
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Maide 55:Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.
Bakara 107:Bilmez misin ki, hakikaten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, hepsi O'nundur. Size de Allah'dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Bu ayetler benim biraz kafamı karıştırdı.
Bakara 107'de sizin veliniz sadece Allah denince sizin hiç arkadaşınız yok, anne babanız bile sizin dostunuz değil manası mı anlamışlar sahabeler? Böyle bir mana elbetteki mümkün değil. Sahabeler de böyle anlayamazlardı, aksi halde müslümanlarla bile dostluğu terk ederlerdi ki sadec Allah ile dost olalım. Oysa bu sözün sahibi bunu kast etmek istemez ve sahabeler de böyle anlamamışlardı elbette.
Bu ayetin kast ettiği mana açık aslında. Sizin Allah ve Allah'ın vesileleri hariç bir dostunuz yok demektir. Yani Allah dostunuz ve Allah için kurduğunuz dostluklar da Allah adına bir dostluktur. Yani müminlerle dost olmayın demiyor, çünkü zaten onlarla da Allah için dost oluyorsunuz, onların dostluğu da Allah hesabınadır...
Mesela sizin dostunuz ancak Türkiye Cumhuriyetidir dediğim zaman, anne babanızla dost olmanız, okul arkadaşlarınızla dost olmanız bu sözle çelişmez.
Bu kadar basit bir konu, soru çok ilkel bir soru...
İkinci iddia:
Soru 2'de nasıl bir çelişki görmüşler anlamadım. Kıyamet gününde dağlar saçıp savrulacak atılmış renkli pamuklar gibi etrafa dağılacak diyor. Serap olmuştur dediği ise dağlar dağılacağından yerlerinde yeller esecek demektir. belağatlı bir ifade ile anlatmış işte. Neresinde bir çelişki bulmuş bu akılsız atayizler.
Üçüncü iddia
Hakka 13: Artık Sur'a bir tek üfleyişle üflendiği zaman,
Naziat 6-7: gün sarsan sarsacak. Arkasından gelen onu izleyecek.Hakka 13'te surun bir üflemesiyle her şeyin başlayacağını yazıyor.
Naziat 6-7 'de ise surun sarsacağını ve arkasından başka bir şeyin geleceğini söylüyor. Arkasından gelenin tekrar bir sur sesi daha mı olacağını düşünmüşler? Yanlış düşünmüşler. Bu gelen için farklı ihtimaller olabilir. Örneğin
1. Felaketin gelişi olabilir
2. Bazı ayetlerde belirtildiği gibi meleklerin inmesi olabilir
3. Veya çok uzun bir zamandan sonra tekrar dirilme için surun tekrar gelişi olabilir ki bu sur birinci kıyamet başlatıcı sur değildir. Bu sur diriltici surdur.
Şimdi bunları ilk gördüğümde ben hemen anladım da bu kendini çok zeki zanneden ateistler neden bu kadar basit konuları idrak edemiyorlar? Çok hata yapıyorlar çok...
![]()
Hocam sizin bu açıklamanızı okudum fakat tam mutmain olamadım. Açıklamanızda başkalarıyla kurduğumuz dostluklar Allah için bir dostluktur demişsiniz fakat Allah ile dostluk başkalarının dostluğuyla bir olmaz ki hocam. Buradaki veli kelimesinin anlamının cümlelere göre farklı çevirmek daha doğru olmaz mı? Yani veli kelimesinin koruyucu,gözetici,dost gibi farklı anlamları var. Bağlama göre farklı çevirsek daha doğru olmaz mı?
اِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ ﴿٥٥﴾ (Maide 55)
Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren Müminlerdir.
اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ ﴿١٠٧﴾ Bakara 107)
Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Üstteki açıklama yeterli bence ama katkı sadedinde şunlar söylenebilir:
İki ayette de aslında yegâne ve aslî dostun (ve yardımcının) Allah olduğu, O'nun dışında, O'nun izni olmaksızın kimseyle hakiki bir dost olunamayacağı; hatta ,doğrudan, O'nun dışında GERÇEK hiçbir dostun olmadığı bildiriliyor ayetlerde. Bakara 107'de "O'ndan başka ne bir dost ne bir yardımcı olarak meallendirilen kısma aslında "HİÇBİR yardımcı ve dost yoktur" diye meal versek daha güzel olur. Çünkü bu iki kelime ayette belirlilik takısı "el" (İngilizcedeki the gibi) almamış yani O'nun dışındakilerin bir sınırı, haddi yok; Allah'tan hariç hiçbir şey HAKİKİ dost olamaz, ancak ikincil manada onlara "dost" denebilir.
Nitekim Maide suresinde de, dikkat edildiği zaman, bu haddin çizildiği GERÇEK dostluğun sadece Allah'a mahsus olduğu görülecektir. Ayette "Sizin veliniz" deniyor. Sizin velileriniz denmiyor. Bu asıl dostluğun Allah'a olduğunu diğerlerinin ise O'na tâbi ve bağlı olduğunu gösteriyor. Yani Allah veliLERden birisi yani 3'ün 1'i olarak zikredilmiyor ayette. Aşağıda görüleceği üzere ANCAK lafzı burada yine sadece Allah için kullanılmıştır.
Sizin veliniz ANCAK Allah'tır (ASIL) (Birinci cümle/mahsus oluş)
ve Resûlüdür (ikinci cümle/ANCAK oluş dahil değil/ikincil/O'na tâbi)
ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namaz kılan, zekâtı veren müminlerdir. (Üçüncü cümle/ANCAK oluş dahil değil/İkincil/O'na tâbi')
--------
ResûlÜ (O'nun resulü/O'na tâbi'
Müminler (O'nun emirlerine boyun eğerek namaz kılan ve zekâtı veren müminler/O'na tâbi')
Allâhu alem vesselam
@kemal Cevap için teşekkürler. Çok açıklayıcı oldu.