
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
How the Universe really makes something from nothing - Big Think Buradaki bilgilere göre sanal ortamda hiçlikten bir şeyler elde edilmesi başarılmış, bu doğru mu ?
Evrenin hiçten veya bir şeylerden yapılmasının Tanrı inancı ile alakası yok ki.
Hatta Allah'ın eldeki malzemelerden değil de yoktan yaratması daha cazibeli bir yaklaşım. Zaten bugüne kadar da İslam'da hep Allah yoktan yaratmış denilmiş.
Kuran bundan bahsetmemiş olsa bile Tanrı inancına zarar ya da yarar vermez, çünkü Tanrı'nın nasıl yaptığı sorusu ile Tanrı'mı yaptı sorusu birbirinden farklı ve alakasız sorular, ama yine de buna işaret eden ayetler de var.
Enam 101:
بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَنّٰى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُنْ لَهُ صَاحِبَةٌۜ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
O, gökleri ve yeri hiç yoktan, eşsiz ve benzersiz şekilde yaratandır. Eşi olmadığı halde O’nun nasıl çocuğu olabilir ki? Her şeyi O yaratmıştır ve O her şeyi hakkiyle bilendir.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Hocamıza katılıyorum ve şunu ilave ediyorum. "Hiçlikten" kasıt nedir. Haydi kuantum vakumunu da geçtik. Gerçekten hiçlikten kasıt nedir ve bilim bu "hiçlik" hakkında yorum yapabilir mi? Bence yapamaz. Hiçlikten kasıtlarının 0 olduğunu kabul etsek bile bu bilimin sahasına girmez. Çünkü o nokta bilinemez ve gözlemlenemez, bu da ampirik yöntemin dışına çıkar. Yani felsefe ve metafiziğin sahasına girer. Kabul edip etmemek, bilim oraya da burnunu sokabilir demek insanların tercihine kalmış tabii ki.
@kemal Aynen, az önce namaz kılarken bunu sormak da aklıma geldi. hiç yoktan bir evren kitabının yazarı Lawrence Krauss da hiçlliğin hiç bir şey olmaması değil maddenin olmaması anlamına geldiğini söylüyor. Yani maddeden önce kuantum vakumları vardı ve bunlar maddeyi oluşturdu diye iddia ediyor.
Mesela yukarıdaki verilen çalışmada da bilgisayar programına önce kuantum vakumları kodluyorlar. O kuantum vakumları madde oluşturuyor. Yani tamamen hiçlik diye bir şeyi teorize etmiyor. Sanırım yukarıda verdiğim ayeti de böyle anlamak lazım. Evren yoktu ama hiç bir şey yok değildi. Evren yokken benzersiz yaratıldı.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kemal Aynen, az önce namaz kılarken bunu sormak da aklıma geldi. hiç yoktan bir evren kitabının yazarı Lawrence Krauss da hiçlliğin hiç bir şey olmaması değil maddenin olmaması anlamına geldiğini söylüyor. Yani maddeden önce kuantum vakumları vardı ve bunlar maddeyi oluşturdu diye iddia ediyor.
Mesela yukarıdaki verilen çalışmada da bilgisayar programına önce kuantum vakumları kodluyorlar. O kuantum vakumları madde oluşturuyor. Yani tamamen hiçlik diye bir şeyi teorize etmiyor. Sanırım yukarıda verdiğim ayeti de böyle anlamak lazım. Evren yoktu ama hiç bir şey değildi. Evren yokken benzersiz yaratıldı.
Yani bu çalışma da Krauss'un yönteminden mülhem oluyor o zaman hocam ?
Sorun fizikçilerin bahsettiği hiçlik ve felsefi olan hiçlik kavramlarının farklı olmasından kaynaklanıyor sanırım hocam. Ancak bazı fizikçiler bu kavramı suistimal ediyor gibi geliyor.
Yani bu çalışma da Krauss'un yönteminden mülhem oluyor o zaman hocam ?
Sorun fizikçilerin bahsettiği hiçlik ve felsefi olan hiçlik kavramlarının farklı olmasından kaynaklanıyor sanırım hocam. Ancak bazı fizikçiler bu kavramı suistimal ediyor gibi geliyor.
Aslında Tanrı'nın varlığı aleyhine kullanılabilecek bir teori değil ama anlatan ateist olduğu için ve halkın seviyesine göre karışık anlattığı için
ateist halk buradan bir şeyler çıkar zannediyorlar.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurtulusberzan Geçtiğimiz aylarda Risale-i Nur'da bir ayetin tefsirini okurken şöyle bir pasaj geçti:
كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَا
âyeti ise ikisinin bir maddeden beraber halkedilmiş ve sonra birbirinden ayırdedilmiş olduklarını gösteriyor.
Şeriatın nakliyatına nazaran, Cenab-ı Hak bir cevhereyi, bir maddeyi yaratmıştır.
Sonra o maddeye tecelli etmekle bir kısmını buhar, bir kısmını da mayi kılmıştır; sonra mayi kısmı da, tecellisiyle tekâsüf edip "zebed" köpük kesilmiştir; sonra Arz veya yedi küre-i arziyeyi o köpükten halketmiştir.
İşarat-ül İ'caz - 187
Burada mesela "köpükten" yani "zebed"den bahsedilmiş. Bana çok ilginç gelmişti. Tam da kuantum vakumu ve köpüğünün konuşulduğu dönemlerde.
Şeriatın nakliyatına nazaran derken neyi kasdediyor bilmiyorum ama gerçekten çarpıcı bir bilgi gibi geldi.
Şeriatın nakliyatına nazaran,
Yani eski alimler böyle naklederlerdi demek istemiş. Gerçekten de Erzurumlu İbrahim, Hakkı, İmam Gazali veya birçok eski filozofun eserlerine bakarsanız bu tür tasvirler doludur. Biraz kendi dönemlerinin evren anlayışlarını Kuran ayetleriyle mezcederek yaratılışı anlama çabasından doğmuş bu tür fikirler. Ama sonuçta insan tahminleridir, zamanla insani fikirler değişir, gelişir.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Sonra o maddeye tecelli etmekle bir kısmını buhar, bir kısmını da mayi kılmıştır; sonra mayi kısmı da, tecellisiyle tekâsüf edip "zebed" köpük kesilmiştir; sonra Arz veya yedi küre-i arziyeyi o köpükten halketmiştir.
Burada sanırım Dünya'nın ilk oluşmasında erimiş halde olan lavlar ve duman hallerinden bahsediyorlar. Sonra akışkan lavlar tıpkı volkanlardan akan ve sonradan köpükleşen lavlar gibi katılaşmaya ve daha da sonra toprağa dönüşmeye başlıyorlar. Anlattıkları sanırım bu ve buna uyuyor evet. Aşağıda lavın köpükleşme aşamasının resmi var.
Zaten bazalt taş dediğimizde bu köpük aşamasının sertleşmiş hali. Dünya'nın ilk haller bu bazalt taşlarla doluydu, sonradan basınçla sert kayalara ve toprağa dönüştüler.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurtulusberzan Burada arzdan bahsediyormuş evet. Bu konuda Erzurumlu Lütfullah Efendi adında, 18. yüzyılın sonlarında yaşamış başka bir müfessir de şöyle demiş mesela hocam. Benzer bir şekilde:
"Rivâyete göre, gökler ve yerler yaratılmadan önce arş su üzerinde idi. Allah Teâlâ suyu çok şiddetli bir şekilde ısıttı ve sudan buharlar yükseldi, peşine suyun üzerine rüzgârlar gönderdi ve böylece su köpük haline geldi. Yerleri bu köpükten, gökleri de işte bu, buhardan duhan (:duman) şeklinde yarattı ve her ikisine, “islediğim şekil, vasıf ve mahiyette
oluşmak üzere ister istemez geliniz” diye emretti. Allah Teâla burada hem yerlere hem de göklere birlikte “geliniz” emrini, “… Ve onun ardından yeryüzünü yuvarlatarak (ikamete elverişli) bir düzene koydu” (79. Nâziat, 30) âyetinden ötürü her ikisine de vermiştir. Çünkü önceki âyette de vurgulandığı gibi yer yüzü, göklerden “iki gün” önce yaratılmıştır"

