Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
Başlıktaki Saffat 6 ayetiyle ilgili bilimsel hata iddiaları var. Araştırdığımda bir tek bizim sitede bi cevap bulabildim bu yüzden hocamıza teşekkür ediyorum. Fakat hocamızın açıklaması bir türlü kafama tam oturmadı. Bunun için bi konuşalım dedim.
Burada sanırım hocamız evrenin zaman bazında katmanlarını sıralamış (kaynağıyla birlikte) ve ayetin bu katmanlardaki en son katmana işaret ettiğini söylemiş. Aklımda soru kalmasın diye tamamen inkarcı kafasında düşünüyorum. Bu ayetin farklı bir ayette belirtilen 7 göğün en yakın olanı (1. gök gibi olabilir) değil de zamansal olarak sıralanmış katmanlardan bahsettiğini anlamamız için bizi motive eden bi işareti ya da yönlendirmesi var mı?
Nefsimi susturamamamın 🙂 diğer sebebi de linkteki şu resimde yıldızların oluşumunun zamansal olarak son katmanda olmaması. Yani yıldızların oluştuğu katmandan sonra bir de galaksilerin evrildiği katman var. Yani o sıralamaya göre de yıldızlar en yakın gök ifadesiyle uyuşmuyor gibi duruyor.
Aklımdaki sorular bu şekilde yardımcı olacaklara şimdiden teşekkür ediyorum.
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
Başlıktaki Saffat 6 ayetiyle ilgili bilimsel hata iddiaları var. Araştırdığımda bir tek bizim sitede bi cevap bulabildim bu yüzden hocamıza teşekkür ediyorum. Fakat hocamızın açıklaması bir türlü kafama tam oturmadı. Bunun için bi konuşalım dedim.
Burada sanırım hocamız evrenin zaman bazında katmanlarını sıralamış (kaynağıyla birlikte) ve ayetin bu katmanlardaki en son katmana işaret ettiğini söylemiş. Aklımda soru kalmasın diye tamamen inkarcı kafasında düşünüyorum. Bu ayetin farklı bir ayette belirtilen 7 göğün en yakın olanı (1. gök gibi olabilir) değil de zamansal olarak sıralanmış katmanlardan bahsettiğini anlamamız için bizi motive eden bi işareti ya da yönlendirmesi var mı?
Nefsimi susturamamamın 🙂 diğer sebebi de linkteki şu resimde yıldızların oluşumunun zamansal olarak son katmanda olmaması. Yani yıldızların oluştuğu katmandan sonra bir de galaksilerin evrildiği katman var. Yani o sıralamaya göre de yıldızlar en yakın gök ifadesiyle uyuşmuyor gibi duruyor.
Aklımdaki sorular bu şekilde yardımcı olacaklara şimdiden teşekkür ediyorum.
Yıldızlar bizim Dünya'mızdan baktığımızda bize göre en yakın semada parlıyorlar değil mi? Mars'tan baksan yine en yakın semada yıldızları görürsün veya başka bir galaksiden baksan yine aynı olur. Ben anlamıyorum bu ayetin neresine takıldığınızı? Evet bize en yakın sema yıldızlarla donatılmış ve süslenmiş. Yani burada devasa evrenin farklı katmanlarında ne olduğu bile bilim tarafından bilinmeyen bir konu. Tek bildiğimiz bize en yakın sema ve bu semanın yıldızlarla dolu olduğu. Hiç teleskop icat edilmediği zamanlarda da insanlar Dünya'dan semaya baktığında yıldızları görüyordu, gelişmiş teleskoplarla baktıklarında da yine trilyonlarca yıldız görülüyor. O halde ayetin ifadesinde çelişen bir şey var mı?
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@drobooss Nonteistler, ayette "en yakın" ifadesi kullanıldığı için bu ifadenin o devirdeki bi insan gözüyle gözlemlenip yazılacağını düşünüyor. Çünkü eskiden hubble olsun şimdi james webb olsun görüyoruz ki bizden milyarlarca ışık yılı uzakta da yıldızlar var. Eğer bu ayeti Tanrı gönderdiyse "en yakın" dan farklı bir ifade kullanması gerekir diyorlar.
Benim için de bu bi vesvese kaynağı oldu tabi.
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
@drobooss Nonteistler, ayette "en yakın" ifadesi kullanıldığı için bu ifadenin o devirdeki bi insan gözüyle gözlemlenip yazılacağını düşünüyor. Çünkü eskiden hubble olsun şimdi james webb olsun görüyoruz ki bizden milyarlarca ışık yılı uzakta da yıldızlar var. Eğer bu ayeti Tanrı gönderdiyse "en yakın" dan farklı bir ifade kullanması gerekir diyorlar.
Benim için de bu bi vesvese kaynağı oldu tabi.
Ama bu ayette kimsenin bilmediği bir şeyden bahsediliyor demedik ki bizler. Veya bu ayete mucize de demedik. Yanlış veya çelişki görüyorlarsa onu desinler. Kuran bir çok ayetinde insanların bildiği şeylerden bahseder zaten. Mesela güneşi kandil yaptık da deniliyor. Bu ayette bunun gibi bir ayet.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@drobooss Kimsenin bilmediği bir şey olmayabilir canım öyle tonla ayet var ama bilimsel olarak hatalı bir ayet yok. Burada direkt göğün yıldızlarla süslenmesi kullanılsa kimse bir şey demezdi zaten. Ayette "en yakın" kelimesi vurgulanmış. Allah tüm göğün yıldızlarla süslü olduğunu biliyorsa neden "en yakın" demiş? Soru bu özetle.
Hocamız yazısında bu ayet için çelişkiye değil aksine bir mucizeye işaret ediyor demiş. O yazıya cevaben sormuştum aslında.
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
@drobooss Kimsenin bilmediği bir şey olmayabilir canım öyle tonla ayet var ama bilimsel olarak hatalı bir ayet yok. Burada direkt göğün yıldızlarla süslenmesi kullanılsa kimse bir şey demezdi zaten. Ayette "en yakın" kelimesi vurgulanmış. Allah tüm göğün yıldızlarla süslü olduğunu biliyorsa neden "en yakın" demiş? Soru bu özetle.
Hocamız yazısında bu ayet için çelişkiye değil aksine bir mucizeye işaret ediyor demiş. O yazıya cevaben sormuştum aslında.
Demek ki evrenin en uzak katmanları yıldızlı değil.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Saffat/6 ayetinin bana göre müteşabihi olan Mülk/5 için şöyle bir cevap hazırlamıştım ama soran arkadaş yasaklandığı için cevabı atmamıştım. Şimdi atayım, buralarda bulunsun.
Mülk/5 ayetini kelime kelime çevirirsek;
Süsledik yakın göğü lambalarla, kıldık onu taşlamalar şeytanlar için ve hazırladık onlara çılgın alevli ateşi.
Burada yıldız yani ‘necm’ kelimesi geçmiyor. Onun yerine bakınca ışığı titrek görünen lamba kelimesi geçiyor. Demek ki yakın sema bakınca titrek görünen lambalarla süslü hale getirilmiş.
Aslında yıldızların ışıkları titreşmez ve göz kırpar gibi görünmez. Cepheid değişkeni yıldızlar da dahil olmak üzere, tüm yıldızların ışığı gece göğünde titreşir biçimde görünmeyecek kadar sabittir.
Fakat, yıldızın ışığı gözlerimize ulaşabilmek için gezegenimizin atmosferinden geçmek zorundadır ve işte o atmosfer geçişi sırasında ışığın titreşmesine neden olan olaylar gerçekleşir.
diyor kozmikanafor sitesi. Yani yakın göğü süsleyen yıldızlar değil, onların atmosferden geçen ışıkları. Ayetin bu kısmından, sonraki kısmında bahsedilen ‘ha’ zamirinin, yıldızların ışıklarını bize süslü gösteren atmosfer olduğunu anlıyoruz.
Atmosferin bir özelliğini de ayetin kalan kısmından öğreniyoruz.
Ayetin bu kısmını Türkçe karşılıkları ile şöyle çevirebiliriz.
….. kıldık onu (yakın göğü/atmosferi) taşlamalar şeytanlar (yoldan/rotadan sapanlar)için
Tamamı ile çevirirsek,
Yakın göğü lambalarla süsledik, onu (yakın göğü/atmosferi) rotadan/yoldan sapanlar için taşlamalar kıldık ve onlara (yoldan/rotadan sapanlara) çılgın alevli ateşi hazırladık.
Burada şeyatin kelimesinin özellikle seçildiği de görülüyor sanırım. Kelimenin anlamları arasında ip, yılan anlamları da var. Aynı kelime ile gözümüzde ip gibi, yılan gibi kayan, rotasından çıkmışlar canlandırılıyor. Bu rotasından çıkmışlara bugün meteor diyoruz. Bu meteorların atmosferde alev alarak yanmasının ise sürtünmeye bağlı ısı ve basınç dalgaları olduğunu biliyoruz. Taşlamalar tanımı bu dalgaların meteorlara taş gibi çarpmasından dolayı seçildiğini düşünüyorum.
68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com
Burada sanırım hocamız evrenin zaman bazında katmanlarını sıralamış (kaynağıyla birlikte) ve ayetin bu katmanlardaki en son katmana işaret ettiğini söylemiş. Aklımda soru kalmasın diye tamamen inkarcı kafasında düşünüyorum. Bu ayetin farklı bir ayette belirtilen 7 göğün en yakın olanı (1. gök gibi olabilir) değil de zamansal olarak sıralanmış katmanlardan bahsettiğini anlamamız için bizi motive eden bi işareti ya da yönlendirmesi var mı?
Ben hocamızın makalesini yeni okudum. Muhtemelen önceden de okumuştum ama hatırımda kalmamış. İkinci yaptığım yorumun fecaat olduğunu makaleyi okuyunca daha iyi anladım. O yüzden de özür diliyorum herkesten. Silme imkanına sahip olmama rağmen etik olmadığı için de silmiyorum.
Herneyse konunun anlaşılmayacak hiçbir tarafı yok. Konuyu nasıl zamansal olarak algıladığını anlamadım. O resimlerdeki yıllar evrenin en eski zamanlarının yıllarını göstermek için değil. Bigbangten bu yana evrenimizin farklı farklı katmanlardan oluştuğunu gösteren resimler. Aynen hocamızın anlattığı gibi evrenimiz katmanlardan oluşuyor ve en yakın katmanı ise yıldızlarla kaplı diğer katmanlarda ise yıldızlar yok. O yüzden de "en yakın gök" ifadesi bilimsel bir mucizedir.
Hocamızın makalesinin bir kısmını da alıntıladım:
Kuran “Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.” diyor. Çok doğru demiş ve bir mucize olarak bilimde şu an aynısını diyor.
Nasıl yani? Uzayın katları var da en yakın uzay katında yıldızlar mı var? Diğer katlarda yıldızlar yok mu yani? Evet, şu an bilim insanlarının tespitine göre aynen böyle. Uzay bigbang patlama noktasından itibaren oluşan yüksek sıcaklık ve hızın etkisine bağlı olarak atom ve atom altı parçacıkları birbirleriyle değişik düzeyde birleşmek zorunda kaldılar. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz madde ve atomlar yerine farklı farklı madde ve buna uygun gök cisimleri gelişti. Uzay farklı katmanlara sahip olarak genişledi. Farklı katmanların farklı fiziksel düzenleri, yasaları ve sabitleri var. En son kattaki, yani içinde bulunduğumuz kattaki fiziksel yasalar ise yıldızların ve galaksilerin oluşumuna izin verecek yapıdadır. Her katta zaman farklı akar, fakat diğer katların yasalarının tam olarak anlaşılması henüz mümkün değil.
2009 yılında Nasa tarafından uzaya gönderilen Planck uzay aracı tam da uzayın bigbang patlamasından bugüne oluşan tarihini ve farklı katmanlarını incelemek üzere uzaya gönderilmiş bir teleskoptur.Şuradan bakabilirsiniz.
İlgili yazı:31# Kuran'da matematik hatası var mı? Miras ayetleri ve nispi paylaşım oranları
Bu teleskobun evrenin en uzak köşelerinden aldığı kozmik ışımalar evrenin bigbang patlamasına doğru gidildikçe yapısının farklılaştığını ve bildiğimiz manada yıldızlar olmadığını gösteriyordu. Bu yüzden Planck teleskobunun verileri açıklandığı 2013 yılından beri bu konuda çok sayıda makale yazıldı. Marco Bersanelli, (Milan Üniversitesi, İtalya) bu konuyu şöyle açıklıyor: “Büyük patlamadan sonra Evren bugün içinde yaşadığımızdan çok farklıydı ve ilk yıldızların oluşması uzun zaman aldı.” Bulgular 13.5 milyar yıllık evrenimizin ilk 300-400 milyon yılından sonra yıldızların ve galaksilerin oluştuğunu gösteriyor. Bundan önceki katmanlarda ise yıldızlar yoktu. Aşağıdaki şekil Avrupa Uzay ajansının sitesinden alınmış olup burada anlatılanları daha detaylı bir şekildeşu adrestenokuyabilirsiniz. Şekilde solda ilk patlama ve evrenin katman katman değişimi ve en son katmanda ise karanlık madde ile örgülenen içinde galaksilerin oluştuğu katman görünüyor.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM