
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Ali İmran suresinin 7. ayetine göre kalplerinde eğrilik bulunanlar müteşabih ayetlerin peşine düşer. Yani çelişki iddialarına cevap vermek için müteşabih ayetlere bakılabilir ama onun dışında her müteşabih ayette mucize aramak kalp eğriliği midir?
Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.
Hayır, müteşabih ayetlerle hata aramak veya onları sapıtmaya çalışmak kalp eğriliğidir. Onların yan anlamını bulmak ise ilmi bir konudur, Allah'ın isteğidir.
Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.
Müteşabih ayetlerde çelişki var diye peşine düşmek kalp eğriliğidir kardeşim. Onları açıklamak kalp eğriliği olur mu hiç???
Müteşabih ayetleri çelişki diye anlatan kişilerde kalp eğriliği var diyor ayet.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Ek olarak her müteşabih ayete kim mucize diyor??? Ben tanımıyorum öyle birini. Sen öyle algılıyorsundur muhtemelen. Mucize kelimesini kullanmıyorlarsa burada mucize olduğu iddia ediliyor diye düşünme. Anlatılanlar sana mucize olarak geliyordur. Fakat yazının sahibi, her şeyi mucize olarak sunmuyordur. Bu ayrımı yapmaya dikkat edin.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Ek olarak her müteşabih ayete kim mucize diyor??? Ben tanımıyorum öyle birini. Sen öyle algılıyorsundur muhtemelen. Mucize kelimesini kullanmıyorlarsa burada mucize olduğu iddia ediliyor diye düşünme. Anlatılanlar sana mucize olarak geliyordur. Fakat yazının sahibi, her şeyi mucize olarak sunmuyordur. Bu ayrımı yapmaya dikkat edin.
Bu ayrım çok önemli hocam. Evet. Mucize olmayaabilecek bir konuda muhalifin " burada mucize yok ki" demesi ve karşıdakinin de gerçekten orada mucize var mı yok mu deyip kafasının karışması. İyi de orada mucize olduğunu kim söyledi sana ? Hep kuruntular, vehimler. Geçtiğimiz günlerde nasıl düşünülür diye bir sual sormuştum hocam. Düşünmek, kıyas etmenin kuvvetlenmesi ve nüansların idrak edilmesi yani zekadaki sür'atin ve keskinliğin artırılması ile de alâkalı sanırım.
@kurtulusberzan Hocam, her müteşabih ayette mucize yok tabii ki ama sizin yazdığınız mucizelerde, mesela perçem mucizesi veya dünyanın şekli gibi ayetler mucize ve aynı zamanda müteşabih değil mi? Ben mi yanlış anladım?
Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.
Mucize diye yazdıklarımın mucize olduğunu düşünüyorum. Mucize diye yazmadıklarımın mucize olduğunu düşünmüyorum. Örneğin perçem mucizesine mucize demişim, karışmayan denizler olgusuna mucize demişim ama güneşin kendi yörüngesinde akması ayeti de müteşabihtir ve bilimsel olarak gerçektir fakat buna mucize dememişim. Kalplerin düşünce üzerindeki rolü bilimsel gerçektir ama buna mucize dememişim.
Söylemediğimiz şeyleri bize sormak doğru olmaz.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Ali İmran suresinin 7. ayetine göre kalplerinde eğrilik bulunanlar müteşabih ayetlerin peşine düşer. Yani çelişki iddialarına cevap vermek için müteşabih ayetlere bakılabilir ama onun dışında her müteşabih ayette mucize aramak kalp eğriliği midir?
Aslında senin sorunun cevabını Kuran veriyor: Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, 'Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?' derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.
İşte müteşabih ayetler de aynen böyle. Kimisi yani inanmayanlar, bu ayetlerin peşine düşüp yaygara yapıyorlar (özellikle bu müteşabih ayetlerin bilimle açıklanmasının henüz mümkün olmadığı zamanlarda) şimdi ise bu müteşabih ayetlerin fevkalâde açıklamalarının bilimsel verilerle örtüşmesi onları susturuyor ve fakat hala inatla kendi ideolojilerinden vazgeçemedikleri için o ayetleri fitne çıkarmak için kullanıyorlar. İman edenler ise Kuran'ın ilk indiği dönemlerde bile bu ayetleri anlamasalarda hepsi Rabbimizin katındandır biz iman ettik diyerek bu ayetler de ne anlatılıyor ,bunlar nasıl ayet dememişler. Yani anlamasalarda kabul etmişler ve Allah o ayetleri öyle bir şifreli gibi anlatmış ki onların da kendilerince yorum yapabilmelerini de sağlamış. Iki deniz nasıl birbirine karışmasın dememişler de aralarında ki berzahın toprak ,kara parçası olduğu yöneünde yorumlamışlar. Bu örnek çoğaltıladabilir. Mesela dağların bulutlar gibi yürüdüğü ayet kıyametle ilgili ayetlerin içinde söylenerek, eski insanlar o ayetin kıyamette olacağı yönünde yorumlamışlar. Halbu ki dağların tıpkı bulutlar gibi hareket etmesi ayeti ile kıyametle ilgili olan " o gün dağları da görürsen atılmış yün gibi serap olmuştur" ayeti aynı şeyden bahsetmiyor fakat eski müslümanlar dağların hareket etmesini akıllarında oturtamayacağı için, Allah kıyametle ilgili olacak bir olaydan bahsediyormuş gibi kıyamet ayetlerinin içine adeta gizlemiş o ayeti ve kimse de dememiş "hiç dağlar yürür mü" diye.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM