Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Ölüm anında beynin ...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Ölüm anında beynin durumu

MunzeviZahid
(@munzevizahid)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 359
Konu başlatıcı  

ALINTIDIR. (Hürriyet Pazar eki)

Beyin, bilişsel ve zihinsel faaliyetlerin gerçekleştiği, bilincin kullanımındaki özel bir organ. Her insan dünyayı beyninin içinde yaşar. Fiziki gerçeklik, beynin yorumladığı duyu sinyallerinden ibarettir. Beynin kapanışı fiziki gerçeklik algısının da sonudur. Son bulgularsa ölüm anının beyin için bir bitişten ziyade daha hızlı çalışmasını ve düşüncelerini koordine etmesini gerektiren bir durum olduğunu ortaya koyuyor. Sanki bir 'hazırlığın' içinde gibi...

Buradan sonra yazıda ilahi metinlerin binlerce yıl öncesi insanının bilinç seviyesine hitap ettiğini söylemiş, modern insanı tatmin etmiyormuş falan filan. Sonra spiritüalizm'den falan bahsetmiş. Tabi dedikleri doğru olabilir, Kuran'da ruh hakkında pek bir bilgi yok. 

"İlahi Nizam ve Kainat" adlı eserden alıntı.

Ölüm, bedenlemeler yani yaşamlar arasındaki bir sıçramadır. Sıçramanın hemen ardından varlık, tüm hayatının muhasebesini yapacağı, yaptıklarını derinlemesine idrak edeceği ve yarattığı titreşimlerin yoğun ve çıplak biçimde geri duyumsayacağı bir ara safhaya girer. Misal, hayatı boyunca kötülük, zalimlik etmiş bir insanın son derece ıstıraplı bir idrak süreci geçireceği anlatılır. Kitapta, ruhun iki yaşam arasında kendisiyle baş başa kaldığı bu sürecin 'tüm hayatını hatırlama'yla başladığı ifadesi yer alıyor. Yeni elde edilen bilimsel bulgunun da desteklediği bu bilgiye bakılırsa öyle ya da böyle her varlığı ölümden sonra bir muhasebe, bir değerlendirme süreci bekliyor. 

Anlatılan, film şeridi olayı gerçek gibi. Ve sanki ilk kabir azabını ölmeden az önce hızlı bir idrak ile yaşayacağız gibi. Siz ne dersiniz?

Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.


   
Alıntı
Konu Etiketleri
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @munzevizahid

Fiziki gerçeklik, beynin yorumladığı duyu sinyallerinden ibarettir.

Bu görüşe katılmıyorum. İhtilaflı konular bunlar. Nasıl bu kadar kesin ifadeler kullanılıyor anlamıyorum.

Gönderen: @munzevizahid

Buradan sonra yazıda ilahi metinlerin binlerce yıl öncesi insanının bilinç seviyesine hitap ettiğini söylemiş, modern insanı tatmin etmiyormuş falan filan

Modern insanın bilinç seviyesi ne seviyede imiş ? Bence modern insanın bilinç seviyesi geçmiş insanların bilinç seviyesinden çok çok daha gerilerde. Binlerce yıl öncesi insanının bilinç seviyesine hitap ettiği konusunda kısmen haklı ama (!) Çünkü insan fıtratı değişmiyor. Zihinsel gelişmişlik ile bilinç/şuur/ruh  tekâmülü doğru orantılı işlemiyor maalesef bugün. Kişileri ilahi metinler tatmin etmiyorsa kişiler sorunu kıt beyinlerinde aramalı ve fıtratına dönmeli. Aksi takdirde bu abimizin/ablamızın yaptığı gibi insanın evrensel serüvenini modernite penceresinden seyretme gafletine düşersiniz. Hatta buna seyretmek de denmez. Bir nevi modernitenin esiri olmak. Klişe şeyler bunlar.

Gönderen: @munzevizahid

Son bulgularsa ölüm anının beyin için bir bitişten ziyade daha hızlı çalışmasını ve düşüncelerini koordine etmesini gerektiren bir durum olduğunu ortaya koyuyor. Sanki bir 'hazırlığın' içinde gibi...

Birkaç doğru bilgi arasına kendi yanlış fikrini sokuşturup karşıdaki zayıf kitleye içten içe kendi zehirli fikirlerini sinsice empoze etme çabası bu da sanırım.

Gönderen: @munzevizahid

Anlatılan, film şeridi olayı gerçek gibi. Ve sanki ilk kabir azabını ölmeden az önce hızlı bir idrak ile yaşayacağız gibi. Siz ne dersiniz?

Bu ve önceki kısım ufuk açıcı olmuş. 


   
CevapAlıntı
StreetLight
(@streetlight)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1010
 
Gönderen: @munzevizahid

ALINTIDIR. (Hürriyet Pazar eki)

Beyin, bilişsel ve zihinsel faaliyetlerin gerçekleştiği, bilincin kullanımındaki özel bir organ. Her insan dünyayı beyninin içinde yaşar. Fiziki gerçeklik, beynin yorumladığı duyu sinyallerinden ibarettir. Beynin kapanışı fiziki gerçeklik algısının da sonudur. Son bulgularsa ölüm anının beyin için bir bitişten ziyade daha hızlı çalışmasını ve düşüncelerini koordine etmesini gerektiren bir durum olduğunu ortaya koyuyor. Sanki bir 'hazırlığın' içinde gibi...

Buradan sonra yazıda ilahi metinlerin binlerce yıl öncesi insanının bilinç seviyesine hitap ettiğini söylemiş, modern insanı tatmin etmiyormuş falan filan. Sonra spiritüalizm'den falan bahsetmiş. Tabi dedikleri doğru olabilir, Kuran'da ruh hakkında pek bir bilgi yok. 

Kafir aklı hemen islama alttan alttan dokunduruyorlar. Ne zaman duracaklar Allah bilir..


   
MunzeviZahid reacted
CevapAlıntı
MunzeviZahid
(@munzevizahid)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 359
Konu başlatıcı  

@streetlight Dinlerin olmadığı bir dünya hayal ediyorlar. Neymiş, modern insana hitaba etmiyormuş. New age akımlar, spiritüalizm gibi temelsiz öğretiler mi modern insana hitap ediyor? Hayır, dinleri kaldırırsan yerine bir şey koyman lazım. Modern insanın da ne koyduğu belli: Hedonist yaşam. Hiçbir etik kural gözetmeden sadece haz dolu yaşamak. Ya da alkol , uyuşturucu gibi maddelerle kendini uyuşturmak. Veya işte ne idüğü belirsiz tarikatlara katılarak, aklını kiraya vermek. Charles Manson, Jim Jones, Osho gibi bazı kafası çalışan, karizmatik ama şeytani liderlerin insanların nasıl manevi boşluğundan faydalanarak onları sömürdüğünü (sömürmekten de beter edilenler var.) araştırabilirsiniz. Modern insan yine başa dönüyor galiba, putperestliğe. Meyilleri var çünkü.

Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.


   
dayssoon, StreetLight, Kurtuluş Berzan and 1 people reacted
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

İlk oğlum ilkokula giderken sınıfında çok yaramaz bir oğlumuz vardı, Yiğit. Hani şer kaşığı derler ya öyle bir çocuk.

Bir tane ona uyan oğlumuz vardı, Caner.

Bir tane ailesinin tek oğlu olduğundan efendi olacakken haytalığa bozmuş bir çocuk, Kerem.

Bir kaç tane sessiz kızımız vardı, birinin adı Melike. Bunlar sessiz ama çalışkan.

Bir sessiz grup daha vardı, bunlar tembel ve genellikle ilgisiz-sorunlu aileleri olan çocuklar, birinin adı Şevval.

Bir de derste sessiz, teneffüste hareketli grup vardı, biri oğlum Emre.

Diğer çocukları saymayayım, bunlar muradımı size aktarmaya yeter sanıyorum. 

Sonra ikinci oğlum ilkokula başladı. Bir kaç gün onun okuluna gidince sınıfındaki çocukları biraz tanıyınca bir de baktım ki Emre'nin arkadaşları isim ve sima değişmişler ama hepsi ordalar. Yiğit olmuş Hasan. Caner olmuş Emir .....

Sonra üçüncü ve dördüncü çocuklarımda da baktım durum aynı. İsimler, simalar değişiyor ama bir kaç model insan var. 

 

Yani demem o ki modern insan da olsa, antik insan da olsa bir kaç model insan var.

Koskoca evrene bakıp içinde insanın kapladığı hacme bakıp bunca şeyi evirip çeviren bir Yaratıcı için önemli olma ihtimali olmadığını farz edip Yaratıcı'yı inkar eden, adı Çağrı.

Koskoca evrene bakıp içinde insanın kapladığı hacme bakıp bunca şeyi evirip çeviren bir Yaratıcı için gerçekten çok önemli olmalıyım, öyleyse buna uygun yaşamalıyım diyen, adı Enes.

Ben sadece günümü yaşayayım, yarını gelince düşünürüz diyen, adı ....

Dilinden ahiret hiç düşmeyen ama bir hesap günü yokmuş gibi yaşayan adı .....

O yüzden çok eminim ki evren var oldukça bu model insanlar yeryüzünde hep olacaklar. Ne Çağrılar Enesleri yok edebilecek, ne de Enesler Çağrıları.

 

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
Taha, dayssoon, İbn-i Sebîl and 2 people reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

@serpilyucel Çok doğru bir tespit ve sosyolojik bir teori. Bu teorinize "Toplumsal Örneklem Teorisi" adını vermek istiyorum. Fakat teorinin ihmal ettiği birkaç nokta var. Birisi insan toplumsal bir varlık olduğundan bulunduğu çevresinden etkileniyor. Dindar insanlar çoğunluktaysa çocuğun dindar olma ihtimali artıyor, dinsiz insanlar çoğunluktaysa dinsiz olma ihtimali artıyor. Buna Sosyolojide "toplumsal öğrenme kuramı" deniyor. İkincisi ise din de bir toplumsal kültür ve tüm kültürler gibi sürekli değişiyor. Toplumdaki baskın öğelere göre artma, azalma veya şekil değiştirme eğilimleri gösteriyor. Buna "sosyo-kültürel değişme kuramı" deniyor. Bu durumda toplumu değiştirmeyi başaran fikirler geleceğin insanlarına yön verecek, mizaçlarını etkileyecek. Yani toplum çok büyük oranda Enes'lerden oluşabileceği gibi, çok büyük oranda Çağrı'lardan da oluşabilir. Bu yüzden Lut kavmi gibi kavimlerde kötülük yaygınlaştığı için çoğunluk kötü olmuştur. Daha fazla yaygınlaşmaması için de toplumsal sterilizasyon olan helak olayı gerçekleşmiştir.

Teoriniz bu iki kuram ile harmanlanırsa çok işe yarar bir sosyolojik teori olacaktır.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Taha, dayssoon, İbn-i Sebîl and 1 people reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @serpilyucel

İlk oğlum ilkokula giderken sınıfında çok yaramaz bir oğlumuz vardı, Yiğit. Hani şer kaşığı derler ya öyle bir çocuk.

Bir tane ona uyan oğlumuz vardı, Caner.

Bir tane ailesinin tek oğlu olduğundan efendi olacakken haytalığa bozmuş bir çocuk, Kerem.

Bir kaç tane sessiz kızımız vardı, birinin adı Melike. Bunlar sessiz ama çalışkan.

Bir sessiz grup daha vardı, bunlar tembel ve genellikle ilgisiz-sorunlu aileleri olan çocuklar, birinin adı Şevval.

Bir de derste sessiz, teneffüste hareketli grup vardı, biri oğlum Emre.

Diğer çocukları saymayayım, bunlar muradımı size aktarmaya yeter sanıyorum. 

Sonra ikinci oğlum ilkokula başladı. Bir kaç gün onun okuluna gidince sınıfındaki çocukları biraz tanıyınca bir de baktım ki Emre'nin arkadaşları isim ve sima değişmişler ama hepsi ordalar. Yiğit olmuş Hasan. Caner olmuş Emir .....

Sonra üçüncü ve dördüncü çocuklarımda da baktım durum aynı. İsimler, simalar değişiyor ama bir kaç model insan var. 

 

Yani demem o ki modern insan da olsa, antik insan da olsa bir kaç model insan var.

Koskoca evrene bakıp içinde insanın kapladığı hacme bakıp bunca şeyi evirip çeviren bir Yaratıcı için önemli olma ihtimali olmadığını farz edip Yaratıcı'yı inkar eden, adı Çağrı.

Koskoca evrene bakıp içinde insanın kapladığı hacme bakıp bunca şeyi evirip çeviren bir Yaratıcı için gerçekten çok önemli olmalıyım, öyleyse buna uygun yaşamalıyım diyen, adı Enes.

Ben sadece günümü yaşayayım, yarını gelince düşünürüz diyen, adı ....

Dilinden ahiret hiç düşmeyen ama bir hesap günü yokmuş gibi yaşayan adı .....

O yüzden çok eminim ki evren var oldukça bu model insanlar yeryüzünde hep olacaklar. Ne Çağrılar Enesleri yok edebilecek, ne de Enesler Çağrıları.

 

Çok başarılı.  Emoji-Psck (294)   anlatım,vurgular,duygu,hayattan kesitlerle harmanlama. Bence kitap olur. 

Emoji-Psck (287) eşiniz ve çocuklarınız çok şanslılar. Maşallah Serpil Hanım

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu