242# Araf 179 – İnsan Cehennem için mi yaratıldı?

Genel

Araf 179 ayetinde cehennemde yakmak için insanlar mı yaratıldığı söyleniyor?

Araf 179: “Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.”

Ayette bir sebep ve sonuç ilişkisi var. Yani aklı, kalbi, gözü, ve kulağı olduğu halde, bunları evrendeki Allah’ın ayetlerini ve delillerini görmek için kullanmayanlar cehennem’in halkıdırlar.

Bu ayet sebep-sonuç ilişkisi içinde bir durumu belirtirken ateist arkadaşım bunu tersten okuma yaparak sonuç-sebep ilişkisi içinde göstermek istemektedir. Yani ateiste göre önce sonuca karar verilmiş ve sonra sebep oluşturulmuş. Yani Allah önce Cehennemlik olacaklara karar vermiş sonra onları akıllarını ve gözlerini Allah’ı anlamak için kullanamaz varlıklar olarak yaratmıştır. (Hâlbuki Kuran, insanın özgür iradesinden dolayı yargılanacağını ve hesap vermesinin nedeninin iyilik ve kötülüğe karar verecek kendi iradesi olduğunu hep vurgular.)

Ayeti şimdi de anlamsal olarak tersten okuma yapalım: “Aklını, kalbini, gözünü, kulağını Allah’ın evrendeki ayetlerini anlamak ve O’nu tanımak için kullananlar Cennet için yaratılmıştır.”

Görüldüğü gibi ayet ortada, tersten okuma ile birlikte ne demek istediği artık sağa sola çekilemez, kısaca insanın fiillerinin kendi yaratılışının mukadderatını (sonunu) hazırlayacağını belirtiyor.

Yazarın önerisi:  3# Gönlünü Allah'a kapatmak

Peki, Araf 179 ‘a göre Allah bunları ezelde mi takdir etti?

Cevap: Biz ezel ve ebed kavramını halk arasında yanlış anladığımız için Allah ezelde takdir etti denildiği zaman Allah’ı yine zaman içine hapsederek düşünüyoruz. Hâlbuki ezel geçmiş demek değildir, ebed de gelecek demek değildir. Allah’ın ezeli ve ebedi olması demek eski ifade ile varlığının başlangıcı ve sonu olmaması demek, yeni ifade ile Allah’ın zamandan bağımsız olması demektir.

Dolayısı ile Allah ezelde takdir etti deyip de bunu Allah önce takdir etti sonra yarattı diye algılamak İlahi boyut açısından yanlış bir anlamadır. Allah zamandan bağımsız olduğu için tüm zamanlar Allah’a göre bir tek zamandır. Yani bizim hissettiğimiz ilerleyen zaman, Allah’a göre bir anlık bir zamandır.

Bu konuyu daha önce 92 numaralı “Allah önceden biliyorsa neden yarattı? Allah zamana tâbi midir?” adlı yazımda şöyle bir örnekle açıklamıştım. Bir ressam 2 haftada çizim sürecine uygun olarak bir resim yapar, fakat bir matbaa ise bir resmi bir anda basar. Matbaa için resmin ayrıntılarındaki tüm süreç birdir.

Aynı şekilde bizim için süreç ile işleyen tüm zaman Allah için birdir ve bir anlıktır. Bu yüzden Allah bunu ezelde takdir etti denmez, çünkü Allah’ı zamanın ve sürecin içine sokmuş olursunuz. Allah için tüm evrenin olması ile ölmesi aynı anda olur. Hatta “an” kelimesi bile zaman bildirir, bu yüzden “zamansız olur” demek daha doğrudur. Fakat bizler zamanın işleyişi içinde olduğumuz için zamansızlığın nasıl bir şey olduğunu anlayamıyoruz. Tıpkı bir balığın suyun dışını idrak edememesi gibi. Zaman konusunu çok uzatmayıp 59 nolu yazıya havale ediyorum.

Yazarın önerisi:  202# Allah’ın sonsuz çeşit kelamları

Cehennem’in insanlar ve cinlerle doldurulması

Secde 13: “Eğer dileseydik, her insanı (dünyada zorla) doğru yola ulaştırırdık (ancak iyiler kötülerden ayrılsın diye herkesi kendi iradesine bıraktık). Fakat: “Andolsun ki, cehennemi cinlerden ve insanlardan bütün (inkâr edenlerle) dolduracağım” şeklindeki sözüm gerçekleşecektir.”

Bu ayette de zalimlik yapan insanları Cehennem’e doldurmanın kesin olarak vaad edilmiş bir söz olduğunu ve gerçekleştirileceğini söylüyor. Yani Allah belki ilerde Cehennem’den vaz geçer diye nefsiniz veya şeytanınız sizi aldatmasın. Buna rağmen Allah insanları bağışlamak için rahmet kapılarını sonuna kada açacağı müjdesini de veriyor. Eğer hâla Cehennem’i hak edenler olacaksa onlara da Cehennem kaçınılmaz olmuş demektir.

Bakın şu ayette ise Allah’ın rahmet etmesinin kendi adına verilmiş bir söz bir zorunluluk olduğu anlaşılıyor.

Enam 54: “Âyetlerimize iman etmiş kimseler sana geldiklerinde, “Size selam olsun.” de. Rabb’iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı. Sizden kim cehaletle kötü bir şey yapar da ardından tövbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.”

Allah’ın rahmeti engin fakat yine de sınırı aşmış zalimler gerek adalet için gerek müstehak oldukları için Cehennem’i ebedi bir bekleyiş içinde kendilerine yurt edineceklerdir.

Özetle:

Araf 179 ayetinde sebep sonuç ilişkisi içinde insanların kendi iradeleriyle kendi yaratılışlarının mukadderatlarını hazırladıkları anlatılır. Yani emanet olarak verilen akıl, kalp, göz, kulak kendi yaratılış amacını bulmak için değil de geçici Dünya zevklerini kazanmak için heba edilirse bu tür insanların Cehennemlik ameller peşinde koşacağı, haddini her konuda aşacağı, Dünya zevkleri için başka mahlûkatın haklarına girebileceği gibi her insanın kendi anlayışına göre ayetten iktibas edeceği manalar ortaya çıkar.

Yazarın önerisi:  75# Kuran apaçıksa neden her ayeti tam anlayamıyorum?

Her ne kadar bazı ateistler biz kendi kendimize ahlak geliştirebiliriz nutukları atsa da, insanlar Allah’tan uzaklaştıkça Dünya’nın daha adaletsiz ve merhametsiz bir yer olması da Cehennem’in Allah inancı ile olan ilişkisinin ve gerekliliğinin göz önündeki kanıtıdır.

Sitemizde Cehennemin varlığı ile ilgili yazıyı 128 nolu yazıdan okuyabilirsiniz. Ayrıca Cehennem kavramının tefsirlere yansıması için şu makaleyi indirip okuyabilirsiniz.

blank

  1. Avatar
    AAMP

    soru:naziyat 27.33 arasında ﴾27﴿ Şimdi, sizi yaratmak mı daha zor yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah yaptı.
    ﴾28﴿ Onu yükseltip kusursuz olarak şekillendirdi.
    ﴾29﴿ Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
    ﴾30﴿ Bundan sonra da yeryüzünü döşeyip yaydı.
    ﴾31﴿ Yerden suyunu ve bitkisini çıkardı.
    ﴾32﴿ Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
    ﴾33﴿ Hepsi sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.
    fussilet 9.10 arasında ﴾9﴿ De ki: “Arzı iki devirde yaratanı inkâr edip O’na başkalarını ortak mı koşuyorsunuz? O yaratıcı ve âlemlerin rabbi olan Allah’tır.”
    ﴾10﴿ Arz üzerinde sarsılmaz dağlar oturttu, orayı bereketli hale getirdi; gerekli besinlerini orada -bunlara ihtiyacı olan varlıklar için eşit derecede olmak üzere- uygun ölçülerle yarattı. (Bütün bunlar) dört devirde oldu.
    ﴾11﴿ Dahası O, duman halinde olan semaya iradesini yöneltti; ardından ona ve arza, “İsteyerek veya istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!” buyurdu. “İsteyerek geldik” dediler.
    bakara süresinde ﴾29﴿ Yeryüzünde ne varsa tamamını sizin için yaratan, sonra göğe yönelerek onları, yedi gök olarak tamamlayıp düzene koyan O’dur ve O, her şeyi hakkıyla bilmektedir.
    fussilet ve bakara süresinde dağlar yaratıldıktan sonra gök yedi farklı katman oldu diyor
    ama naziyat süresinde önce gök düzenlendi sonra dağlar oturtuldu bu bir çelişki mi ?
    soru 2:allah yeri 2 günde yaratıp 2 günde düzenliyor sonra göğe yönelip 2 var olan göğü 2 günde 7 katman haline getiriyo yani evren 6 günde yaratılmamış düzenlenmiş

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici
      Cevapla
  2. Avatar
    aamp

    yıldızların atış tanesi olmasıyla ilgili yazabilirmisiniz

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici
      Cevapla