208# Gılman eşcinsel demek değildir. Tarihselci hocalara cevap.

gılman Genel

Soru: Tarihselci bazı hocalar diyor ki Tur-23 ayetinde geçen Gılman kelimesi ğulmet kökünden gelir, bu da şehveti kabarmış genç anlamındadır ve aslında Cennet’te eşcinsel ilişkiler olduğunu anımsatır. Ateist sitelerle karşılıklı birbirlerine jest yapıp birbirlerini referans veren tarihselci bazı hocalar vesilesi ile İslam’a hem sağdan hem soldan açık iftiralarla saldırılar yapılıyor. Bu sözde Müslüman hoca ateistlerden daha fazla olarak gençleri ateizme kaydırıyor. Bu iddiasına ne dersiniz?

Cevap: Ayete bakalım;

Tur 23-24: “Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, orada ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır. Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi gılmanlar, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.

Gılman demek Gulam kelimesinin çoğuludur. Gulam ise “ergen çocuk” demektir. Kelimenin kökünü ğulmet kelimesine dayandıranlar vardır, ğulmet ise karşı cinse şehveti oluşmaya başlayan genç erkek demektir. Gulam halk arasındaki haliyle ergenliğe erişmiş erkek çocuk demektir. Fakat dilbilimine göre bir dildeki kelimeler sürekli yan anlamlar kazanırlar, bazen asıl anlam unutulur ve sonradan çıkan bir yan anlam öne çıkabilir veya asıl anlam yan anlamlarıyla birlikte kullanılmaya devam edebilir. Örneğin eskiden kültürümüzde kadın ismi olarak “Yosma” çok rağbet gören bir isim idi. Anlamı güzel kadın demektir. Fakat zamanla anlam değişiminden yan anlamlar ortaya çıktı ve Yosma kelimesi fahişe kadın anlamına çevrilince diğer anlamların yerini aldı ve insanlar çocuklarına bu ismi koymayı bıraktı. Bunun gibi Türkçe’de ve Arapça’da binlerce örnek var.

Gulam kelimesine gelince kelimenin anlamı halk arasında ergenliğe ulaşan çocuk demektir. Gulam kelimesine akraba kelime olan ğulmet kelimesinin cinsellikle alakası var ama Gulam kelimesinde cinsel anlamını tamamen kaybetmiştir. Yani Araplarda Peygamber zamanı da dahil Gulam kelimesinin cinsel bir anlamı yoktu. Halk arasında Gulam sözcüğünün şehvet anlamı olmadığına Kuran’dan örnekler verelim. Mesela melekler Hz. İbrahime bir gulam (oğul olarak Hz. İshak’ı) müjdeler (Hicr 53, Saffat 101). Yine Allah Hz. Zekeriyya’ya bir gulam (oğul olarak Hz. Yahya’yı) müjdeler (Ali İmran 40). Yusuf suresi 19. ayette kervancı kuyu dibindeki Hz. Yusuf’u görünce “burada bir gulam var” diye bağırır. Gulam kelimesinin cinsellikle veya eşcinsellikle alakası olsa Peygamberlerin çocukluk halleri için Kuran bu kelimeyi kullanır mıydı? Kuran halkın anladığı şekliyle kelimeleri kullandığı için hiçbir şehvet anlamı içermeyen bu Gulam kelimesi üç peygamberin çocuklukları için kullanılmıştır.

Yazarın önerisi:  242# Araf 179 - İnsan Cehennem için mi yaratıldı?

Tekrar ediyorum Gılman, Gulam kelimesinin çoğuludur. Yani gulamlar demektir. Gulam ise ayetlerde gördüğünüz gibi Kuran’da kullanılışı erkek çocuk demektir. Yine halk içinden örnek vereyim. Büyük Selçuklular, Safeviler, Memlükler ve Eyyübiler gibi ilk Müslüman Türk devletleri Abbasilerden orduda Gulam sistemini kopyalamışlardır. Bu sistemde genç erkekler çocuk yaşta alınıp eğitilirler ve asker yetiştirilirler. Orduda gulam sistemi ilk defa Hz. Ömer devrinde kurulmuştur. Yani Hz. Ömer devrinde bile Gulam’ın cinsellikle alakalı olmadığı askerlere isim olarak verilmesinden belli olmaktadır.

Bizim dilimizde de benzer bir anlam kayması oğlan sözcüğü için geçerlidir. Oğlan, erkek çocuk demek iken zamanla oğlancılık diye bir kelime türemiş ve oğlan kelimesine eşcinsel çocuk yan anlamı kazandırılmıştır, fakat toplumumuzda bu kelime yine erkek çocuk anlamında kullanılıyor. Bir çocuk doğduğunda insanlar “oğlan mı kız mı” diye sorar veya babalar erkek çocuklarına oğlum diye hitap eder, halk arasında eşcinsellik olarak algılanmaz (oğlum kelimesi de oğlandan gelir).

Kısaca, gördüğünüz gibi gulam ve onun çoğulu olan gılman kelimesinin halk arasındaki ve Kuran’daki kullanımında şehvet ile ve eşcinsellik ile bir alakası yok. Olsa zaten Kuran, peygamberlerin çocukluklarına gulam demezdi. İkinci olarak aynı tarihselci (örtülü deizm) hocalar diyor ki gılmanlar incilere benzetilmiş, bu ayette sıkıntı var. Ayette sıkıntı yok ta kendi Müslümanlığında sıkıntı var. İnciye benzetmek Cennetteki insanların pırıl pırıl insanlar olduğunu göstermek içindir. Örneğin biz de çalışkan pırıl pırıl gençler görsek “maşallah pırıl pırıl gençler” deriz, gencin güzelini herkes sever, bu demek değil ki insanların hepsi sapık ve bu gençlere kötü gözle bakıyor. Pırıl pırıl olmanın cinsiyetle bir alakası yok. Örneğin her babanın gurur duyacağı çalışkan ve pırıl pırıl liseli erkek gençler grubuna “inci gibi çocuklar” demek garip karşılanmaz. Fakat kalbinde hastalık olan insan Kuran’ın ayetlerini böyle uzaktan yakından Kuran’ın işaret etmediği anlamlara çekip kendi iç dünyasının pisliklerini Kuran’a atmak ister.  Ama beyhude, Kuran onların bütün yanlış anlam vermelerinden, bütün zehirli fantezilerinizden uzaktır.

Yazarın önerisi:  206# Meteorun dumanı

Ek olarak şunu da açıklayayım, Osmanlılar arasında da Gulam ve Gılman günlük dilde ve edebiyatta kullanılırdı. Aynı şekilde ergen çocuklar demekti. Bir tarih dergisinde Gelibolulu Âli eşcinsel sapıkları eleştirirken bunların genç erkeklere musallat olduklarını söylemiş ve genç erkekler kelimesini normal olarak Gılman diye kullanmış. İslam ve insanlık düşmanları buradan Gılman’ın eşcinsellik manasına geldiğine dair hezeyan üretmişler. Oysa belirttiğimiz gibi burada Gılman denilmesi genç erkeklere yapılan istismarları anlatmak için “genç erkekler” anlamında kullanılmıştır. Örneğin şimdi bir şiirde yazsam ki “Gençlere musallat olan homoseksüeller” ve yüzyıllar sonra “genç” kelimesi halk arasında kullanılmasa ve biri çıksa dese ki bakın “genç” demek eşcinsel demektir. Doğru bir çıkarım olur mu? Olmaz. Ayne öyle de oradaki Gılman kelimesi genç erkek demektir, eşcinsel demek değildir. Üstelik aynı yazıda genç erkelere civan da diyor. Civan ise Gılman gibi genç ve dinç demektir, eşcinsel demek değildir.

Yukarıda örnekleriyle anlattığımız gibi hem Gulam kelimesi hem Gılman kelimesi hem Kuran’da hem halk arasında “ergen genç çocuk” demektir. Cennetteki Gılmanlara şehvetle ilgili bir yakıştırma yapmak gerçekleri saptırmaktır, ancak tarihselci bazı hocaların bilmeyenleri aldatmak için kullandığı ve ateist ve deistlere göz kırptığı bir hokkabaz hilesi olarak kalacaktır.

Yazarın önerisi:  116# Paralel Evrenler ve Bilinç

Sevgili Muhammed ümmeti; İnsanların Yaratıcısına isyan bayrağı açtığı bu zamanda imanı muhafaza etmek en önemli vazifemizdir. Çünkü Allah’tan kopan insanın hiçbirşeyi kalmamış demektir. Bu dünya çok hızlı bir şekilde elimizden çıktığında insana faydası olacak tek şey kalb-i selimdir. Dünya’da Allah’ın son ve tgılmanartışmasız mucize olan, çürütülemez ve benzeri getirilemez harika kitabına sarılıp insanca yaşamak, iyilik için yaşamak, Allah’ın ve kulların haklarına azami riayet ederek dünya sınavımızı başarıyla tamamlamak herşeyden önemlidir. İmana, İslam’a canımızdan daha çok değer vermek ve nefsimizin geçici arzularını bırakıp İslam’ı duyurmayı en önemli görev bilmek lazım. Her yerde Allah’ı ve O’nun kitabını anlatmak lazım. İnsanlığın sürüklendiği uçurumdan kurtulmasının tek çaresi kendini İslam’a ve Kuran’a adamış, aklı ve bilimi Kuran ilimleri ile birlikte kullanan ve  samimi gerçek bir Müslümanın ne kadar imrenilecek bir insan olduğunu Dünya’ya gösteren Allah adamlarının ortaya çıkması ve bilgi ve akıllarıyla ve takvalarıyla İslam’ı göstermeleridir. Ani bir kıyamet yakın mı bilmem ama Allah korkusundan kopan insanlık kendi kendini imha etmeğe çok yakınlaşmıştır. Allah, dinini aklın ve kalbin ışığında doğru anlamak ve her daim insanlar arasında Allah’ı hatırlatıcı olmak nasip etsin.

 

 

blank