Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
Ben müslümanların açıklamalarının yanlışlarını göstermeyi sevmediğimden yazılarımda kimsenin anlayışını çürütmemeye çalışıyorum. Fakat insanlar bu farkı anlayamayıp yazılarımızı hafife alma seviyesine gelince, o sahiplendikleri anlayışlarının çürüklüğünü göstermek zorunda bırakıyorlar.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Ben müslümanların açıklamalarının yanlışlarını göstermeyi sevmediğimden yazılarımda kimsenin anlayışını çürütmemeye çalışıyorum. Fakat insanlar bu farkı anlayamayıp yazılarımızı hafife alma seviyesine gelince, o sahiplendikleri anlayışlarının çürüklüğünü göstermek zorunda bırakıyorlar.
Şöyle bilgiler buldum:
(MÖ 2400); ulusal bir tanrılığa ulaştı, ve daha sonra Amun ile birleşip Amun-Ra'yı oluşturdu. Ra diğer tanrılardan daha köklü bir yapıya sahip olduğundan çoğu olaylarda diğer tanrılara emir verdiği ve yönetici olduğu vurgulanmaktadır. Amun-Ra en güçlü tanrıydı ve Mısır'ı bir teokrasi'ye çevirdi. Sonraki zamanlarda; yeryüzü tanrısı Atum Güneş'i batıran tanrı olduğuna inanıldığı için; Ra'nın güneş battıktan sonraki haliydi. Khepri; güneşi gökyüzünde hareket ettiren tanrı; zamanla Ra'nın bir parçası oldu; Ra'yı doğan güneş kıldı.
Hepimizin bulmacalardan bildiği tanrı. Mısır’dagüneş tanrısı: yapıştır,RA.Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı ve insan biçiminde tasvir edilmiştir. Güneş, Ra’nın sembolüdür. Tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Phoenix’e benzer bir yanı vardır; her sabah ateşlerin içinden yeniden doğar. Bir inanışa göre: Mısır’ın tek tanrısı Ra’dır. Diğer tanrı ve tanrıçalar Ra’nın parçalarını oluşturmaktadır.
Ben müslümanların açıklamalarının yanlışlarını göstermeyi sevmediğimden yazılarımda kimsenin anlayışını çürütmemeye çalışıyorum. Fakat insanlar bu farkı anlayamayıp yazılarımızı hafife alma seviyesine gelince, o sahiplendikleri anlayışlarının çürüklüğünü göstermek zorunda bırakıyorlar.
Şöyle bilgiler buldum:
(MÖ 2400); ulusal bir tanrılığa ulaştı, ve daha sonra Amun ile birleşip Amun-Ra'yı oluşturdu. Ra diğer tanrılardan daha köklü bir yapıya sahip olduğundan çoğu olaylarda diğer tanrılara emir verdiği ve yönetici olduğu vurgulanmaktadır. Amun-Ra en güçlü tanrıydı ve Mısır'ı bir teokrasi'ye çevirdi. Sonraki zamanlarda; yeryüzü tanrısı Atum Güneş'i batıran tanrı olduğuna inanıldığı için; Ra'nın güneş battıktan sonraki haliydi. Khepri; güneşi gökyüzünde hareket ettiren tanrı; zamanla Ra'nın bir parçası oldu; Ra'yı doğan güneş kıldı.
Hepimizin bulmacalardan bildiği tanrı. Mısır’dagüneş tanrısı: yapıştır,RA.Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı ve insan biçiminde tasvir edilmiştir. Güneş, Ra’nın sembolüdür. Tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Phoenix’e benzer bir yanı vardır; her sabah ateşlerin içinden yeniden doğar. Bir inanışa göre: Mısır’ın tek tanrısı Ra’dır. Diğer tanrı ve tanrıçalar Ra’nın parçalarını oluşturmaktadır.
Mısır'da, Horus'un gözünün sanırım korumaya yaradığı inanılıyormuş. Hatta sanırım yine Ra'nın gözü de insanları yok etmek için kullanıldığına inanılıyormuş.
Kehf 90:
Nihayet Güneş'in doğduğu yere vardığı zaman, onu, kendilerini Güneş'e karşı koruyacak bir örtü yapmadığımız bir halkın üzerine doğarken buldu.
Burayı tam anlamadım, yukarıda bahsettiğim şeylere bir işaret olabilir mi?
Araf 132,133:
Dediler ki: "Bizi büyülemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz." Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.
Yukarıda Horus'un gözünün, Mısır inanışına göre koruyucu olduğuna inanıldığını söyledim. Acaba Araf suresindeki felaketler Horus'un gözünün koruyucu olduğu inanışının yanlış olduğunu göstermek için gönderilmiş olabilir mi?
Yukarıda söylediklerimi merak ettim ve "Güneş'in göze batması" meselesini tam anlayamadım.
Güneş, Ra’nın sembolüdür. Tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Phoenix’e benzer bir yanı vardır; her sabah ateşlerin içinden yeniden doğar. Bir inanışa göre: Mısır’ın tek tanrısı Ra’dır. Diğer tanrı ve tanrıçalar Ra’nın parçalarını oluşturmaktadır.
Güneş, gözü temsil ettiği için Ra'nın siyah gözünün içine çizilmiş bir güneş gördüğünü mü anlamalıyız?
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
Ben şahsen onların da yorumunu kabul ediyorum ama sizin söylediğiniz de mantıklı geliyor.
Ben onların görüşlerine hiç katılmadım, hiç bir zaman mantıklı bulmadım. her şey apaçık. Ayette buldu diyor. Eğer buldu kelimesinden gördü, gözüne öyle yansıdı şeklinde kast edilseydi daha açık olarak Raa ve nezere sözcükleri kullanması daha uygun olurdu. Bu kelimeler Kuran'da gördü anlamında kullanılır. Ayete "gözüne öyle göründü" anlamı vermek için hiçbir neden yok.
Şimdiye kadar onların görüşlerini çürütecek görüşleri yazmıyordum ama insanlar anlayamıyor, o yüzden bundan sonra hatalı yorumları da göstereceğim yazılarımda. İlk olarak bu yazıyı yeniden düzenleyerek nerede kendilerini kandırdıklarını anlatacağım. Eğer benim yazımda söylediklerim yani Ayn kelimesinin esasen göz anlamına geldiği konusunda itirazı olan varsa beklerim, çıksın yazdıklarıma itiraz etsin bakayım. İnsanların anlayış eksikliği beni en sonunda çileden çıkarıyor. Gerçekten sabretmek zor.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Ben onların görüşlerine hiç katılmadım, hiç bir zaman mantıklı bulmadım. her şey apaçık. Ayette buldu diyor. Eğer buldu kelimesinden gördü, gözüne öyle yansıdı şeklinde kast edilseydi daha açık olarak Raa ve nezere sözcükleri kullanması daha uygun olurdu. Bu kelimeler Kuran'da gördü anlamında kullanılır.
Şimdiye kadar onların görüşlerini çürütecek görüşleri yazmıyordum ama insanlar anlayamıyor, o yüzden bundan sonra hatalı yorumları da göstereceğim yazılarımda. İlk olarak bu yazıyı yeniden düzenleyerek nerede kendilerini kandırdıklarını anlatacağım. Eğer benim yazımda söylediklerim yani Ayn kelimesinin esasen göz anlamına geldiği konusunda itirazı olan varsa beklerim, çıksın yazdıklarıma itiraz etsin bakayım. İnsanların anlayış eksikliği beni en sonunda çileden çıkarıyor. Gerçekten sabretmek zor.
Neden kızdınız şimdi anlamadım? Ben yukarıda birkaç bilgi verdim ve hala güneşin göze batmasını tam anlayamadım? Siz güneşin göze battığı bir görsel koymuşsunuz ama onun haricinde bir görsel veya bilgi bulamadım.
Anladığım tek şey, Ra'nın gözünün veya vücudunun güneş ile simgelenmesi; peki güneş nerede göze batıyor?
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
Nihayet Güneş'in doğduğu yere vardığı zaman, onu, kendilerini Güneş'e karşı koruyacak bir örtü yapmadığımız bir halkın üzerine doğarken buldu.
Brası farklı bir yolculuğu, o yüzden farklı bir yer. Güneşin perdelenmediği yer kutuplar olduğu için burada klasik görüşler mantıklı geliyor. Yani kutuplardan bahsediyor olması lazım.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Neden kızdınız şimdi anlamadım? Ben yukarıda birkaç bilgi verdim ve hala güneşin göze batmasını tam anlayamadım? Siz güneşin göze battığı bir görsel koymuşsunuz ama onun haricinde bir görsel veya bilgi bulamadım.
Anladığım tek şey, Ra'nın gözünün veya vücudunun güneş ile simgelenmesi; peki güneş nerede göze batıyor?
Yok sana kızmadım. Sen güzel araştırıyorsun, devam et.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Yazıyı güncelledim. Zülkaryen'in gözüne öyle göründü diyenlerin sadece ona inanmak için öyle dediklerini de ekledim. Müslümanların görüşlerine muhalif olmayı sevmiyorum ama belki de yanlışları da söylemek lazım ki kimse gerçeği istihfaf etmesin. İlme mütevazilik gitmiyor biraz izzet kazandırmak da lazım.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Nihayet Güneş'in doğduğu yere vardığı zaman, onu, kendilerini Güneş'e karşı koruyacak bir örtü yapmadığımız bir halkın üzerine doğarken buldu.
Brası farklı bir yolculuğu, o yüzden farklı bir yer. Güneşin perdelenmediği yer kutuplar olduğu için burada klasik görüşler mantıklı geliyor. Yani kutuplardan bahsediyor olması lazım.
Burası Avustralya olabilir mi? Çünkü yaz boyunca Dünya'nın yörüngesi Avustralya'yı Güneş'e yaklaştırıyormuş. Bu yüzden %15 daha fazla UV'ye maruz kalınıyormuş.
Bu arada kutuplar neden perdelenmemiş, onu anlamadım. Zira kutuplarda Güneş ışınları en dar açıyla gelir ve zaten perdeye ihtiyaç olmaz.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)