211# Göğüsleri tomurcuklanmış kızlar diye bir ifade Kuran’da geçer mi?

Göğüsleri tomurcuklanmış kızlar Kadın

Nebe 33 suresinde “ Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ” diye çevrilen ayete itiraz eden ateistler demiş ki birincisi çocuk yaşta kızlar vaad ediliyormuş, ikincisi ise göğüs kelimesi Kuran’da neden geçiyormuş. Hemen ayetle birlikte açıklayalım

kevaib

Kevaib nedir?

Birincisi olan Kevaib kelimesine mealler göğüsleri tomurcuklanmış kızlar demişler. Bunu şöyle anlatayım. Kevaib kelimesinin tekili olan kaa’ib kelimesi Arapça’da küp, topuk ve genç kız demektir. Kâbe kelimesi de bu kelimeden gelmiş olup küp demektir. Arapça’da kızların değişik çağları için farklı kelimeler kullanılır. İbn-el Cevzi şöyle tarif eder:

Kızlar için “tiflah” çok küçük yaş demek, “waleedah” yürümeye başlanılan yaştaki kız demek, “ma‘sar” ergenliğe ulaşılan yaştaki kıza denir, “kaa‘ib” ise göğüslerin belirginleştiği yaştaki kız demektir. Fakat bir kız için mesela “waleedah” dendiğinde onun yürümeye başlayıp başlamadığı anlatılmak istenmez, fakat yaş çağı anlatılmak istenir.

Aynı şekilde bir kızı anlatmak için “kaa‘ib” kelimesi kullanıldığında halk arasında kızın göğüslerinin olup olmaması veya boyutu gibi kavramlar anlatılmaz, kızın yaş çağı anlatılır. Yani halk arasında bu kelime “ genç kız ” anlamına gelir ve genç kızlar için kevaib denildiği zaman aileleri “vay efendim sen benim kızımın göğsünden nasıl bahsedersin?” demezler. Çünkü halk arasında kaa’ib veya kevaib denince göğüs akla gelmez, yaş çağı akla gelir. Örneğin şu cümleyi bir sözlük sitesinden kopyaladım.

Burada anlatıcı kevaib derken Arap kızları demek istiyor ve kızların göğüslerinden bahsetmiyor. Bunu okuyan da “ahlaksıza bak kızların memeleri demiş” demiyor, bu kızların göğüsleri de okuyucunun aklına gelmiyor. Fakat tefsirciler gibi illa ben bu kelimenin semantik yapısını ve kökünü karıştıracağım derseniz burada yaş aralığından bahseden ayetin kızların göğüslerinin iyice belli olduğu zaman aralığı olduğunu anlatırsınız.

Yazarın önerisi:  234# Kuran'da çocuk evliliği var mı?

Meal yazarlarının hatası

Meal yazarları da tefsirciler gibi halk arasında kullanılan anlamı değil de tefsirlerde kelimenin semantik literal anlamlarını meal olarak verirler ve aslında Kuran burada bir yaş çağından bahsediyorken, meal yazarları meallerine gereksiz olarak bu yaş aralığının özelliklerini tarif ederek katmışlardır. Sonra okuyan da sanar ki o ayette meme diye veya göğüs diye bir kelime geçiyor. Halbuki öyle bir kelime yok, sadece genç kızlar olarak tarif edilse daha anlaşılır olur. Belirttiğim gibi bu kelime halk arasında “genç kızlar” anlamında kullanılır, bir yaş çağını ifade eder ve halk arasındaki kullanımında kızın göğsünden bahsedildiği diye bir anlam akla gelmez. Kuran ise halk dili ile konuşur.

Buna şöyle bir örnek verirsem daha iyi anlaşılacak. Örneğin ben ünlü bir şiir yazdım ve bu şiirimde dedim ki “ergen erkekler ve kızlar konuklara çay dağıtırlar” Burada ergen kızlardan kastım genç kızlar demek, fakat şiirim ünlü olduğu için başka dile çeviren veya sanatsallık adına şiirimi çözümlemek isteyen bir kısım insanlar bunu şu şekilde aktarabilirler: “ergen demek Türkçe’de cinsel olgunluğa ulaşmak demektir. Kelimenin kökeni cinsel olgunluktan gelmektedir. Dolayısıyla şair burada gençlerin cinselliğini ön plana çıkarmıştır.” Yani şair sadece gençler anlamında kullanmış iken kelimenin kökenine inip bunu cinsellikle bağdaştırmak ne kadar doğru ise buradaki kevaib sözcüğünü de gidip göğüslere bağlamak ancak o kadar doğru olur. Türk milleti ergen sözcüğünü günlük hayatta sıkça kullanır. Kelimenin kökü cinsellikle alakalıdır ama kimse “ergen gençler” deyince cinselliklerini anlamaz. Yaşına ait çağı anlar. Kevaib kelimesi de aynısıdır.

