Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Hz. Muhammedin şefk...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Hz. Muhammedin şefkati ve merhameti. Tevbe 128- 129 ışığında ele alınmış

dayssoon
(@dayssoon)
Gönderiler: 3292
Konu başlatıcı
 

 

لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزٖيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرٖيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنٖينَ رَؤُ۫فٌ رَحٖيمٌ “Ant olsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 9/128.)

Dr. Abdülkadir ERKUT
DİB Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı
Tevbe suresinde müşriklere çeşitli yükümlülükler getirilmekte, münafıkların yanlış davranışları eleştirilmekte ve müminler bazı konularda uyarılmaktadır. Surenin sonunda yer alan ayette ise Hz. Peygamber’in (s.a.s.) şefkat ve merhametinden söz edilmektedir. Bundan anlaşılmaktadır ki surede zikredilen çeşitli inanç grupları ile ilgili hükümler, onların durumunu ıslah etme hikmetine yöneliktir. Bu surette ayet, tevbe, iman ile mağfiret kapısının sonuna kadar açık olduğunu insanlara hatırlatmaktadır.  (İbn Aşur,  et-Tahrir ve’t-Tenvir, XV, 70. ) Söz konusu ayet-i kerime mealen şöyledir: “Ant olsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 9/128.)
Ayet-i kerimede öncelikle Hz. Muhammed’in (s.a.s.) peygamber (resul) oluşuna vurgu yapılmıştır. Çünkü o kendiliğinden bir şey getirmemiştir, getirdiği hakikatler Rabbindendir. En şerefli sıfat olması hasebiyle Hz. Peygamber’in özelliklerine bu sıfat ile başlanmıştır. Zira peygamberlik, onun zatının kemalinin, nefsinin arınmışlığının, Allah ile kulları arasında elçiliğe ehil kılınışının ifadesidir. Onun peygamber oluşunun sonucu olan diğer özellikleri şöyledir: Hz. Muhammed (s.a.s.) bir beşerdir. İnsanların kendi cinslerinden, onların dilini konuşan, konuştuğunda meramını anlayabilecekleri bir insandır. Onu anlamaları, kendilerine önder edinmeleri ve onunla ünsiyet kurabilmeleri bu sayede mümkün olmaktadır. Bu yüzden Kur’an’da onun beşer oluşu sıkça vurgulanmıştır. (Yunus, 10/2; Fussilet, 41/6; İbrahim, 14/10.) Şayet insan değil bir melek olsaydı insanlar için bu, zor bir durum olurdu. Allah, insanlara rahmetinden dolayı peygamberi beşer olarak göndermeyi murat etmiştir. Onu bir beşer kılması, insanlara O’nun (c.c.) bir nimetidir.  (Âl-i İmran, 3/164.) Buna rağmen Hz. Peygamber’in muhataplarından bir kısmı onun beşer oluşuna itiraz etmiş; bu husus onların iman etmelerine mani olmuştur. Oysa insanlar, kendi içlerinden bir beşer olarak onu tanımakta, geçmişini bilmektedirler. Onun doğruluğuna, güvenilirliğine, iffetine şahittirler. Nitekim Hz. Hatice ve Hz. Ebubekir onun bir mucize getirmesini beklemeden Müslüman olmuşlardır. 
Hz. Muhammed (s.a.s.) insanların sıkıntıya düşmesinden üzüntü duymaktadır. Onun bu üzüntüsü, günaha ve isyana saplanmaları, cehennem azabına düçar olmaları gibi uhrevi meşakkatler için geçerli olduğu gibi dünyevi meşakkatler için de geçerlidir.   Ancak uzak durulması gereken en önemli meşakkat ilahî cezaya maruz kalmaktır. O, asıl olarak onları bu meşakkatten korumak için gönderilmiştir.  Hz. Peygamber’in bu özelliği ile uyumlu olarak, getirdiği din de kolaylık dinidir; yerine getirilemeyecek meşakkati barındırmamaktadır. (Bakara, 2/185; Hac, 22/78.) Aksine getirdiği hükümler kulların maslahatını içeren hükümlerdir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) insanlara çok düşkündür. Onların dünyevi ve uhrevi faydalara nail olmalarına çok isteklidir. İman etmelerine, tevbe edip hakka dönmelerine, hidayete ulaşmalarına, cennete girmelerine yönelik çabası o derece ileri bir düzeye ulaşmıştır ki Cenabı Hak “Demek sen, bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin!” (Kehf, 18/6.) buyurarak onu teselli etmiştir. Ayetin hitabının bütün insanlara yönelik oluşundan hareketle Hz. Peygamber bütün insanlar için merhamet sahibi bir peygamberdir. Ancak, müminler için merhamet duygusuna ilaveten şefkat duygusu da söz konusudur.
Hz. Muhammed (s.a.s.) müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur. Şefkat ve merhamet, insani özelliklerin en yüceleridir; katı kalpliliğin ve kabalığın zıddıdır. Şefkat, merhamete göre daha özel bir anlama sahip, merhametten daha şiddetli bir duygudur. Şefkatin gereği zararı defetmek, merhametin gereği fayda sağlamaktır. Zararı defetmek fayda sağlamaktan daha öncelikli olduğundan, ayette şefkat merhametten önce zikredilmiştir. Ayrıca “Müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur.” cümlesinde “müminlerin” öne alınması ile Hz. Peygamber’in hem şefkat hem merhametinin; beraber olarak iki duygunun müminlere özgü olduğuna işaret edilmiştir. Buna karşın “(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 21/107.) ayeti, onun sabit ve bütün insanları kuşatan genel rahmetini ifade etmektedir. Ayette belirtilen Cenab-ı Hakk’ın isimlerinden “Rauf ve Rahim” ismi,  (Nahl, 16/7.) Hz. Peygamber’den başka biri için kullanılmamıştır. Bu iki ismin Hz. Peygamber için kullanılması, onun sadece kendinde var olan şefkat ve merhamet duygusu ile değil Allah Teâlâ’dan aldığı şefkat ve merhametle hareket ettiğinin ifadesidir. Hak Teâlâ, müminler için ona kendi katından şefkat ve merhamet bahşetmiştir. (Şaravi, Tefsir, IX, 5616.) Bununla birlikte bu engin şefkat ve merhametine rağmen ondan yüz çevirenler vardır ki bundan dolayı o, şöyle teselli edilmiştir: “Eğer yüz çevirirlerse de ki: ‘Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce arşın sahibidir.’”
(Tevbe, 9/129.)
Din, insanların hayatlarında gözetmeleri gereken emir ve yasakları ihtiva etmektedir. Mümin, bu hükümleri getirenin kim olduğuna bakmaktadır. Onlar şefkat ve merhamet sahibi peygamber tarafından getirildiğinden, bu yükümlülükleri meşakkat addetmemekte; aksine var gücüyle onlara sarılmaktadır. Peygamber insanları daha büyük ve ebedî meşakkatlerden kurtarmanın sancısını duymaktadır. Diğer taraftan Peygamber müminler için bu derece şefkat ve merhamet taşıdığına göre bu durum, onların Hz. Peygamber’in davetini sahiplenmelerini ve onu desteklemelerini gerektirir.

 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM

 
Gönderildi : 18 Ekim 2021 18:06
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Gönderiler: 4843
Moderatör.
 

Teşekkürler.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.

 
Gönderildi : 18 Ekim 2021 18:27
sorgulayangenc
(@sorgulayangenc)
Gönderiler: 218
 

Bu ayeti 19 sistemine karşı çıktığı için eleştiriyorlardı. ( yani kurana sonradan eklendi diyolardı) 

 
Gönderildi : 18 Ekim 2021 18:44
dayssoon
(@dayssoon)
Gönderiler: 3292
Konu başlatıcı
 

@sorgulayangenc evet o zamanlar bilmeden öyle olduğunu sanmışlardı. Artık Kuranın tek- çift algoritmasıyla bu ayetlerin de Kurana ait olduğu ispat edilmiş oldu elhamdülillah. Artık kabul etmeyenlerin de etmeleri gerekiyor kardeşim aksi halde bilerek inkâra girer.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM

 
Gönderildi : 18 Ekim 2021 18:49

Başa dön tuşu