257# Garanik ve şeytan ayetleri

Peygamber

Soru: Garanik olayı nedir? Cevap: Garanik meselesi Peygamberin putlarla ilgili bir ayeti okurken şeytanın O’nu şaşırtması hadisesidir. Fakat bu konunun gerçekleştiği kesin değildir. Eski âlimlerin çoğu böyle bir hadisin senedinde kopukluk olduğunu ve sahih olmadığını söylemişlerdir. Taberi ve Kurtubi tefsirlerinde bu âlimlerin görüşlerini uzun uzadıya anlatır. Başta Mâtürîdî olmak üzere Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, Kādî İyâz, Fahreddin er-Râzî, Kurtubî, Kirmânî, Aynî, Şevkânî, Şehâbeddin Mahmûd el-Âlûsî, Muhammed Abduh gibi âlimlerin çoğu bu olayın uydurma olduğu görüşündedir.

Biz burada âlimlerin görüşlerini anlatmayacağız. Biz de uydurma olduğu görüşündeyiz. Fakat Militan bazı ateistlerin bu olay etrafında akla attığı şüphelerin yersiz olduğunu göstermek için, bu olay doğru olsa bile buradan birşey çıkaramayacaklarını göstermek için bu yazı kaleme alındı.

Önce Garanik olayını hatırlayalım

 Taberi tefsirinde Garanik iddiaları şöyle anlatılmış:

Bir gün Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Kureyş müşriklerinin çokça bulunduktan bir toplantı yerinde bulunuyordu. Orada bulunduğu sırada müşrikleri kendisinden kaçıracak herhangi bir âyetin inmesini temenni ediyordu. İşte o sırada Necm Sûresi indi. Resûlüllah onu okudu ve “Şimdi siz, ilâh olarak Lat’ı, Uzza’yı ve diğer üçüncüleri olan Menatı mı görüyorsunuz? Necm Sûresi, âyet: 19,20 âyetlerine varınca Şeytan şu iki sözü araya sokuşturdu. “Bunlar yüce kuğulardır’? Bunların yani bu putların şefaatleri umulur.”

Resûlüllah farkına varmadan bu sözleri söyledi, sonra devam ederek sureyi bitirdi. Sûre bitince secdeye vardı. Onunla birlikte orada bulunan herkes secde etti. Ancak Velid b. Muğire çok ihtiyar olduğu için secde edemedi. Fakat eliyle toprak alarak alnını ona koydu. Bütün müşrikler Resûlüllah’ın bu sözlerinden memnun oldular ve şöyle dediler: “Biz, Allah’ın, dirilten ve öldüren, yaratan ve rızıklandıran olduğunu biliyorduk. Fakat bu ilahlarımız, Allah katında bizim için şefaatçi olacaklardır. Mademki sen onlara da bir paye verdin, artık biz seninle beraberiz.”

Aynı gün içinde o cümleler yani şeytan ayetleri çıkarılıyor

Akşam olunca Cebrâil (aleyhisselam) Resûlüllah’a geldi. Necm Sûresini ona okutarak dinledi. Resûlüllah, Şeytan’ın sokuşturduğu bu iki söze ulaşınca Cebrâil (aleyhisselam) “Ben bunları sana getirmedim.” dedi. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ben, Allah’a karşı iftirada mı bulundum?” Ben, Allah’ın söylemediği bir şeyi mi söyledim?” Bunun üzerine Allahu teâlâ şu âyetleri indirdi: “Ey Rasûlüm, müşrikler, sana vahyettiğimizin dışında başka şeyleri bize karşı iftira etmen için, nerdeyse seni, vahyettiğimiz hakkında fitneye düşüreceklerdi. İşte o zaman seni dost edinirlerdi” “Eğer seni, azimli ve sebatlı kılmasaydık, nerede ise onlara az da olsa meyledecektin.” “Eğer onlara biraz olsun meyletseydin, dünya ve âhiretin azabını sana kat kat tattırırdık. Sonra kendin için bize karşı bir yardımcı da bulamazdın (İsra Sûresi, âyet: 73-75).

Şeytan bunu her peygambere deniyordu

Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) devamlı üzüntülü bir halde yaşıyordu. Nihâyet: “Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi görmedik ki, o, âyetleri okuduğu zaman, şeytan kendi arzusuyla ortaya birtakım şüpheler atmış olmasın. Fakat Allah, şeytan’ın soktuğu şüpheleri giderir. Allah, âyetlerini mahfuz ve muhkem kılar. Allah, herşeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” âyeti nazil oldu ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) üzüntüden kurtuldu ve kendisine Allahü teâlâ tarafından gönderilen vahye şeytanın herhangi bir şey katamayacağı bizzat Allahü teâlâ tarafından açıklanmış oldu.

Garanik – şeytan ayetleri meselesinden malzeme çıkar mı?

Bunları okuduğunuz zaman ateistler bunu nasıl kullanıp kendilerine malzeme yapıyor ki diye aklınıza gelmiştir. Olay doğruysa bile şeytan ayetler gelirken araya birşeyler katmak istemiş, fakat Allah şeytan’ın kattıklarını aynı gün içinde çıkarttırıp ayetlerin bütünlüğüne zarar vermesine asla müsaade etmez diye de açıklamıştır. Ateistlerin oyunlarını bozuyor tabiki bu ifade. Çünkü böyle söylemeseydi ne senaryolar üretebilirlerdi ne senaryolar. Mesela derlerdi ki Kuran’da şeytan ayetleri vardır, hangi ayetlerin olduğunu bilemeyeceğimiz için Kuran’a güvenemeyiz. Oysa şeytan vahyi bozmak için teşebbüs etse de Allah elbette ki onun oyunlarını orada bırakacak değildir. Tabiki düzeltir. Şeytan’ın bu oyununu da bildiren Allah’tır, o oyunlarını temizleyeceğini de bildiren Allah’tır. Zaten bu hâdise eğer doğruysa bile Peygamberimizin hayatında bir kere yaşanmış ve onu da Allah gidermiştir.

Allah şeytanı neden engellememiş?

Militan ateist böyle bir iddiaya tutunamayınca bu sefer farklı bir noktadan şansını denemek istiyor. Diyor ki; Allah şeytanı neden engellememiş? Cevap: Allah şeytanların iradelerini elinden almaz. Onları kötürüm etmez. Onlar da yeryüzünde serbesttirler, ellerinden gelen her şeyi ölene kadar yapabilirler. Yeryüzünde iyilerin, kötülerin hakkından gelmesi için yol gösterir, hidayet eder. Dolayısıyla şeytan her an kötülük çıkarmak için vesveseler verir ama kıyamete kadar veya ölene kadar izinlidir, özgür iradelidir. Şeytanın yaptıklarını iyi kullarına düzelttirse de fiziki bir müdahale ile şeytanı kötürüm etmez.

Şeytan peygamberi kandırmış mı?

Şeytan peygamberi kandırmış mı diye de soruyorlar. Buradaki olay kandırma olayı değil gelen mesajın arasına farklı bir mesaj sokma olayıdır. Peygamberin burada kusur veya kabahati yoktur. Şeytan şeytanlığını yapmıştır, peygamberde kendine ne gelmişse onu almış elçiliğini yapmıştır, Allah da Kuran’ında şeytanın sözü kalmasına müsaade etmemiş ve şeytanın attığını çıkarmış Tanrılığını yapmıştır.

Şeytan ayetleri dinlemekten nehyedilmiş

Şuara suresi:

210. O’nu (Kur’an’ı) şeytanlar indirmedi.

211. Bu onlara düşmez; zaten güçleri de yetmez.

212. Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Soru: Yukarıdaki ayetlere göre şeytan vahyi işitemez. Cevap: Bu ayetler Kuran’ın vahiy olarak peygambere nazil olmadan önce dinlenemeyeceğini söylüyor. Fakat garanik olayında belirtilen ise peygamber vahiyleri okumaya başlamıştır. Gördünüz mü Lât’ı ve Uzza’yı? Ve üçüncüleri olan diğer (put) Menât’ı dedikten sonra şeytan bunları peygamberin ağzından dinleyip peygambere farklı şeyler okutuyor. Bu olay doğruysa eğer bunu nasıl yaptığını bilemiyoruz, şeytanında elbetteki bizim bilmediğimiz dalga boylarında özel yetenekleri var. Peygamber ayetleri çıkardıktan sonra ise, müşrikler yine dalâletlerine ve düşmanlıklarına döndüler. Bundan sonra Allah’u Teâlâ Resûlüne istiâze ile emredip, ″Ey Resûlüm! Kur’ân okumak istediğin vakit, Allah’ın dergâhından kovulmuş olan şeytandan Allah’a sığın (nahl 98) ayetini indirmiş olması da [Günyet’üt-Tâlibîn, c. 1, s. 145.] mantıklı görünen bilgiler arasındadır. Kısaca şeytan vahyolunmadan önceki şifrelenmiş ayetleri dinleyemez fakat peygamberin ağzından dökülünce elbetteki vahyi dinler ve o sırada kendi metafizik özellikleri ile kendi sözlerini vahiy gibi iletme özellikleri olabilir. Bunun mekanizmasını ve nasıl olabileceğini biz insanlar henüz bilemiyoruz tabiki. Vesvese vermek şeytanın bir özelliği olduğu gibi peygambere de bazı düşünceler aktarmak normal bir durum olarak kabul edilebilir. Fakat kesin konular değildir. En iyisini Allah bilir.

Lat, Menat, Uzza övülüyor mu?

Başka soru; Şu anki ayetlerde Necm suresinde Lat, Menat ve Uzza’nın övüldüğünü söylüyorlar, doğru mudur? Cevap: ayete bakalım;

Necm 21-23: “Gördünüz mü Lât’ı ve Uzza’yı? Ve üçüncüleri olan diğer (put) Menât’ı? Erkek sizin de dişi O’nun mu? Öyleyse bu insafsızca bir paylaştırma. Bu putlar, sizin ve atalarınızın uydurduğu boş isimlerden başka şeyler değildir ve Allah onlara hiçbir yetki vermemiştir. O putlara tapanlar, sadece zanlarının ve kuruntularının peşine takılıyorlar. Halbuki şimdi onlara, Rablerinden bir yol gösterici de gelmiştir.”

Bu ayetler nasıl putları övüyormuş, anlayan var mı? Müşrik Araplar Lat, Menat ve Uzza’ya Tanrı’nın kızları derlerdi (Bkz: Ez Zadul mesir tefsiri). Ayet ise kendilerinin oğullar istedikleri halde sahte Tanrılarına kızlar yakıştırmalarının çelişkisini gösteriyor ve bu paylaştırmaların kendi yakıştırmaları olduğunu ince bir üslupla haber veriyor. Yani ayetin o putları övdüğü yok, bu çelişkili ve saçma paylaştırmanın insan kökenli olduğunu inceden dokundurarak söylüyor. Zaten Kuran’ın her yeri o sahte Tanrıcıklara savaş açmaktadır.

  1. blank
    Ineedyourhelp

    1.sorum meteorlardan çıkan aminoasitler ve proteinler abiyogenez teorisini kanitlamaz mi 2. Sorum büyük sıçrama teorisine göre kuantum dalgalanmalariyla evren tekrardan ve tekrardan olusuyorsa bir duzen çıkması gayet normal olmaz mı ?

    Cevapla
  2. blank
    mehmet

    HOCAM BU ARKADAŞIN SORUSUNU CEVAPLIYACAK MISINIZ BEN DE BU SORUNUN CEVABINI İSTİYORUM LÜTFEN ATIN HOCAM

    Cevapla
    1. blank
      kurangunlukleri Yönetici

      Cevapladım, son yazıya bakın

      Cevapla
  3. blank
    MEMET

    HOCAM YAZINIZI OKUDUM YAZIDA İLK SORUYA CEVAP VERMİŞSİNİZ İKİNCİ SORUYA CEVAP VERMEYECEK MİSİNİZ

    Cevapla
    1. blank
      kurangunlukleri Yönetici

      Paralel evrenler yazımda onu açıklamıştım zaten.

      Cevapla