Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Çok eşlilikte doğab...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Çok eşlilikte doğabilecek bir sorun?

İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @drobooss

Bana Halis Aydemir hocamızı dinlerken ne oluyor biliyor musun? Büyüleniyorum adeta. O'nun Arapça hitabetinde böyle ayetler kalbime saplanıyor gibi oluyor. Hani bir şeyi kalbinizde en derinde hissedersiniz ya işte öyle oluyor.  

Evet, tam olarak benim de yaşadığım bu. Çok güzel ifade etmişsiniz. 

???

Bir teslim olma hâlinden ziyade büyülenme hâli diyebiliriz. Allah Halis Aydemir hocaya ilim ve özellikle yüksek bir hitabet vermiş. 


   
CevapAlıntı
(@orhan-celik)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 1
 

@zeyneppp merhaba madem daha detaylı örenmek istiyorsun ya birde söyle düşün kuran bu konuda hüküm  vermiş olmasaydı o zaman daha karış ve düzensiz aile yapıları bozulmuş bir durum ortaya çıkmazmıy dı? Yanı şöyle bir adam evlik dışı bir birliktelik yaşıyor aynı kadın yine evlilik dışı bir başka adamla ilişki yaşıyor şimdi doğan çocuğun babası kim belirsizlik var bak işte tam da kuran burda devreye giriyor çok evlilik yapın demiyor yapacaksanız bu şekilde yapın diyor  ki doğan çocukların anası babası belli olsun birde o dönem için anlaşılamayacak bir çarpık ilişkilerin ve o ilişkilerden doğan sakat doğumların önüne geçmek istemiş.

Birde sana tavsiyem ayetleri yorumlarken o zaman yaşantısını bilmediğimiz için bugün den yorumlarken bezen kafan karışabilir yanı yaratan o dönem insanlar daha iyi anlasınlar diye anlayacakları şekilde ayetler indirmiş mesela o dönemde evrenden uzaydan doğal gazdan ozon tabakasında ve benzeri şeylerden daha ayrıntılı bilgi verseydi o zamanın insanları bunları tam anlamayabilirdi ama biz bunları şuan için daha iyi anlıyoruz ve bu kusursuz yaratılmış sistemin bir yaratıcısı olması gerektiğin düşüne biliyoruz değilmi?

O yüzden vardır bilemediğimiz bir hikmeti deyip Rabbimize sığınacağız .Allaha Emanet ol.


   
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@orhan-celik her şeyi anlıyorum ve yine de içimde anlayışsız bir taraf var ve ondan çok korkuyorum. Mesela bu konuları 1000 defa araştırmisımdir ama gereksiz bir yerde önümde patlayiveriyor. Dine saygısızlık yaparım diye kendime kızıyorum. Sabah kalkıyorum allahim iyi ki varsın dinin çok güzel birden kötü bir his dusuyor içime sonra geçiyor sonra yine geliyor. Geçmeyecek gibi geliyor artık psikolojim çok bozuldu. Eskisi gibi mutlu yapamıyorum ibadetlerimi. Her yanımda bir emin olamama hali. Korkuyorum... Bu soruyu sorup da başkalarını da vesveseye düşürürüm diye korkuyorum cevaplar güzeldi belki okuyanlar da faydalanır.


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @kemal

@zeyneppp Din adına konuşan herkesi çok ciddiye alıyorsunuz. Bir arayış dönemindesiniz. Böyle soruların kafanıza hücum etmesi normal. Hiç araştırmadığınız zamanlarda böyle soruların kafanıza gelmemesi sizce de garip değil mi? Neden araştırdığınız zamanlarda, üstelik doğrusunu öğrendiğiniz hâlde geliyorlar hiç düşündünüz mü? Önceden de söylemiştim size: Bu düşünceler insani düşünceler. İmana delalet eden düşünceler. Gömlek değiştirmek gibi bir şey değil bu... Şüphe olmasa sizi doğruya yönlendirecek araç ne olurdu ? Hepimiz önümüze ne konursa kabullenirdik.

Baktığınız tarafı ve algınızı değiştirirseniz bırakın kötü bir şey olmasını, şüphe nimettir bile. Gözünüzde büyütmeyin. Geçer bu zamanlar. Geçmez dediğiniz şimdi size ağır gelen, pireyi deve yaptıran şeyler bir zaman sonra çok komik gelecek.

Size şiddetle tavsiye edeceğim bir video var. Sabırla ve sakin bir kafayla dinlerseniz çok şey kazanırsınız. Not alarak dinlemeniz de alacağınız verimi artıracaktır:

@zeyneppp bu paylaşımdaki videoyu seyretmeni tavsiye ederim. 


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @zeyneppp

@orhan-celik her şeyi anlıyorum ve yine de içimde anlayışsız bir taraf var ve ondan çok korkuyorum. Mesela bu konuları 1000 defa araştırmisımdir ama gereksiz bir yerde önümde patlayiveriyor. Dine saygısızlık yaparım diye kendime kızıyorum. Sabah kalkıyorum allahim iyi ki varsın dinin çok güzel birden kötü bir his dusuyor içime sonra geçiyor sonra yine geliyor. Geçmeyecek gibi geliyor artık psikolojim çok bozuldu. Eskisi gibi mutlu yapamıyorum ibadetlerimi. Her yanımda bir emin olamama hali. Korkuyorum... Bu soruyu sorup da başkalarını da vesveseye düşürürüm diye korkuyorum cevaplar güzeldi belki okuyanlar da faydalanır.

Çok eşliliği Kuran övüyor olsa vesveseye düşebilirdin ama Kuran çok eşliliği övmediği gibi aslında çokta tasvip etmiyor olduğu anlaşılıyor "ne kadar istesenizde adaleti sağlayamazsınız" demekle.

Belki zinanın önüne geçmek için bir engelleyici yöntem olarak bile düşünebilirsiniz bu konuyu. Hani zina yapan bir erkeğe; "eşin yetmedi mi? Hadi yetmediyse 4 eşe kadar ruhsat tanımıştım zina edeceğine evlenebilirdin." demek için. Yani zina yapan erkekler için zinanın önünü kapatmak için çok mantıklı bir yöntem değil mi sizce? 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Walter Beyaz, Furkan, Kurtuluş Berzan and 1 people reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

Kuran ayetlerini bireysel düşünmeyin. Kuran bütüne hitap eder. Tüm toplumlara ve tüm insanlara seslenir. Evrensel boyutta düşünecek olursanız çok eşliliğin eski devirlerde tüm toplumlarda Kurandan önce de yaygın olduğunu ve yadırganmadığını anlarsınız. O zaman Kuran'ın niçin çok eşliliği yasaklamamış olduğunu anlarsınız. Diyeceksiniz ki artık devir değişmedi mi? Modern bir dünyada yaşamıyor muyuz? Çok eşlilik diye birşey kalmadı diye. Gizli ilişkiler,tek gecelik ilişkiler, zinanın zirvede olduğu bu devirde çok eşlilik anormal ve modernizme uymuyor öyle değil mi? Evlilik dışı ilişki istemeyen Allah, çok eşliliğe ruhsat tanıdı diye Kuran modern çağa hitap etmiyor mu? Buna sizden cevap bekliyorum. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@kemal senden ve kalan herkesten çok çok Allah razı olsun hepinizi çok seviyorum vakit ayırıp cevapladiginiz için çok teşekkürler hem güzel hocalar da tanıyorum böylece vaktimi ayırıp etraflıca izleyeceğim 


   
Walter Beyaz, Furkan, İbn-i Sebîl and 2 people reacted
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

Çocuklarım büyürken dini meselelerde soru sormaktan çekindiklerinde onlara 'Sorularınızı rahatça sorun. Siz henüz stajer Müslümanlarsınız. Sorularınızı sorup cevaplarına kalbiniz mutmain olmazsa ne stajınız biter, ne de mü'min sınıfına geçebilirsiniz', derdim. Hâlâ da aynı düşünüyorum.

(4/Nisa-3) Eğer yetimlere karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden o kadınlardan ikişer, üçer ve dörder evlenin. Eğer adaleti gözetememekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir.

Çok eşlilik ayeti bu. Ayet İngilizcedeki tabirle bir 'if clause' yani şart cümlesi. Bu şu demektir. Eğerli cümledeki olay gerçekleşmişse, devamındaki cümle yapılabilir. Ayet ne şart koşmuş: yetimler hakkında adaletsizlikten (buna biz ayete uygun olması için gıst diyelim, adalet ile farkına bir ara bakarız) korkmayı.

Yetimler İslam'ın en çok üstünde durduğu konulardan biridir. Bu da gayet doğaldır. Anne-babalar ve onların sahip olduğu evlat sevgisi, toplumsal hayatta bir çocuğun sahip olabileceği en üst korumadır. Bu korumadan mahrum olan yetimler, direkt olarak topluma zimmetlenmişlerdir. Bununla ilgili pek çok ayet vardır.  Toplumsal korumanın en üst seviyesi ise sanırım yetimleri olan kadınlarla nikahlanarak yetimlere aile ortamının verilmesidir. 

Ayetin birinci kısmı sağlandı ise yani erkek yakın çevresinde olan yetimlerin diyelim ki hamisi oldu ama gıstı sağlayamamaktan korktu ise kendisine helal olan ennisa kim, yani kiminle evlenecek. Burada olduğu gibi Arapçada belirlilik takısı olan 'el' takısı ile gelen isimler, bilinen isimlerdir. Yani bu kadınlara ait bazı bilgiler bize daha önce verilmiştir. Ben burada kastedilen ennisa'nın yetimleri olan kadınlar olduğunu düşünüyorum. Yani ayetin erkekten, yetimleri olan kadınlardan İslam'ın helal dairesinde kalanlarından uygun olanı ile evlenmesi fedakarlığını istediğini düşünüyorum. Tabii bu çok da kolay bir görev değil ve kaş yapayım derken göz çıkarma riski de var.

Çok emin olmamakla birlikte iki-üç-dört kadınla evlenin değil de ikişer, üçer, dörder evlenin ibaresinin bekar kadınla değil, çocukları olan kadınla evlenmekten dolayı kullanıldığını da düşünüyorum. Çünkü böyle bir evlilik de erkek aslında vahid yani tek kişi ile evlenmiyor ya da diğer bir tabirle hayatını birleştirmiyor, kadın ve çocuklarından oluşan minik bir topluluk ile hayatını bir araya getiriyor. 

Burada aklımıza Sevgili Nebi'mizin bu ayete rağmen neden çok evlilik yaptığı geliyor. Ayetleri değerlendirirken bize aktarılan tarihe göre karar vermek ne kadar doğru olur bilemiyorum? 'Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz.(4-Nisa/129)' diyen ayete rağmen çok evlilik yaptı mı, yaptıysa Hz. Hatice ve Hz. Mariye'den çocukları olmasına rağmen yaşlı eşlerini geçtim, genç eşlerinden neden çocukları olmadı, bunları bilemiyorum. Tek çıkarımım şu ki; 3.ayet bir erkeğe kafasına göre çok evlilik yapmasına izin vermez, 129. ayet ise çok eşliliği yok mertebesine düşürür. 

Bir çağa değil, çağlara hitap eden bir Kitab’ın çok eşliliği yasaklamasını biz kadınlar bile zaten beklemeyiz. Zaman zaman ama çok kısıtlı olarak çok eşlilik gerekebilir. Ama kadının fıtratına yerleştirilen kıskançlık bile bunun bir otoban değil ancak belli bir amaca hizmetle sınırlı bir patika olduğunun göstergesidir.

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

@serpilyucel merhaba,serpil abla mı desem bilemedim bu sayfaya girdiğimden beridir herkese çok yakın hissettim çünkü fikir olarak en mantıklı yaklaşımlara sahip insanlar buradaydı ama ben kötü hissettiğimde ve  kendim hakkında uzun bir yazı yazdığımda bana çok yakın gelmiştin çok sagol. Burada bahsettiğim yasamindaki kötü olayların çoğundan kurtuldum(Allah tekrar yaşatmasın) ama maalesef vesvese olayını atlatamadım(atlattım ama tekrar geldi) bunun nedeni ise dini anlamda hiçbir şey bilmediğimi düşünmem bu yüzden sürekli aklıma gelen en küçük şeyi İnternete yazıyorum ve tabii ki internetin de dini açıdan iyi kötü filtresi olmadığı için birçok şey kafama kazındı ve kalbime işlendi korku. Her etrafıma baktığım zaman insanları dinle yargılamaya başladım( bu gunah işliyorum mudur, bu yemeği alsam gunah olur mu ama neredeyse kafayı bozacak kadar büyük bir vesvese neredeyse her şey icin) senin cevapların benim endiselerimi çok geçiriyor(herkesin öyle bu arada kurtulus hoca,kemal,droboos falan çok güzel bir ortam iyi ki buldum) ama telefonu kapatır kapatmaz ya da sabah uyanınca vesvese olmasa bile üzgün bir hisle uyanıyorum diyorum dini mi. Ama buraya böyle merak ettiğim şeyler hakkında soru sorunca cevap gelmese bile üstümdeki yük kalkıyor belki cevabının mantıklı olacağını bildiğimdendir ya da insanlarla iletişim kurmak iyi geliyordur.

Buraya böyle uzun paragraflar eklemek biraz saçma gelebilir ama neden böyle sorular sorup böyle hissettiğimi de açıklamak istedim. Bir yazıda yazıldığı gibi ergenler hızlı kilciksiz cevap bekliyor iste


   
Kurtuluş Berzan, İbn-i Sebîl, Furkan and 1 people reacted
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 93
Konu başlatıcı  

Bu arada bu entryi görüp benim gibi düşünen bir kisi varsa ben buradaki cevapların hepsini yeter de artar şekilde düşünüyorum ama fazladan cevap arayan olursa caner taslamanin(ne kadar görüşleri bana uymasa da sevdiğim bir hoca) bu konudaki videosu da güzel 


   
Kurtuluş Berzan, İbn-i Sebîl, Furkan and 2 people reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @zeyneppp

Ama buraya böyle merak ettiğim şeyler hakkında soru sorunca cevap gelmese bile üstümdeki yük kalkıyor belki cevabının mantıklı olacağını bildiğimdendir ya da insanlarla iletişim kurmak iyi geliyordur.

Ben vesveseli değilim ama aynı senin gibi burada içimdekileri veya sorularımı veya aklıma takılan bir konuyu veya birisinin aklındaki soruyu,sorunu  çözmeye çalışmak beni de mutlu ediyor.  Buradaki sağduyulu insanların dinimize katkıda bulunması ,güzel fikirlerini nezih bir şekilde anlatması, farklı fikirlerin açığa çıkması, iletişimi düzgün insanlarla iletişim içinde olmak zihinsel,ruhsal ve fikirsel anlamda bana çok büyük zenginlik katıyor. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
Kurtuluş Berzan, İbn-i Sebîl, Furkan and 3 people reacted
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 
Gönderen: @zeyneppp

serpil abla mı desem bilemedim

Çevremde genelde abla deniyor, her ne kadar hafiften bir nene kıvamında olsam da abla olsun, genç hissettiriyor.

Bıçakların, pürüzlerini giderip keskinliğini yeniden kazandırmak için başka bir demirle bileriz.

Rabbim, insanların da birbirleri ile pürüzlerinden kurtulmalarını dilemiş, düzeni ona göre kurmuş. Onun için dili ve gönlü Allah diyen insanlar ile konuşmak, insanın pürüzlerini gideriyor, içini yumuşatıyor, umudunu artırıyor. 

Hem vesvese deyip geçmeyin, önemli bir silah olmalı ki şeytan, sadece bu silah verilince fit olmuş, başka bir silah istememiş.

Gönderen: @zeyneppp

Buraya böyle uzun paragraflar eklemek biraz saçma gelebilir ama neden böyle sorular sorup böyle hissettiğimi de açıklamak istedim. Bir yazıda yazıldığı gibi ergenler hızlı kilciksiz cevap bekliyor iste

Uzun paragraflar sorun değil, birbirimizi ancak bu paragraflarla tanıyoruz. Siz gençler istediği tarzda soru sorabilir, her türlü cevabı da isteme hakkına sahiptir. Biliyorsak ne âlâ, bilmiyorsak öğrenene kadar çabalarız ki bu da ibadettir. 

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
Kurtuluş Berzan, İbn-i Sebîl, Furkan and 3 people reacted
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Başa dön tuşu