Yazarın önerisi:  69# KURAN’DA KADINLARA CENNET VAAD EDİLMİYORMUŞ (!)

Toparlayalım

Bu ayet bir yaş çağından söz eder ve göğüslerden veya cinsellikten söz etme durumu yok, göğüs kelimesi falan kullanılmaz. Arapça’da göğüs veya meme kelimeleri için farklı orijinal kelimeler vardır, bunlar (ثدي , نهد , بزّ , صدر) gibi farklı dört kelimedir. Ama Nebe 33 ayetinde göğüs veya meme diye bir kelime yoktur. Bu haliyle kadınların belirli bir yaş çağından bahseden bir ayettir. Göğüsleri tomurcuklanmış kızlar diye bir kelime yok. Bunun benzeri bir karışıklığı Gılman kelimesinde de birilerinin çıkarmaya çalıştığını fakat Kuran’ın kelimenin Fi tarihindeki kök anlamını değil halk arasında gündelik dilde kullanılan anlamını esas aldığını, Peygamberlere gulam demesi örneği ile anlatmıştım. İşte Kevaib kelimesini de halk arasında kullanılan anlamını göğüslere bağlamak yanlıştır.

İkincisi ise Etraba kelimesidir. Etraba yaşıtlar demektir. Yani bu eşler yaşıt olacaktır. Yaşıtlar dediği için vaad edilen eşler çocuk yaşta olmayacak, Cennete gidenlerle aynı yaşta olacaklar. Fakat Cennet’te bizim bildiğimiz anlamda yaşlanma kavramı olmadığı için yaş kavramı da yoktur, sadece genç ve sağlıklı insanlar vardır. Kuran bu gençliği ve canlılığı, gençliğe en uygun kelime olan kevaib kelimesiyle tarif etmiştir.

Üçüncüsü: Bu kevaib çağındaki eşler muhtemelen Dünya’da yaşamış Cennetlik kadınlardan başkası değildir. Dünya’daki Cennetlik kadınların yepyeni ve güzel bir yaratılışla Cennet’e girecekleri başka ayetlerde de anlatılmıştır:

Yazarın önerisi:  160# KURAN NEDEN ERKEKLERE HİTAP EDİYOR?

Vakıa 35: “Gerçekte biz (Cennete girerken) kadınları yepyeni bir yaratılışta, bambaşka bir güzellikte yarattık.”

Cennetlik kadınlar

Cennetlik kadınların güzel olacağı anlatılırken bu durum erkekler kadar bütün kadınların da hoşlandığı birşeydir. Çünkü kadının fıtratında güzel olmaktan zevk duymak vardır, erkeğin fıtratında ise güzel kadınla olmaktan hoşlanmak vardır, bu ayetler türümüzden her iki cinsi de kendi yaratılışlarına uygun olarak memnun eder. Üstelik Zemahşerî gibi kimi eski din âlimlerine göre huriler de Cennetlik kadınlardan başkası değildir (el-Keşşâf, IV, 54-55). Hurilerin kim olduğu konusu tam belli olmamakla birlikte eğer Cennet’e hak edenler girebilecekse hurilerin de Dünya kadınlarından başkası olmaması akla yatkındır. Bu yönüyle Kuran’da Cennet kadınlarından bahseden tüm ayetler büyük ihtimalle Dünya kadınlarının oradaki durumlarına ait tasvirlerdir (TDV ansiklopedisi-Huri) ve huri tasviri de ya bu Cennetlik kadınların tümü içindir  ya da özel bazıları içindir. Kuran bu konuları detaylandırmamıştır.

Bunun dışında Nebe 33’te bahsedilen kevaib kelimesinin “muhteşem eşler” olduğunu veya “üzüm” olduğunu savunlar da vardır. O görüşlere katılmıyorum. Ama o konuların tartışmasına girmeyeceğim. İsteyen istediği şeye inanabilir. Saygılarımla.

 

blank