Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Orta yolun önemi
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Orta yolun önemi

Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  

Allah ayetlerinde, Peygamberimiz de hadislerinde sürekli orta yolda olmamızı öğütler. Bir görüşü hararetle savunmaktansa her fikre saygı duyup İslam'ın önerdiği sırat-ül müstakîm'de ilerlemenin önemini bugün daha iyi kavradım. Sabah yaşadığım olayı anlatmak istiyorum: Proje ödevim için Kurzgesagt kanalında geziniyordum ve birden simülasyon teorisi ile ilgili bir videoya denk geldim. Tıkladım ancak izleyince içime bir vesvese düştü. Cevabını bilmeme rağmen "Acaba üst bir akıl tarafından yönetilen bir simülasyonun içinde miyiz? Yoksa birer kukla mıyız?" sorusu aklımı karıştırdı. İnternette simülasyon teorisini biraz daha araştırmaya başladım. Karşıma birkaç İslami site çıktı. Baktım ki, çoğu hiçbir delil göstermeden bu teoriyi reddetmiş. Sert bir şekilde saçma olduğunu dile getirerek basitçe kaçmışlar sorudan. Bu beni epey rahatsız etti ve bu siteden hocamızın yazısını okudum. Ortada, iki tarafın da yaptığı gibi bağnazlık olmadan, deliller getirilerek yazılmış bu yazı benim vesvesemi sildi. Şimdi bu olayda bir tarafta Allah'ı kabul etmemek için her türlü yanlış yola sapan ateist kitle, diğer tarafta da kendi bildiği dışında her şeyi bağnazca reddeden Müslüman kitle var. Eğer kafası karışan bir kişi inanmak istiyorsa kafasını karıştıran şeyi açıklayan kişi onu rahatlatır, onu reddeden değil. Aynısını evrimde de yaşıyoruz. Bir taraf evrimi Allah'ın yokluğuna delil getiriyor. Bizim Müslümanlar ise evrimi yanlış anlayarak insanları da Allah'ın yaratma sanatını anlamaktan mahrum bırakıyorlar. Adam teistik evrimi eleştireceğim diye 700 sayfalık kitap yazmış ama kitap büsbütün ateist bakış açısını eleştiriyor ve sanki evrim=ateizm imiş gibi bir temel üzerine yazıyor. Şimdi evrimle ilgili sorusu olan kişi ne yapsın bunları görünce? İşte her daim orta yolda, ilme ve fikre değer veren bir pozisyonda olmanın önemi budur.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
Walter Beyaz, Taha, UwU and 3 people reacted
Alıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @xyz123

Allah ayetlerinde, Peygamberimiz de hadislerinde sürekli orta yolda olmamızı öğütler. Bir görüşü hararetle savunmaktansa her fikre saygı duyup İslam'ın önerdiği sırat-ül müstakîm'de ilerlemenin önemini bugün daha iyi kavradım. Sabah yaşadığım olayı anlatmak istiyorum: Proje ödevim için Kurzgesagt kanalında geziniyordum ve birden simülasyon teorisi ile ilgili bir videoya denk geldim. Tıkladım ancak izleyince içime bir vesvese düştü. Cevabını bilmeme rağmen "Acaba üst bir akıl tarafından yönetilen bir simülasyonun içinde miyiz? Yoksa birer kukla mıyız?" sorusu aklımı karıştırdı. İnternette simülasyon teorisini biraz daha araştırmaya başladım. Karşıma birkaç İslami site çıktı. Baktım ki, çoğu hiçbir delil göstermeden bu teoriyi reddetmiş. Sert bir şekilde saçma olduğunu dile getirerek basitçe kaçmışlar sorudan. Bu beni epey rahatsız etti ve bu siteden hocamızın yazısını okudum. Ortada, iki tarafın da yaptığı gibi bağnazlık olmadan, deliller getirilerek yazılmış bu yazı benim vesvesemi sildi. Şimdi bu olayda bir tarafta Allah'ı kabul etmemek için her türlü yanlış yola sapan ateist kitle, diğer tarafta da kendi bildiği dışında her şeyi bağnazca reddeden Müslüman kitle var. Eğer kafası karışan bir kişi inanmak istiyorsa kafasını karıştıran şeyi açıklayan kişi onu rahatlatır, onu reddeden değil. Aynısını evrimde de yaşıyoruz. Bir taraf evrimi Allah'ın yokluğuna delil getiriyor. Bizim Müslümanlar ise evrimi yanlış anlayarak insanları da Allah'ın yaratma sanatını anlamaktan mahrum bırakıyorlar. Adam teistik evrimi eleştireceğim diye 700 sayfalık kitap yazmış ama kitap büsbütün ateist bakış açısını eleştiriyor ve sanki evrim=ateizm imiş gibi bir temel üzerine yazıyor. Şimdi evrimle ilgili sorusu olan kişi ne yapsın bunları görünce? İşte her daim orta yolda, ilme ve fikre değer veren bir pozisyonda olmanın önemi budur.

Emoji-Psck (294) Emoji-Psck (294) Emoji-Psck (294)  

@Xyz123 ya kardeşim biraz sık gel foruma. Ne zamandan beri yoğunluktan herhalde pek gelemiyorsun. 

Senin ve @taha nın yeri bende çok ayrıdır. Bu foruma üye olmamış olduğum dönemde forumdaki yazıları okuyordum siz ikinizin cevapları çok hoşuma gidiyordu. Tabi o zamanlar forum böyle yoğun değildi az kişiydiniz. O yüzden sizi kardeşim gibi görüp seviyordum. Görüşlerime yakın hissediyordum. Benim gibi düşünen kişileri görmek beni mutlu ediyordu. Lütfen fırsat buldukça daha sık görmek istiyorum. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
serpilyucel, UwU, Kurtuluş Berzan and 1 people reacted
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  
Gönderen: @drobooss
Gönderen: @xyz123

Allah ayetlerinde, Peygamberimiz de hadislerinde sürekli orta yolda olmamızı öğütler. Bir görüşü hararetle savunmaktansa her fikre saygı duyup İslam'ın önerdiği sırat-ül müstakîm'de ilerlemenin önemini bugün daha iyi kavradım. Sabah yaşadığım olayı anlatmak istiyorum: Proje ödevim için Kurzgesagt kanalında geziniyordum ve birden simülasyon teorisi ile ilgili bir videoya denk geldim. Tıkladım ancak izleyince içime bir vesvese düştü. Cevabını bilmeme rağmen "Acaba üst bir akıl tarafından yönetilen bir simülasyonun içinde miyiz? Yoksa birer kukla mıyız?" sorusu aklımı karıştırdı. İnternette simülasyon teorisini biraz daha araştırmaya başladım. Karşıma birkaç İslami site çıktı. Baktım ki, çoğu hiçbir delil göstermeden bu teoriyi reddetmiş. Sert bir şekilde saçma olduğunu dile getirerek basitçe kaçmışlar sorudan. Bu beni epey rahatsız etti ve bu siteden hocamızın yazısını okudum. Ortada, iki tarafın da yaptığı gibi bağnazlık olmadan, deliller getirilerek yazılmış bu yazı benim vesvesemi sildi. Şimdi bu olayda bir tarafta Allah'ı kabul etmemek için her türlü yanlış yola sapan ateist kitle, diğer tarafta da kendi bildiği dışında her şeyi bağnazca reddeden Müslüman kitle var. Eğer kafası karışan bir kişi inanmak istiyorsa kafasını karıştıran şeyi açıklayan kişi onu rahatlatır, onu reddeden değil. Aynısını evrimde de yaşıyoruz. Bir taraf evrimi Allah'ın yokluğuna delil getiriyor. Bizim Müslümanlar ise evrimi yanlış anlayarak insanları da Allah'ın yaratma sanatını anlamaktan mahrum bırakıyorlar. Adam teistik evrimi eleştireceğim diye 700 sayfalık kitap yazmış ama kitap büsbütün ateist bakış açısını eleştiriyor ve sanki evrim=ateizm imiş gibi bir temel üzerine yazıyor. Şimdi evrimle ilgili sorusu olan kişi ne yapsın bunları görünce? İşte her daim orta yolda, ilme ve fikre değer veren bir pozisyonda olmanın önemi budur.

Emoji-Psck (294) Emoji-Psck (294) Emoji-Psck (294)  

@Xyz123 ya kardeşim biraz sık gel foruma. Ne zamandan beri yoğunluktan herhalde pek gelemiyorsun. 

Senin ve @taha nın yeri bende çok ayrıdır. Bu foruma üye olmamış olduğum dönemde forumdaki yazıları okuyordum siz ikinizin cevapları çok hoşuma gidiyordu. Tabi o zamanlar forum böyle yoğun değildi az kişiydiniz. O yüzden sizi kardeşim gibi görüp seviyordum. Görüşlerime yakın hissediyordum. Benim gibi düşünen kişileri görmek beni mutlu ediyordu. Lütfen fırsat buldukça daha sık görmek istiyorum. 

Yok kardeşim yoğunluktan değil. 3. kez manevi buhran yaşıyorum. Hiçbir şey yapasım gelmiyor çoğu zaman. 

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
Taha, UwU, Kurtuluş Berzan and 1 people reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @xyz123

Yok kardeşim yoğunluktan değil. 3. kez manevi buhran yaşıyorum. Hiçbir şey yapasım gelmiyor çoğu zaman. 

Neden kardeşim sorun ne?

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
UwU
 UwU
(@uwu)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 636
 
Gönderen: @xyz123
Gönderen: @drobooss
Gönderen: @xyz123

Allah ayetlerinde, Peygamberimiz de hadislerinde sürekli orta yolda olmamızı öğütler. Bir görüşü hararetle savunmaktansa her fikre saygı duyup İslam'ın önerdiği sırat-ül müstakîm'de ilerlemenin önemini bugün daha iyi kavradım. Sabah yaşadığım olayı anlatmak istiyorum: Proje ödevim için Kurzgesagt kanalında geziniyordum ve birden simülasyon teorisi ile ilgili bir videoya denk geldim. Tıkladım ancak izleyince içime bir vesvese düştü. Cevabını bilmeme rağmen "Acaba üst bir akıl tarafından yönetilen bir simülasyonun içinde miyiz? Yoksa birer kukla mıyız?" sorusu aklımı karıştırdı. İnternette simülasyon teorisini biraz daha araştırmaya başladım. Karşıma birkaç İslami site çıktı. Baktım ki, çoğu hiçbir delil göstermeden bu teoriyi reddetmiş. Sert bir şekilde saçma olduğunu dile getirerek basitçe kaçmışlar sorudan. Bu beni epey rahatsız etti ve bu siteden hocamızın yazısını okudum. Ortada, iki tarafın da yaptığı gibi bağnazlık olmadan, deliller getirilerek yazılmış bu yazı benim vesvesemi sildi. Şimdi bu olayda bir tarafta Allah'ı kabul etmemek için her türlü yanlış yola sapan ateist kitle, diğer tarafta da kendi bildiği dışında her şeyi bağnazca reddeden Müslüman kitle var. Eğer kafası karışan bir kişi inanmak istiyorsa kafasını karıştıran şeyi açıklayan kişi onu rahatlatır, onu reddeden değil. Aynısını evrimde de yaşıyoruz. Bir taraf evrimi Allah'ın yokluğuna delil getiriyor. Bizim Müslümanlar ise evrimi yanlış anlayarak insanları da Allah'ın yaratma sanatını anlamaktan mahrum bırakıyorlar. Adam teistik evrimi eleştireceğim diye 700 sayfalık kitap yazmış ama kitap büsbütün ateist bakış açısını eleştiriyor ve sanki evrim=ateizm imiş gibi bir temel üzerine yazıyor. Şimdi evrimle ilgili sorusu olan kişi ne yapsın bunları görünce? İşte her daim orta yolda, ilme ve fikre değer veren bir pozisyonda olmanın önemi budur.

Emoji-Psck (294) Emoji-Psck (294) Emoji-Psck (294)  

@Xyz123 ya kardeşim biraz sık gel foruma. Ne zamandan beri yoğunluktan herhalde pek gelemiyorsun. 

Senin ve @taha nın yeri bende çok ayrıdır. Bu foruma üye olmamış olduğum dönemde forumdaki yazıları okuyordum siz ikinizin cevapları çok hoşuma gidiyordu. Tabi o zamanlar forum böyle yoğun değildi az kişiydiniz. O yüzden sizi kardeşim gibi görüp seviyordum. Görüşlerime yakın hissediyordum. Benim gibi düşünen kişileri görmek beni mutlu ediyordu. Lütfen fırsat buldukça daha sık görmek istiyorum. 

Yok kardeşim yoğunluktan değil. 3. kez manevi buhran yaşıyorum. Hiçbir şey yapasım gelmiyor çoğu zaman. 

Mesele imani bir konu değildir inşaAllah.

Ey Vahdet! Sonsuz deniz!Dalgalanan sensin.Dalgaların çokluğu içinde görünen yine sensin.Kendine bin yüzbin çeşit isim vermişsen de, gökyüzü,felekler yalnız sensin, sen! İnsanın gözü dikkat ve titizlik...


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @xyz123

Yok kardeşim yoğunluktan değil. 3. kez manevi buhran yaşıyorum. Hiçbir şey yapasım gelmiyor çoğu zaman. 

Sorunlarını paylaş istersen, belki forumdaki dostların yardımı olur. İlham verici bir fikir verirler, buhrandan çıkarsın İnşallah.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Taha, UwU and dayssoon reacted
CevapAlıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1214
Konu başlatıcı  

Kur'an'ın doğruluğundan yana bir şüphem yok elhamdülillah. Ancak okul başladığında İslamî bir gayesi olan tek kişi olmam ve herhangi bir hakarette veya yanlış iddiada insanları doğru bilgi kaynağına sadece benim yönlendirmem beni kibre sürükledi sanıyorum. Mesela forumda insanların sorularına buradaki kardeşlerle cevap veriyoruz, bir sorun olmuyor. Ama reelde bunun pek karşılığı yokmuş. Eğer İslam'ı sadece siz anlatıyorsanız kendinizi haşa Allah'ın dininin yegane koruyucusu gibi görme olasılığınız var. Bunun farkında olmayarak maalesef ben de bu hastalığa düştüm. Yani benim sorunum şeytanla değil nefsim ile. Kur'an okuduğumda eski zevki alamıyorum, ilim öğrenmeye olan şevkim azaldı. Boş vakitlerimi hiç iyi değerlendiremiyorum. Bundan rahatsızım ama aşamıyorum ne yazık ki.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
UwU
 UwU
(@uwu)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 636
 
Gönderen: @xyz123

Ancak okul başladığında İslamî bir gayesi olan tek kişi olmam ve herhangi bir hakarette veya yanlış iddiada insanları doğru bilgi kaynağına sadece benim yönlendirmem beni kibre sürükledi sanıyorum.

Çok tehlikeli durum, dua edeceğim senin için.

Ey Vahdet! Sonsuz deniz!Dalgalanan sensin.Dalgaların çokluğu içinde görünen yine sensin.Kendine bin yüzbin çeşit isim vermişsen de, gökyüzü,felekler yalnız sensin, sen! İnsanın gözü dikkat ve titizlik...


   
dayssoon and Xyz123 reacted
CevapAlıntı
(@zeyneppp)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 93
 

@xyz123 bu yazını görene kadar ben de buhran yaşıyordum aslında hala öyleyim ama içimde ağırlık falan vardı terapiye gidiyordum. Aslında mutsuzluğumun sebebi de dediğin gibi orta yolu bulamayan hocalardı çünkü gerçekten hiçbir şeyi araştırmadan neden olduğunu sormadan savunmaları ve insanı dinden çıkmak ile korkutmaları da onların yanlış olduğunu düşünmekten korkutuyordu beni baya. Son zamanlarda da pek ibadet etmiyordum ve yeni yeni ramazanla islama alışmışken birden çok zorlanmış hissettim bu hocalar yüzünden. Ama bu yazını görünce farkli bir bakış açısından baktım ve çok haklısın. Internetten dini araştırırken çok dikkatli olmak lazım ben bu sayfayı tesadüfen buldum Allah razı olsun herkesten cem meric, kafile falan onları dinliyorum artık 


   
dayssoon and Xyz123 reacted
CevapAlıntı
Taha
 Taha
(@taha)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 628
 
Gönderen: @xyz123

Kur'an'ın doğruluğundan yana bir şüphem yok elhamdülillah. Ancak okul başladığında İslamî bir gayesi olan tek kişi olmam ve herhangi bir hakarette veya yanlış iddiada insanları doğru bilgi kaynağına sadece benim yönlendirmem beni kibre sürükledi sanıyorum. Mesela forumda insanların sorularına buradaki kardeşlerle cevap veriyoruz, bir sorun olmuyor. Ama reelde bunun pek karşılığı yokmuş. Eğer İslam'ı sadece siz anlatıyorsanız kendinizi haşa Allah'ın dininin yegane koruyucusu gibi görme olasılığınız var. Bunun farkında olmayarak maalesef ben de bu hastalığa düştüm. Yani benim sorunum şeytanla değil nefsim ile. Kur'an okuduğumda eski zevki alamıyorum, ilim öğrenmeye olan şevkim azaldı. Boş vakitlerimi hiç iyi değerlendiremiyorum. Bundan rahatsızım ama aşamıyorum ne yazık ki.

Kibir zehrinin panzehiri nerede hata yaptığını bilmektir, ne mutlu ki durumun farkındasın kardeşim. İnsanlar bazı dönemlerde böyle ruhsal bunalımlar yaşayabilir. İnsanlar senin anlattıklarından bir şey anlamıyorsa veya kabullenmiyorsa ilim öğrenme hevesinde kaçabilir bu da bir nevi normaldir. Kendine biraz zaman tanımanı, kendini fazla zorlamamanı öneririm. Allah yardımcın olsun. 

Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.


   
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

@xyz123 İnsan bir şey bilmediği konularda alabildiğine rahatken bir şeyler öğrenmeye başladığında ilk önce cahilliğin verdiği huzuru kaybediyor. Öğrenmenin temelinde bu buhranlar var, bunu sanırım herkes de yaşıyordur. 

Mesela program yapmayı bilmeyen için hayat çok kolaydır. Ne görse bilgisayar yapıyor, der geçer. Program yazmaya başladığınızda her şey çok karmaşık görünmeye başlar. Hesaba katmanız, programını yapmanız gereken bir yığın şey vardır. Çoğu programlama dillerinin kendilerini kurmak bile başlı başına bir iştir. Sonra işler düzelir gibi olur. ilk 'merhaba dünya' yazısını yazdığınızda kendinizi Bill Gates gibi filan hissedersiniz. Bu duygu da uzun sürmez, şunu da yapabilir miyim derken işler tekrar sarpa sarar. Program yaparak geçirdiğiniz her geçen gün sizi daha usta yapar ama o kadar da daha o güne kadar yapılmamış programlara yaklaştırır. İlk başlarda yardım alacağınız insan çokken, gittikçe sayıları azalmaya başlar. Bu aşamada ya bu işte ustalaşmaktan vaz geçmek ya da bırakıp eski 'her şeyi bilgisayar yapıyor' günlerine dönmek seçenekleri var gibi görünür. İkincisi gerçek bir seçenek bile değil.

 

Orta yolun önemi konusunda da Jim Holt'un 'Evren neden var?' TED konuşmasından bir alıntı aktarmak istiyorum. Alt yazısını alıp bazı imla düzeltmeleri yaparak aktarıyorum.

Gönderen: Jim Holt

"Dünya neden var?" sorusu kozmik bir soru, daha yakın bir soru ile kafiyeli gibi: Neden varım? Neden varsın? Varlığımız şaşırtıcı şekilde olasılıksız görünüyor. Çünkü ortada genetik olarak çok büyük sayıda muhtemel insan var. Eğer bunu genlerin sayısına ve alellere vb. bakarak hesaplayabilirseniz, yuvarlak bir hesap size genetik olarak 1010.000 muhtemel insan olduğunu söyleyecektir. Bu googol (10100) ve googolplex (1010^100) arasındadır. Ve yaşamış asıl insan sayısı 100 milyar (1011), belki de 50 milyar (5.1010), son derece küçük bir kesir, yani hepimiz bu şaşırtıcı kozmik piyangonun kazananıyız. Buradayız. Tamam. Peki nasıl bir gerçeklikte yaşamak istiyoruz? Özel bir gerçeklikte mi yaşamak istiyoruz?

Ya en zarif olası gerçeklikte yaşıyor olsaydık? Üzerimizdeki varoluşsal baskıyı hayal edin, ayak uydurmak, zarif olmak için, ahengi bozmamak için.

Ya en üst olası gerçeklikte yaşasaydık? Yani o zaman varlığımız garanti altında olacak, çünkü her olası şey o gerçeklikte mevcuttur fakat seçimlerimiz anlamsız olacaktır. Eğer ahlaken gerçekten mücadele eder ve acı çekersem, doğru olanı yapmaya karar verirsem, ne fark eder ki? Çünkü benim versiyonlarımdan sonsuz sayıda var, onlar da doğru olanı yapıyor ve sonsuz sayıda da yanlış yapanım var. Yani seçimlerim anlamsız. Yani biz bu özel gerçeklikte yaşamak istemiyoruz.

Hiçlik özel gerçekliği söz konusu olsaydı da bu konuşmayı yapıyor olmazdık.

Bence sıradan olan üretken bir gerçeklikte yaşamanın iyi ve kötü tarafları var. İyi taraflarını büyütüp kötü taraflarını küçültmek de bize hayatta bir amaç verir. Evren saçmadır, fakat yine de bizler bir amaç oluşturabiliriz, ki bu oldukça iyi bir amaç ve gerçekliğin bütün sıradanlığı kendi varlığımızın temelinde hissettiğimiz sıradanlıkla hoşça yankılanıyor. Bunu hissettiğinizi biliyorum. Hepiniz özelsiniz, biliyorum, fakat yine de biraz gizlice vasatsınız, sizce de öyle değil mi?

Jim Holt gördüğüm kadarıyla dindar biri değil. Ama şunu diyor. Evren için hiçlik evreni ile heplik evreni alternatifleri olsun.

* Hiçlik evreni hiç bir şey barındırmayacağından hiç bir şey olmayacaktı. Yani mutlak hiçlik.

* Her şey evreni ise her muhtemel olasılığı barındıracaktı. Bu durum iyi ve kötüyü anlamsız kılacaktı.

Ama biz bu ikisinde de değil VASAT EVREN'deyiz. Hem bir şeyler var, hem bir şeyler yok. 

 

Orta yol konusunda söylenen diğer şeylere katılıyorum ama ayetin diğer bir katmanının da bunu kastettiğini düşünüyorum.

 

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 

@xyz123 

 

Kibir ve ucub herkesin imtihanı kardeşim. İnsanoğlu farkına varamaz, çok sinsi bir şekilde dal budak salar. Bunun çaresi de insanın kendi acziyetini ve haddini bilmesinden, sürekli bunu kendine hatırlatmasından geçer. Yani nefis tezkiyesinden...Bu satırları yazanın senden aşağı kalır yanı yok. O, bir dönemdir gelip geçer emin ol. Bu sorunu atlatacaksın karşına başka bir manevi sorun çıkacak. Her dönem o şekil değiştirir. Bu yüzden insanın sürekli nefsini tezkiye etmesi ve teyakkuz hâlinde olması gerekiyor. Çünkü düşman dışarıda değil içeride işliyor. Göremiyorsun. Zaman zaman o kibrin ve ucubun nefsinden mi şeytandan mı geldiğinin bile farkına varamıyorsun, kafan allak bullak oluyor. Bu süreçte benim sana naçizane tavsiyem, bunu haddim olmayarak söylüyorum tabi, ne tamamen Kur'an ve ilimle irtibatını tamamen kesmen ne de inatla üzerine gitmen. İtidal üzere olman daha iyidir. Bunun öncesinde çokça dua et kardeşim. Bir şeyleri yapmak için illa içinden gelmesini bekleme. Hayatta her şeyi içimizden geldiği için yapmayız. Vazifemiz olduğu için yaparız. 

 

Bunun bir süreç olduğunu bil. Eminim daha zor zamanların olmuştur. O zamanların yanında şimdikinin küçüklüğünü düşün. İnsan bazı zamanlar geri çekilmek zorundadır. Kafasını dinlemek için, ruhunu dinlendirmek için, yaşadığı süreci daha iyi tanımlayabilmek için... ki nasıl bir süreç içerisinde olduğunu zaten tanımlamış ve en büyük adımı atmışsın. Yaşadığın süreci tanımlayarak üzerindeki belirsizlik ve buğuyu ortadan kaldırmışsın. Sonrası gayret, sabır ve tevekkül... Senin yazdıklarını okurken nedense Gazali geldi aklıma. Tabi onun yaşadığı süreç ve buhran daha derin. Düşün... Selçuklu devletinin üçüncü adamı. Elinde her türlü imkan, şan ve şöhret var ancak Gazali bir şeylerin doğru gitmediğinin farkına varıyor. Bazı hal ve hareketlerinde Allah rızasının değil de nefsani arzularının tetikleyici faktör olduğunun farkına varıyor ve her şeyini satıyor, uzlete çekiliyor. Tabi biz Gazali değiliz. Ancak Gazali gibi kendimize kulak kesilip "ben ne yapıyorum?" dememiz lazım zaman zaman. 

 

(Arkadaş! Ye'se düşen adam, azabdan kurtulmak için istinad edecek bir noktayı aramaya başlar. Bakar ki, bir miktar hasenât ve kemâlâtı var, hemen o kemâlâtına bel bağlar. Güvenerek der ki: "Bu kemalât beni kurtarır, yeter" diye bir derece rahat eder. Halbuki a'mâle güvenmek ucubdur. İnsanı dalâlete atar. Çünkü insanın yaptığı kemalât ve iyiliklerde hakkı yoktur; mülkü değildir, onlara güvenemez. Hem insanın vücudu ve cesedi bile onun değildir. Çünkü, kendisinin eser-i san'atı değildir. O vücudu yolda bulmuş, lekita olarak temellük de etmiş değildir. Kıymeti olmayan şeylerden olduğu için yere atılmış da insan almış değildir. Ancak, o vücut havi olduğu garip san'at, acip nakışların şehadetiyle, bir Sani-i Hâkim'in dest-i kudretinden çıkmış kıymettar bir hane olup, insan o hanede emâneten oturur. O vücudda yapılan binlerce tasarrufattan ancak bir tane insana aittir. M.N.)"

 

 Allah yardımcın olsun dualarımız seninle kardeşim. 


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @xyz123

Kur'an'ın doğruluğundan yana bir şüphem yok elhamdülillah. Ancak okul başladığında İslamî bir gayesi olan tek kişi olmam ve herhangi bir hakarette veya yanlış iddiada insanları doğru bilgi kaynağına sadece benim yönlendirmem beni kibre sürükledi sanıyorum. Mesela forumda insanların sorularına buradaki kardeşlerle cevap veriyoruz, bir sorun olmuyor. Ama reelde bunun pek karşılığı yokmuş. Eğer İslam'ı sadece siz anlatıyorsanız kendinizi haşa Allah'ın dininin yegane koruyucusu gibi görme olasılığınız var. Bunun farkında olmayarak maalesef ben de bu hastalığa düştüm. Yani benim sorunum şeytanla değil nefsim ile. Kur'an okuduğumda eski zevki alamıyorum, ilim öğrenmeye olan şevkim azaldı. Boş vakitlerimi hiç iyi değerlendiremiyorum. Bundan rahatsızım ama aşamıyorum ne yazık ki.

Bu sorun şundan kaynaklanıyor olabilir. Sende başka görüşlerin düşüncelerinin yanlış olduğu yönünde bir diretme vardı hatırlarsan.  Bazı Müslümanlar sana göre kâfir gibi geliyordu. Onları kâfir gibi görüyordun. Bu hale düşmen iyi birşey. Neden dersen yargılayıcının ve hidayet verenin de dalalete düşürenin de  yalnızca Allah olduğunu yakinen görmen için bir fırsat. Vesvesesi olan kardeşlerimizin durumunu daha iyi anlaman için bir fırsat. Başka görüşe sahip müslümanların fikirsel farklılığı yüzünden kâfir olmayacaklarını anlaman için bir fırsat. Yani senin aşmam gereken eksikliklerin bunlardı. Ben inanları eleştirmeyi pek sevmem. Eleştireceksem de kırmamak adına yapıcı eleştiririm ki hatalarını görsünler diye. İşte sende önceden beri söylemiş olmasam da eleştirdiğim noktalar bunlar. Bu konularda kendini aşarsan göreceksin ki bu halin düzelecektir. Tek ben doğru yoldayım benim gibi düşünmeyenler ise eğri yolda düşüncesinden kurtul. İyi niyetli ol. 

Ben kendimden örnek vereceğim Mustafa Öztürk hakkında bile onca Kuran aleyhtarı olan sözlerine rağmen içimde hep belki şöyledir,belki böyledir, belki Kuranı anlamamıştır,belki onca tefsirlerin hepsini incelemekten kafası karman çorman olmuştur,belki ateistlerin söylemlerinden etkilenmiştir yoksa özünde kötü niyetli birine benzemiyor diye iyi niyet çalıştırırım ki Kuran konusunda bir Onu bir de İhsan Eliaçığın söylediklerini hiç müslümanca bulmuyorum. Ama buna rağmen de yargılamıyorum. Doğrusunu,eğrisini,kalbini Allah bilir. Yanlışa düştüyse ,dalalete saptıysa Allah onları kendi düşünceleri ve iç dünyalarındaki çelişkilerinden dolayı o yola sürüklemiş olabilir diyorum. Yani demem o ki iyi niyetli ol. Empatik ol. Yargılayıcı ve kınayıcı olma. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

@serpilyucel Çok ilham verici bir yazıydı, teşekkürler.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
serpilyucel and dayssoon reacted
CevapAlıntı

Başa dön tuşu