazı buldum, birkaç şey de ekleyeyim:
Önceki kavimlere intiham, korku olarak gösterilen mucizelerden sonra helak ediliyorlar.
Allah da öncekilerin de böyle mucize istemesine ve mucize görmelerine rağmen yine de inanmadıkları için azaba çarptırıldıklarını anlatıyor.
Eğer müşriklere mucize gösterilseydi iman etmeyeceklerdi ve azaba çarptırılacaklardı ama son azap kıyamet gününde olacak.
Burada da mucizelerin reddinin cezası azap olduğu için ve önceki küçük kavimlerden farklı olarak bu sefer azabın daha büyük ve daha ileriki zamanda olacağı için mucize gösterilmemiş olabilir.
Hatta yanlış hatırlamıyorsam yine başka ayetlerde de öncekilerin de mucize görürse iman edeceklerini söylemesine rağmen iman etmedikleri anlatılıyordu.
Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım, benim görüşlerim böyle.
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
Bu ayet yanlış çevriliyor. Doğru çevirisini Elmalılı Hamdi Yazır yapmış, şöyle:
İsra 59 : O istenilen ayetler (mu'cizeler) le risalet vermekten bizi men'eden de yoktur, ancak onları evvelki ümmetler tekzib ettiler (yalanladılar), Semud'e de gözleri göre göre o nakayı verdik de onunla kendilerine zulmettiler, halbuki biz o ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.
Ayetin Arapçasına bakarsanız aynen böyle.
Ve ma meneana en nursile bil ayati illa en kezzebe bihel evvelun, ve ateyna semuden nakate mubsıraten fe zalemu biha, ve ma nursilu bil ayati illa tahvifa.
Ve ma meneana en nursile bil ayati: Ayetler indirmekten bizi meneden yoktur.
İlla: Ancak
en kezzebe bihel evvelun: Evvelkiler onu yalanladı.
ve ateyna semuden nakate mubsıraten: Semude gözleri göre göre o nakayı verdik
fe zalemu biha: onunla kendilerine zulmettiler
ve ma nursilu bil ayati illa tahvifa: halbuki biz o ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.
Çeviriyi özensiz yapmanın anlamı ne kadar kaydırdığını fark ediyor musunuz. Buradaki karışıklık İlla kelimesinin kullanımından kaynaklanıyor. Elmalılı'nın belirttiği gibi illa kelimesinin "ancak" anlamı da var. Yani iki cümleyi bölüp birbirine bağlayan bir bağlaç kullanımı var. Kısaca Elmalılı'nın çevirisi bana daha doğru geliyor.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Aklıma şimdi geldi ki bu ayet şöyle daha doğru anlaşılabilir. Allah mucize isteyen kafirlerin mucizeyi görünce de inanmayacaklarını biliyordu. Çünkü kader programı sayesinde gelecekte olacak her şeyi bilir. Yani mucizeyi gönderse kaderin ne yönde akacağını bilir ve göndermese de ne yönde akacağını bilir. Allah kesin olarak görüyordu ki mucize gönderse tıpkı eski kavimler gibi yalanlayacaklar, inanmayacaklar.
Fakat "mucize göndeririz ama sizin onu yalanlayacağınızı biliyoruz" demek çok ikna edici bir ifade değil, çünkü müşrikler mucize getirirsen inanacağız diye söz verirken, temellendirilmemiş böyle bir söz geçersiz olur. Bunun yerine geçmiş seleflerini örnek göstermek daha mantıklı ve ikna edici belağatlı bir ifade olurdu. Bu yüzden Allah "sizin kesin olarak inkar edip alay edeceğinizi biliyoruz bundan dolayı göndermiyoruz" yerine "bizi bunu göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin gelen mucizeleri yalanlaması ve dolayısıyla sizin de yalanlayacak olduğunuzdan kesin emin olmamız" anlamında yargıyı temellendirmek için öncekiler örnek verilmiştir. Yoksa Allah'ın ne olup ne biteceğini bilmediğinden değil.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurangunlukleri hocam bir de "bu Kuran onlara yetmiyor mu? " diyor başka ayette. Bu da demek oluyor ki açık mucizeye sihir deyip iman etmeye direndikleri için, daha kalıcı ve sihir diyemeyecekkeri bir mucize olarak Kuran gönderdik, bu size yetmiyor mu diyor. Çünkü anlık olan mucizeyi sihir olarak tanımlıyolardı, o yüzden Allah hem son peygamber hem de tüm insanlığa gönderilmiş hz. Muhammede, sihir denilemeyecek kalıcı bir mucize olarak Kuranı gönderdi. Yani hadi bunu da inkâr edin! Hadi buna da sihir deyin! dercesine.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM