236# Allah kendini insansı kavramlarla mı anlatıyor?

Felsefe

Soru: Kuran’da Allah’ın özellikleri neden insanlara benziyor? İnsanlar gibi iyi kişileri seviyor, kötüleri sevmiyor, kendini sabırlı (Sabûr), şefkatli (Rahîm), affedici (Afuv), bilen (Alİm), işiten (Semî), gören (Basîr), zorla yaptırabilen (Cebbar), kahredici (Kahhar), cömert (Kerîm) ve zengin (Gani) gibi insani özelliklerle tanıtıyor. Ateizm kişileştirilmiş bir Tanrı olduğunu iddia ediyor, ne dersiniz?

Cevap:

Muhatabının seviyesinde konuşma ve soyut kavramları somutlaştırma hakikati: Allah, insanlara kendi bildikleri kavramlar üzerinden Ulûhiyetinin özelliklerini anlatarak, anlamamızı kolaylaştırır. Verdiği örnekler veya anlatımlar büyük bir hakikatin insanın bildiği kavramlarla anlatılmasıdır. Allah kendi Ulûhiyetini meleklerin bildiği veya kendi bildiği şekliyle anlatsaydı insanın kapasitesi bunu anlamaya yetmezdi, çok beyin yakıcı cevaplarla karşılaşmış olurduk. Örneğin Einstein kendi zamanı için anlaşılması çok güç olan görelilik teorisini fizik camiasına anlatmaya çalışırken ikizler paradoksu örneği üzerinden anlatmıştır. İkiz kardeşlerin biri uzaya çıkıyor ve ışık hızına yakın hızlarda seyahat ediyor ve geri döndüğünde Dünya’da çok uzun zaman geçtiğini ve ikizinin kendisinden daha yaşlı olduğunu görüyor. Bakın Einstein gibi bir insan koca koca fizikçilere bu beyin yakıcı görelilik teorisini anlatırken anlamalarını sağlamak için kendi bildikleri bir kavramlar üzerinden anlaşılması güç olan meseleleri nasıl somutlaştırıyor. Allah da Ulûhiyet gerçeklerini insanlar için işte öyle güzelce somutlaştırır. Görelilik yasasının zaman ve mekânla ilgili çok akıl almaz gerçeklikleri daha var. Peki Einstein bu gerçekleri bir ilkokulda ilkokul öğrencilerine anlatmak isteseydi fizik camiasına anlattığı gibi formüllerle oluşturulmuş çıplak gerçeği mi anlatması gerekirdi yoksa çocuklara kendi bildikleri örnekler veya kavramlar üzerinden mi anlatırdı. Eğer bir gerçeği karşıdakinin bildiği kavramlar üzerinden onun seviyesine göre anlatmayıp çıplak gerçeği anlatıyorsanız boşa konuşuyorsunuz demektir.

Yazarın önerisi:  118# KENDİNİ TÜKETEN BAKTERİ SENDROMU

En son ki yazımda Allah’ın evrende tek Tanrı olması gerektiğini anlatmak için kullandığı kavramları anlatmıştım. Orada Allah insanların bildiği kavramlar üzerinden meseleyi anlatıyordu, mesela diyordu ki eğer başka bir Tanrı olsaydı onlar Allah’a ulaşmak için yollar ararlardı ve kaos olurdu mealine gelen örnekler verilmişti. Allah’ın insanlarla kendi bildikleri örnekler üzerinden konuşması gerekliliğini anlayamayan insanlar Allah neden insan özellikleriyle kendini anlatıyor diye sordu. İşte bakın görebiliyor musunuz insanoğlu yukarıdaki anlattığım “Muhatabının seviyesinde konuşma ve somutlaştırma” gerçeğini bile anlayabilmekten yoksunken kalkmış “Allah bizimle çıplak gerçekliği anlatır gibi konuşsun” deme cehaletini sergileyebiliyor. İnsanoğlu bunu anlayamayacak kadar cahilken Allah insana meleklerin anladığı dilden evreni ve Ulûhiyeti anlatsa ne kadar anlayabilirdik? Bir tıp profesörü ilkokul çocuğuna tıp konferansında konuşur gibi konuşsa çocuk ne kadar anlar? Tabii ki de Allah Ulûhiyetinin işlerini insanların bildiği kavramlar üzerinden anlatacak, hatta tüm yarattığı şuurlu varlıklara kendi anladığı kavramlar üzerinden kendini anlatması gerekir. Çünkü hiçbir yaratık sonsuz bir Ulûhiyeti tam anlayamaz.

Yeri gelmişken konu harici şunu da anlatayım. Soruyorlar ki Allah kulluğa ihtiyacı olmadığı halde insanı neden yarattı. Bizim bilebileceğimiz şekilde anlamaya çalışırsak “Allah sanatını görmek istedi, kendini yarattığı eserlerde kendini seyretmek istedi” vs. insansı örnekler üzerinde cevaplar verebiliriz. Bu konuda insanların verdiği her cevap bizim kapasitemizin anlayabileceği örnekler üzerinden olacaktır. Gerçekte Allah’ın ne bildiği ise bizim için anlaşılması imkansız büyük bir bilgidir, çok daha derinini bilemeyiz ve anlayabilecek bir beyne sahip bir insan da yok zaten. O yüzden insanoğlu, sorgulamalarının çok cahilce olduğunu fark edip Rabbine karşı cehaletinin farkında olup edep ve tevazu içinde varsa eğer sorularına cevap aramalı, cahilliğini katmerli hale getirecek edepsiz ukalalıklardan kaçınmalıdır.

Yazarın önerisi:  182# Kırmızı hapa cevap 1: Yaratıcının varlığı kaçınılmaz sonuçtur.

Ahzab 72: “Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir.”

Bazı tasavvufçular da konuyu «Allah insanı kendi suretinde yarattı» diye açıklarlar ama anlatmak istedikleri Allah kendi görünüşünde yarattı demek değildir. Bu konu sınırları ve mânâsı açık olmayan âlim-câhil herkesin kendine göre yorumlayabileceği bir konudur. Somut konularla ilgilenen hakikat ehlinin ilgi alanına girmiyor. Hayal erbabı kişiler bu konular etrafında konuşmayı daha çok sever.

Kısaca Allah Muhatabının seviyesinde konuşma ve soyut kavramları somutlaştırma hakikati gereğince insana kendi anlayabileceği kavramlar üzerinden ulûhiyet hakikatlerini anlatır. İnsan da iç yüzünü hemen anlayamadığı konularda kendi bilgi eksikliğine vermeli ve daha bilge kişilerden daha somutlaştırılmış cevaplar araştırmalıdır, inkâra ve edepsizliğe gitmek insanın cehaletinden, zalimliğinden ve kibrindendir.