
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Kur'an'ı Kerim'de Rahman suresinin 24. ayetinde denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemilerden bahsedilir ve neredeyse meallerin ve tefsirlerin büyük kısmında bu ayet bu şekilde geçer. Ancak YouTube üzerinde Rahman suresi için hazırlanmış bir videoda ilginç bir şekilde tam bu ayetin geçtiği yere editörler (hayal güçlerini zorlayarak mı yoksa bilinçli bir tercihle mı yaptılar bilmiyorum) buz dağlarını eklemişler. Video zaten bu şekilde ilerliyor. Her ayet ve o ayetle ilgili fotoğraf ve görüntüler şeklinde... İngilizce bir kaynak olmasına rağmen hayal güçlerini bu şekilde kullanmaları hoşuma gitti ve kafamda bir şimşek çaktı. Acaba böyle bir mana olabilir mi diye sorgulamaya başladım. Kesik kesik aralıklarla da olsa yaklaşık iki haftadır kafamda bu ayet dönüyor. Ayetin dilbilimsel ve tefsir yönüne inecek değilim ancak araştırırken bu ayetin de müteşabih birtakım vasıflarının olabileceğini düşünmeye başladım.
Kuran-ı Kerim'de Buyuruldu ki:
Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O’nundur.
وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۚ ﴿٢٤﴾
Kaynak : Rahman Suresi, Ayet 24, Sayfa 532, Sure No 55, Cüz 27
Kur'an'da gemi için en çok "sefine" ve "fülk" kelimeleri kullanılıyor. "Cariye" kelimesi (çoğulu cevâr) kelimesi ise diğer iki kelimeye oranla daha az kullanılmış. Tahmin edilebileceği gibi kelimenin kökü "cereyan" ile aynı. Yani akıp gitmek, yürümek gibi manaları var malumunuz üzere. Bundan ötürü denizde akıp giden şey gemi olarak düşünülmüş. Ancak anlayamadığım nokta şu. Dağlar kadar yüksek olması sizce de garip değil mi ? Dağlar kadar yüksek gemiler o dönemlerde var mıydı? Hadi bunu Nuh aleyhisselamın gemisi için kullansa anlarım ancak gemiler demesi bir soru işareti bırakıyor. Meallerde علم/alem kelimesine dağ manası verilmesi ise ayrı bir mevzu. "alem" kelimesi genelde bayrak, işaret, nişane, güzide, seçkin gibi manalara geliyor. Dağ manası ikincil, üçüncül olarak verilebilir. Bunları eski müfessirleri küçük düşürmek için söylemiyorum ancak ayetteki kelimelerin çoğu asıl manasını içermiyor. Genelde yan anlamlar kullanılmış. Dağ olarak düşünülmediginde ise ayet "akıp giden işaretler, âlemler, nişaneler" gibi manalar da içerebilir.
Sözü uzatmadan buradan nasıl bir mana çıkarılabilir acaba diye sormak istiyorum. Yoksa eski müfessirlerin ve bugünkü müfessirlerin anlamlandırmaları çoğunlukla doğru mudur? Siz ne düşünüyorsunuz?
Kaynak:
Ayrıca hafızın tilaveti çok hoş. Tavsiye ederim. Rahman suresini hiç bu kadar güzel okuyan duymamıştım.
Rahman 24'te aslında akıp gitmek değil inşa etmek fiili var. Ama benzer bir ayet de Şura 32:
Denizdeki dağ gibi akıp giden gemiler O'nun ayetlerindendir.
Buradan aslında Allah'ın benzetme yaptığı ögelerin kendi varlığını açıklayan deliller olduğunu anlıyoruz. Yani dağlar ve denizde devrilmeden giden gemiler onun varlığının işaretleri. Mesela kainat için de alem denir ki bunun sebebi de Allah'ın varlığının işareti olmasıdır. O yüzden dağlar için alem denmiş olabilir.
Bilimsel yönden bu konuyu daha önce konuşmuştuk diye hatırlıyorum forumda. Bulursam linkini atacağım inşallah.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/f/s/denizde-daglar-gibi-akip-giden-gemiler-ne-demek/#post-4798
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Buradan aslında Allah'ın benzetme yaptığı ögelerin kendi varlığını açıklayan deliller olduğunu anlıyoruz. Yani dağlar ve denizde devrilmeden giden gemiler onun varlığının işaretleri. Mesela kainat için de alem denir ki bunun sebebi de Allah'ın varlığının işareti olmasıdır. O yüzden dağlar için alem denmiş olabilir.
Anladım. Buradaki benzetme ve Allah'ın varlığına, yaratmasına olan gönderme açık zaten. Demek istediğim acaba bu ayetlerde kasdedilen başka müteşabih durumlar da olabilir mi. Denizde dağlar kadar yüksek gemilerin akıp gitmesi o dönem için anlaşılabilir bir şey mi? Garip geldi bana.
Bilimsel yönden bu konuyu daha önce konuşmuştuk diye hatırlıyorum forumda. Bulursam linkini atacağım inşallah.
Konuyu açmadan önce araştırdım ama bulamadım. Tamam attığın linke de bakayım inşaallah. Teşekkür ederim.
Demek istediğim acaba bu ayetlerde kasdedilen başka müteşabih durumlar da olabilir mi. Denizde dağlar kadar yüksek gemilerin akıp gitmesi o dönem için anlaşılabilir bir şey mi? Garip geldi bana.
Müteşabih olan kısmı; gemilerin dağlar kadar büyüklüğü değil, "dağların da gemiler gibi yüzüyor olması" yani o ayette kimse o dönem için dağlar kadar büyük gemiler mi olur diye düşünmemiş ( demekki büyük gemiler varmıştı 1500 yıl öncesinde de. Tabi illa şu an yapılan devasa gemiler kadar büyük olması gerekmiyor)
"dağların da gemiler gibi yüzüyor olması" ise o dönem insanlarının bunu bilmesi mümkün olmadığı için müteşabih bir ayet. Yani yerkabuğunun tıpkı denizde yüzen gemiler gibi yüzdüğünü söylüyor ayet.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@kemal Güzel düşünceler bunlar. Fakat Şura 32'de de aynı kelimelerle cereyan eden gemilerden bahsetmesi ve peşine gelen ayette ise rüzgarın durmasıyla bunların da duracağının anlatılması bunların buz dağları olmadığını gösteriyor.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@drobooss Forumda daha önceki tartışmayı da okudum. Evet dağlar gibi yüzüyor demesi belki de farklı bir tektonik harekete atfen söylenmiş olabilir. Bu da mantıklı bir çıkarım.
Dağlar gibi yüksek gemilerden "buzdagları"nın kastedilmiş olması da mümkün geliyor. Yani bu ayet birkaç ana ve yan manayı barındırıyor olabilir.
@kemal Güzel düşünceler bunlar. Fakat Şura 32'de de aynı kelimelerle cereyan eden gemilerden bahsetmesi ve peşine gelen ayette ise rüzgarın durmasıyla bunların da duracağının anlatılması bunların buz dağları olmadığını gösteriyor.
O zaman iş değişir hocam 🙂 Bilmiyordum. O zaman burada tektonik bir harekete gönderme yapılması daha muhtemel.